Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Gençler nereye gidiyor? Hem soru hem sorun…
Bu soru özellikle muhafazakâr kesimi daha çok ilgilendiriyor.
Neredeyse "Bir mehdi gelse de bu soruna bir çare buluverse.” diyecek durumda herkes.
"Gençler mi haklı, ebeveynler mi haklı, gençleri bu duruma kim soktu?” konusuna girmeyeceğim.
Ortada bir sorun var zaten, bu sorunu tek başına çözecek olan ne mehdi ne devletin alacağı stratejik önlemler ne de ebeveynlerin tutum değiştirmesi.
Şunu kabul edelim önce, gençlerin bu duruma gelmesi için her birimiz elbirliği yaptık.
Freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı inen teknolojinin getirdiği kötülüklerin altında ezilen gençler çığırından çıktı.
İkinci olarak da biz Müslümanlar doğruluk ve dürüstlük konusunda iyi sınav vermedik.
Kimimiz tamahkârlık etti, kimimiz önceleri yerdiği ne varsa hepsini yaptı, kimimiz güç sarhoşu oldu, kimimiz de varlıkla sınandı ve sınavı kaybetti.
Gençler tüm bunları bizzat müşâhede etti.
"Kalk yavrum namazını kıl.” diyen babaya güldü kimi gençler müstehzi bir ifadeyle.
Çağın getirdiklerini de düşünürsek…
İletişim çağında gençler ellerindeki telefonla kısa videolar izleyerek Müslümanlara düşman oldular.
Çünkü kısa videoların çoğu İslam karşıtı konuları ele alıyordu.
Muhalefet partilerin; özgürlük, dürüstlük, hak, hukuk, adalet söylemlerine ve hatta faşizan tutumlarına da kapıldı gençler ve onlardan yana tavır almaya başladılar.
Bunlar olağanüstü değil olağan şeylerdi.
Olağanüstü dersek gözüne far tutulmuş tavşan misali ne yapacağımızı şaşırırız. Olağan diyeceğiz ki gerçekten öyle.
Boca edilen bunca kötülüğe kimse kayıtsız kalamazdı. Gençler de kalamadı.
Ama gençlere şunları da anlatmamız lazım:
Muhafazakârlar iktidardan düşerse bolluk, refah devam etmeyecek, oturduğunuz yerden her öğün yemek siparişi veremeyeceksiniz, istediğiniz marka telefonu alamayacaksınız.
Geçenlerde bir arkadaşımla bu konu üzerinde kafa yorarken ona şunları anlattım:
Gençlerin birçoğu ülkede olan biteni iyi gözlemliyor.
Bakmayın siz ‘gençler analiz yapamıyor' dediklerine.
Kimin dürüst, kimin yalancı, kimin hırsız olduğunu ayırt edebilen gençlerin sayısı hayli fazla.
Önümüzdeki dönemlerde ülkeyi kim yönetirse ona göre şekillenecek gençler.
Seküler kesim yönetirse o kesimin yönetim tarzı belirleyecek gençlerin durumunu. Belediyeleri yönetenler ip uçlarını verdi şimdiden.
Gençler yaşları olgunluğa erişmeye başladıkça seçimlerini yaparken daha dikkatli olmak zorunda kalacaklar.
"Belediyeleri kim yönetirse yönetsin ülkenin durumu zaten iyi, biz her koşulda rahat ederiz.” diyemeyecekler.
Çünkü ülkeyi kötü yöneten uzun süre kalamaz koltuğunda.
Gençler de ona göre kendi konumlarını gözden geçirip kararlarını verecekler.
Kimisi aslına rûcu edecek, kimisi kendine göre duruş sergileyecek kimisi de rüzgârın tayin ettiği yöne gidecek.
Bize düşen aslına rûcu etmeleri için onlara davranışlarımızla örnek olmak…
Biz seferden sorumluyuz.
Zafer Allah'tan.
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken