Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Hatırlayın 13 Eylül 2001 yılında yani 28 Şubat sürecinde Yeni Şafak Gazetesine baskın yapılmış dönemin İstanbul Organize Suçlar Müdürü A. Serdar Saçan gözaltına alınan gazetecilere işkence etmiş ve emri verenin de Başbakan Mesut Yılmaz olduğunu itiraf etmişti.
Bu yaşanan olay muhafazakar basına bir gözdağı idi. Ayrıca bu tür baskınlarla yetinmeyip muhafazakar basına uygulanan akrediteler de yıldırma politikasının örneklerindendi.
Merkez medya denilen, hatta kendilerini amiral gemisi olarak lanse eden laik, ulusalcı, özgürlük yanlısı(!) basından tek kişi çıkıp da, yahu efendiler ne oluyor? Demedi.
Demeyi bir kenara bırakın, baskın yapılmadan önce kamuoyunu yönlendirecek algı operasyonlarına imza atıyorlardı manşetlerinde.
Sonra ne mi oldu?
Keser döndü, sap döndü, gün geldi hesap döndü.
Ak Parti iktidara geldi. Hükümet kurulduğu günden itibaren bu haysiyet yoksunu, adamlıktan uzak, aşağılık yaratıklar feveran etmeye başladılar.
Tayyip kendi medyasını kuruyor!
Bize göz açtırmayacaklar!
Ekmeğimizden olacağız!
Ne oldu peki, dedikleri vuku buldu mu?
Tam aksine! Kanırttıkça kanırttılar kalemlerini. Ellerinden gelse, kalemi kağıda değil, muhafazakarların sırtına saplayacak kadar kin gütmeye başladılar.
Öyle ileri gittiler ki, dönemin başbakanını hayvana benzettiler. Adına fikir özgürlüğü dediler. Yetmedi ağıza alınmayacak küfürler savurdular.
Çakal sürüsü gibi, hem yerde kıvranan ceylanı parçalıyor hem de sağa sola, basın özgür değil, bizi susturuyorlar diye çemkiriyorlardı.
Sahipleri, git az ötede havla deyince, suçu Tayyip’e atıyorlardı.
Tayyip basın toplantısında soru soran bir gazeteciyi azarlasa kıyamet kopuyordu.
Gezi olaylarında devletimizi yüzlerce milyar dolar zarar uğratanlara uluorta destek verip, beyler bi dakka sakin olun, diyen herkesi yandaşlıkla suçluyorlardı.
Tabii o çakal sürüsüne 17 Aralık’tan sonra başkaları da katıldı.
Kuzu postuna bürünen çakalların gerçek yüzü ortaya çıktı. Küfür tek millettir, düsturu bir kez daha teyit edildi.
Daha düne kadar kanlı bıçaklı olduğu herkese kucak açan bu yeni yetme çakallar, okyanus ötesinden emirler alarak hükümete savaş açtı.
Başbakan gazetecilerinden birini azarlayınca kıyameti koparan bu çakallar daha iki gün önce TÜYAP kitap fuarında kendisine soru yönelten Yeni Akit Gazetesi muhabirine tokat attı.
Hükümeti baskıcılıkla suçlayan ve her yoldan geçen arabanın peşinden havlayarak giden bu çakal sürüsü tek kelime laf etmedi.
Çünkü onların sahipleri, onlara tek bir koşulda kemik atıyordu:
Hükümete, muhafazakarlara yani, İsrail, ABD, İngiliz düşmanı kim varsa, yalnızca onlara havlayacaksınız!
Ne diyordu Üstad?
Bülbüllere emir var: lisan öğren vakvaktan
Bahset tarih balığın tırmandığı kavaktan…
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili