SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Fahiş Fiyatların Asıl Sebebi Tepkisiz Tüketicilerdir
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
5G NE KADAR GÜVENLİ?
İMAM BUHARİ’YE İHTİRAM, HALKA SELAM VE TAAM
HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
RED ETME
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Ülkemizde ayrıştırma tüm hızıyla sürüyor.
Öyle bir hale geldik ki…
Eskiden sadece A partisini tutanlar B partisinin destekçilerini sevmezdi. Seçim zamanı her iki taraf da birbirlerine diş bilerler, seçim bitince de normal bir şekilde hayat devam ederdi.
İşi abartıp rakip partilinin bakkalından alışveriş yapmayanlar falan olurdu ama abartılacak kadar çok değildi onlar.
Sosyal medyanın da etkisiyle kutuplaşma aldı başını gidiyor şimdilerde.
Eskiden takım tutar gibi parti tutmayın derlerdi. Şimdi değişti.
Keşke takım tutar gibi parti tutsalar diyecek hale geldik.
Çünkü takım tutanlar maç bittikten sonra normal hallerine dönüyorlar ve bir dahaki derbiye kadar kardeşçe yaşayıp gidiyorlar.
Dini ve milli bayramlarda, mübarek gün ve gecelerde insanlar adeta ayrıştırma yarışına gidiyorlar.
En son yılbaşı etkinliklerinde gördük bu ayrıştırmayı.
Yılbaşını kutlayanlar kutlamayanlara kutlamayanlar kutlayanlara saldırıyor.
Bırakın kim ne istiyorsa onu yapsın, kim neye inanıyorsa onu yaşasın, size ne, bana ne, ona ne? desek de işin içinden çıkamıyoruz.
Yılbaşı kutlayanlara hakaret etmeyince imanında eksilme olacak zanneden Müslümanlarla, yılbaşı kutlamayanlara laf sokmayınca kendinden ödün verdiğini, kendisini ezik hissedeceğini düşünen insanlar var.
Ortak paydada buluşamıyoruz maalesef.
Oysa eskiden öyle miydi?
Dindar olmayan zengin ve sosyete takımı yılbaşını kutlar, kutlamayanlara da üstten bakar geçerdi.
Kimisi içer, kimisi dansöz izler, kimisi evinde tombala çekerdi.
Öyle sokaklar çam ağaçlarıyla süslenmez, alışveriş merkezleri müşteri çekmek için amuda kalkmaz, 1 günlük tatil olur herkes keyfine bakardı.
Muhafazakarlar da zaten sindirilmiş, zaten kafasını çıkaranın başı eziliyor korkusuyla ses etmez çekilirdi köşesine.
Muhafazakarlar ne zaman kendilerine gelmeye, biraz cesur olmaya, ben de bu ülkede yaşıyorum, benim de bir çift lafım var demeye başladı ortalık karıştı.
Kutuplaşma yoktu eskiden.
Tek bir kutup vardı, o kutbun borusu ötüyordu. Millet de koyun gibi dinliyordu.
Şimdi herkes çoban olma derdine düştü, sürüdekilerin koyun olmadığı anlaşılınca ortalık darmadağın oldu.
İşin tuhaf tarafı da, herkes karşısındakinden empati bekler duruma düştü.
Suç gene muhafazakarların aslında…
Kendine gelmenin, özgüven sahibi olmanın sırası mıydı?
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim