Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Ülkemizdeki eğitimin ciddi sorunlarının başında öteden beri dillendirdiğimiz gibi öğrenci disiplinsizliği geliyor.
Zorunlu eğitimin en büyük sıkıntılarının başında sınıfın huzurunu bozan öğrenciler var. Okula devam etmek zorundasın denilen öğrenciler okula eğlenceye gelir gibi gelip istedikleri şekilde hareket edip hiçbir yaptırımla karşılaşmadan elini kolunu sallaya sallaya evlerine dönüyorlar.
Öğretmen çaresiz, okul yönetimi çaresiz.
Veli desen, çocuğuna asla toz kondurmuyor ya da söz dinleyen veliler de, hocam mecbur etmese devlet, ben bu çocuğu mesleğe gönderirim ama ne yapalım mecbur, diyor.
Kimisi de, ben evde baş edemiyorum, okula gidince rahatlıyorum diyor.
Bu tür öğrencilerle, öğretmenler gerçek anlamda ilgilense okula gelen diğer çocuklar öğretmenden mahrum kalıyor. Biraz disiplin sağlayıp ilgilenmeye yeltense hemen ciddi dirençle karşılaşıyor. Ya şikâyet ediliyor ya okulda darp ediliyor velisi tarafından.
İlgilenmese vicdanen rahatsız oluyor öğretmen.
Öğretmenlerimizin çoğu öyle birilerinin dediği gibi yazın iki ay yatayım da keyif çatayım diyenlerden değil.
Hazır yeri gelmişken söyleyelim, özel bir televizyonda yapılan yarışmada, öğretmenleri aşağılamak için verilen sübliminal mesajı da şiddetle kınıyoruz. Vicdanı ile baş başa kalan öğretmenin imdadına yetişecek ne bir kanun, ne bir kural, ne bir pedagojik eğitim var.
Öğretmenlik hayatımda hangi müfettişe, hangi akademisyene, hangi otoriteye sorduysam somut, elle tutulur, uygulanabilir bir yöntem duymadım hiç birinden.
Sınıflardaki dersin huzurunu bozan öğrencileri derse dâhil etmek zor değil, kolay aslında ama az önce de belirttiğim gibi, diğer çocukların hakkı gasp ediliyor.
Özellikle dezavantajlı bölgelerde bu durum gerçekten vicdanları yaralıyor.
Baskıcı eğitim taraftarı asla olmadım, dayakla, göz korkutarak eğitimden yana hiç olmadım.
Şiddet öğrenciyi okuldan da eğitimden de öğretmenden de uzaklaştırır.
Lakin bir yaptırım mutlaka olmalı.
Zorunlu eğitim yeniden gözden geçirilmeli, esnek hale getirilmeli, açık lise olayı sorunu çözmüyor.
Hem tam meslek edinme yaşındaki öğrencilere zorla eğitim vermek o öğrenciyi meslek edinmeden de alıkoyuyor, okulun da huzuru bozuluyor.
Disiplinsiz eğitim budanmayan ağaç gibi çalılık oluyor.
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken