KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Ocak Ayı Fiyat Artışları Enflasyonun Ateşini Yükseltti.
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Ülkemizde ayrıştırma tüm hızıyla sürüyor.
Öyle bir hale geldik ki…
Eskiden sadece A partisini tutanlar B partisinin destekçilerini sevmezdi. Seçim zamanı her iki taraf da birbirlerine diş bilerler, seçim bitince de normal bir şekilde hayat devam ederdi.
İşi abartıp rakip partilinin bakkalından alışveriş yapmayanlar falan olurdu ama abartılacak kadar çok değildi onlar.
Sosyal medyanın da etkisiyle kutuplaşma aldı başını gidiyor şimdilerde.
Eskiden takım tutar gibi parti tutmayın derlerdi. Şimdi değişti.
Keşke takım tutar gibi parti tutsalar diyecek hale geldik.
Çünkü takım tutanlar maç bittikten sonra normal hallerine dönüyorlar ve bir dahaki derbiye kadar kardeşçe yaşayıp gidiyorlar.
Dini ve milli bayramlarda, mübarek gün ve gecelerde insanlar adeta ayrıştırma yarışına gidiyorlar.
En son yılbaşı etkinliklerinde gördük bu ayrıştırmayı.
Yılbaşını kutlayanlar kutlamayanlara kutlamayanlar kutlayanlara saldırıyor.
Bırakın kim ne istiyorsa onu yapsın, kim neye inanıyorsa onu yaşasın, size ne, bana ne, ona ne? desek de işin içinden çıkamıyoruz.
Yılbaşı kutlayanlara hakaret etmeyince imanında eksilme olacak zanneden Müslümanlarla, yılbaşı kutlamayanlara laf sokmayınca kendinden ödün verdiğini, kendisini ezik hissedeceğini düşünen insanlar var.
Ortak paydada buluşamıyoruz maalesef.
Oysa eskiden öyle miydi?
Dindar olmayan zengin ve sosyete takımı yılbaşını kutlar, kutlamayanlara da üstten bakar geçerdi.
Kimisi içer, kimisi dansöz izler, kimisi evinde tombala çekerdi.
Öyle sokaklar çam ağaçlarıyla süslenmez, alışveriş merkezleri müşteri çekmek için amuda kalkmaz, 1 günlük tatil olur herkes keyfine bakardı.
Muhafazakarlar da zaten sindirilmiş, zaten kafasını çıkaranın başı eziliyor korkusuyla ses etmez çekilirdi köşesine.
Muhafazakarlar ne zaman kendilerine gelmeye, biraz cesur olmaya, ben de bu ülkede yaşıyorum, benim de bir çift lafım var demeye başladı ortalık karıştı.
Kutuplaşma yoktu eskiden.
Tek bir kutup vardı, o kutbun borusu ötüyordu. Millet de koyun gibi dinliyordu.
Şimdi herkes çoban olma derdine düştü, sürüdekilerin koyun olmadığı anlaşılınca ortalık darmadağın oldu.
İşin tuhaf tarafı da, herkes karşısındakinden empati bekler duruma düştü.
Suç gene muhafazakarların aslında…
Kendine gelmenin, özgüven sahibi olmanın sırası mıydı?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!