KUR’AN’A GÖRE AMEL EDENLER YÜKSELİR, ETMEYENLER DE ALÇALIR
İŞTE KULUM
Dağın Ortasında Bir Mahalle: Erenköy (Sultanü’l Vâizîn Tahir Hoca’ya vefatının 15. Yılı Notu)
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
ŞİMDİ NE OLACAK?
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Değişimin öncüsü olması gerekirken değişime en fazla direnen eğitim camiasıdır.
Yapılan en ufak bir eleştiriyi bile kendilerine hakaret olarak algılayıp o eleştiriye çok şiddetli tepki gösteren de en fazla eğitim camiasından çıkar.
Eski sistem değişsin diyene de tepki gösterirler, yeni sistem gelsin diyene de.
En makul önerilere -uygulanmaz bu- diye karşı çıkarlar.
Müfredat değişecek, herkes eline kalemi alsın, dediğinizde de karşı çıkarlar, bize değişen müfredatı sormuyor bile bakanlık, bizi adam yerine koyduğu mu var diye karşı çıkarlar.
Statükoyu savunan ve değişimi savunan eğitimcinin buluştukları tek nokta her türlü eleştiriye kısmen kapalı olmasıdır.
Hem toplumda çok saygın bir yerleri olduğundan, hem diğer meslek gruplarından daha kutsal bir mesleğe sahip olduklarından dem vururlar ama üye olduğu sendikaya,
Öğretmenlik mesleğini daha nitelikli hale getirin diye bir öneride bulunmaz; özlük hakları, maaş ve ekgösterge derdine düşüp mesleklerini kendileri gözden düşürürler.
İçlerinde çalışan, göz dolduran, başarılarıyla dillere destan olan öğretmenleri her platformda kötülemek için, onların başarılarına gölge düşürmek için, ellerinden geleni yaparlar.
O başarılı öğretmenlere devlet fazladan maaş versin, onları ayrıca taltif etsin desen, bunu ayrımcılık olarak görürler.
İş yapan öğretmenle, yan gelip yatarak aynı maaşı alan öğretmen arasında fark olsun, ‘çalışmayan öğretmen kimsenin çalışmak istemediği yerlere bir nevi sürgün olarak gönderilsin' teklifine de şiddetle karşı çıkarlar.
Dört yılda bir yeterliliğe tabii tutalım, bu zaman zarfında da kendini yenile, dinamizm kazan denildiğinde hemen diğer meslek gruplarına neden bu uygulanmıyor diye karşı çıkarlar. Hani siz diğer meslek gruplarından kutsaldınız? Diye sorsan buna da bir kılıf bulurlar.
Öğretmenlerin eleştirmediği en önemli konu:
Destekleme Yetiştirme Kursunda ve Nöbetçi oldukları günde ödenen ücret!
İçeriden benim gördüğüm bu, dışarıdan nasıl görünüyoruz merak bile etmek istemiyorum…
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu