İHANETİN GECESİNDEN DİRİLİŞİN ŞAFAĞINA TÜRK HALKININ YENİDEN VAROLUŞ DESTANI...
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
Allah Sonumuzu Hayreylesin
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Hatırlayın 13 Eylül 2001 yılında yani 28 Şubat sürecinde Yeni Şafak Gazetesine baskın yapılmış dönemin İstanbul Organize Suçlar Müdürü A. Serdar Saçan gözaltına alınan gazetecilere işkence etmiş ve emri verenin de Başbakan Mesut Yılmaz olduğunu itiraf etmişti.
Bu yaşanan olay muhafazakar basına bir gözdağı idi. Ayrıca bu tür baskınlarla yetinmeyip muhafazakar basına uygulanan akrediteler de yıldırma politikasının örneklerindendi.
Merkez medya denilen, hatta kendilerini amiral gemisi olarak lanse eden laik, ulusalcı, özgürlük yanlısı(!) basından tek kişi çıkıp da, yahu efendiler ne oluyor? Demedi.
Demeyi bir kenara bırakın, baskın yapılmadan önce kamuoyunu yönlendirecek algı operasyonlarına imza atıyorlardı manşetlerinde.
Sonra ne mi oldu?
Keser döndü, sap döndü, gün geldi hesap döndü.
Ak Parti iktidara geldi. Hükümet kurulduğu günden itibaren bu haysiyet yoksunu, adamlıktan uzak, aşağılık yaratıklar feveran etmeye başladılar.
Tayyip kendi medyasını kuruyor!
Bize göz açtırmayacaklar!
Ekmeğimizden olacağız!
Ne oldu peki, dedikleri vuku buldu mu?
Tam aksine! Kanırttıkça kanırttılar kalemlerini. Ellerinden gelse, kalemi kağıda değil, muhafazakarların sırtına saplayacak kadar kin gütmeye başladılar.
Öyle ileri gittiler ki, dönemin başbakanını hayvana benzettiler. Adına fikir özgürlüğü dediler. Yetmedi ağıza alınmayacak küfürler savurdular.
Çakal sürüsü gibi, hem yerde kıvranan ceylanı parçalıyor hem de sağa sola, basın özgür değil, bizi susturuyorlar diye çemkiriyorlardı.
Sahipleri, git az ötede havla deyince, suçu Tayyip’e atıyorlardı.
Tayyip basın toplantısında soru soran bir gazeteciyi azarlasa kıyamet kopuyordu.
Gezi olaylarında devletimizi yüzlerce milyar dolar zarar uğratanlara uluorta destek verip, beyler bi dakka sakin olun, diyen herkesi yandaşlıkla suçluyorlardı.
Tabii o çakal sürüsüne 17 Aralık’tan sonra başkaları da katıldı.
Kuzu postuna bürünen çakalların gerçek yüzü ortaya çıktı. Küfür tek millettir, düsturu bir kez daha teyit edildi.
Daha düne kadar kanlı bıçaklı olduğu herkese kucak açan bu yeni yetme çakallar, okyanus ötesinden emirler alarak hükümete savaş açtı.
Başbakan gazetecilerinden birini azarlayınca kıyameti koparan bu çakallar daha iki gün önce TÜYAP kitap fuarında kendisine soru yönelten Yeni Akit Gazetesi muhabirine tokat attı.
Hükümeti baskıcılıkla suçlayan ve her yoldan geçen arabanın peşinden havlayarak giden bu çakal sürüsü tek kelime laf etmedi.
Çünkü onların sahipleri, onlara tek bir koşulda kemik atıyordu:
Hükümete, muhafazakarlara yani, İsrail, ABD, İngiliz düşmanı kim varsa, yalnızca onlara havlayacaksınız!
Ne diyordu Üstad?
Bülbüllere emir var: lisan öğren vakvaktan
Bahset tarih balığın tırmandığı kavaktan…
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?