KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Gece yarısından sonra Ak Parti yalakası, yandaş ve bağnaz ve koyun tabir edilen, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan gazetecilerden bir kısmı gene yandaş bir televizyonda hummalı bir tartışma yapıyorlardı.
Tartışmayı canlı olarak salonda izleyenler olduğu gibi, o saatte uyanık, normalde uyuyan bir kitle de ekranları başındaydı.
Başından vurulmuşa dönen gazetecilerin söyledikleri şeyler, yenilir yutulur gibi değildi. Ekranları başında izleyen sayın seyirciler, gazetecilerin söylediklerine öyle hayran kaldılar ki, salon alkışla inliyordu.
Bir grup yandaş gazetecinin tavsiyelerine geçmeden önce, kendimden geçerek bir konuya değinmek istiyorum.
Bu yandaş gazeteciler, satılık kalemleriyle hükümetin hırsızlığını örtbas etmek uğruna daha neleri göze alabilecekler meraktayım.
Gündem değiştirmek mi amaçları yoksa seçimlerde tarafı oldukları partinin elini zayıflat mı? bilemedim.
Ya da şöyle bir soru da sorabiliriz; bu bir grup gazetecinin gerçekten hiçbir fikri alt yapısı yok mu? Manipülasyonlarla gündemde kalmaya, halkı tahrik etmeye, ortalığı germeye çalışarak, kendilerine konum mu elde etmek istiyorlar?
Lafı fazla uzatmadan bu bir grup yandaş ve yalaka gazeteci gecenin karanlığını daha da artırmak suretiyle, izleyicilerden aldıkları elektriğin de etkisiyle coşuverdiler ve dediler ki:
Ey halkım! Ey muhafazakârlar! Ey aklını kiraya veren, makarna ve kömüre aldanıp oyunu satan, koyun gibi her seçimde sürü psikolojisiyle gidip hırsızlara, yolsuzlara, iş bilmezlere, memleketi batıranlara oy verenler!
Ey Osmanlı istikbalinin evlatları!
Artık bundan böyle, dergâhta, divanda, kanepede, oturma grubunda, koltukta, girdiğiniz her ortamda, bayansanız, çarşafa gireceksiniz, çarşaf terletiyorsa ferace giyeceksiniz! Erkeklerle asla bir arada bulunmayacak, erkek görünce kaçacak delik arayacaksınız.
Erkekseniz, başınızdan takkeyi, sırtınızdan cübbeyi, elinizden doksan dokuzluk tesbihi, dilinizden Kur’an’ı eksik etmeyeceksiniz. Kadınlarla asla bir arada bulunmayacak, tüm çalışan kadınlarınızı işten çıkaracak, eşlerinizden çalışanlar varsa onları da eve hapsedeceksiniz!
Her türlü ibadeti toplu halde yapacaksınız. Sokaklarda El Kaide militanlarının kıyafetleriyle dolaşacaksınız, sakallarınız uzadıkça uzayacak…
Evet! Bu dediklerimizi de “İnadına!” yapacaksınız.
Yüzde elliyi aşkın oyunuz var. Ülkeyi baştan aşağıya dönüştürme görevi sizin.
Bunlar o yandaş televizyon kanalında söylenince, ülkemizde yer yerinden oynadı.
Eli klavye tutan her çapulcu yiğit haklı olarak başladı küfretmeye.
Hem de ne küfürler…
Toplum baskısı, mahalle baskısı, iktidar şımarıklığı, gibi sözlerin tesiri kalmayınca yeni yetme, sonradan görme sözler buldular.
Tüm muhafazakârlar artık hedefteydi.
Televizyon binasını bastılar önce, sonra twittleri ikiye katladılar, paralel destek aldılar, zinde kalmak için köpük banyosu yaptılar.
Ak Parti’den kurtulmak için rakı içip, haşhaş çektiler.
Kızlı erkekli otururken aralarına sıkışmaya çalışan, başörtülü cemaat ablalarını önce terslediler, baktılar ki onların da kafa iyi, hemen aralarına aldılar.
Önümüzdeki seçimde, CHP’den bi ’şey olmayacağını anlayınca, HDP’ye oy verip PKK sempatizanı partiyi sırf Ak Parti’nin önünü keser düşüncesiyle, meclise sokma kararı alıp, var güçleriyle çalışacaklarına rakı içip, haşhaş çekerek ant içmeyi unutarak yola revan oldular.
Ve dillerinde yeri göğü inleten o meşhur marş:
Çıktık açık bedenle, on yılda her seçimden
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler