Altın yeni bir çıkış arıyor
İnsana İyi Gelen Melodiler
BİZİM MUHSİN BİR ŞEHİDİN ARDINDAN KALAN MİRAS VE VİCDAN MUHASEBESİ
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
İnsanlar durduğu yerde saymazlar.
Doğumundan ölüme kadar sürekli bir değişim halindedir.
Kimisi fiziki değişim yaşar, kimisi hem fiziki değişim yaşar, büyür, hem de gelişir, kendisini değiştirir.
İnsanlar geliştikçe bulundukları konum da değişir.
İlkokulu bitiren ilkokulda kalmaz neticede.
Hayata atıldığı, iş güç sahibi olduğu zaman da basamakları birer birer çıkmaya başlar insan.
Buraya kadar her şey normal seyrindedir.
Buradan sonra tabiri caizse taht kavgaları başlar.
Nedir taht kavgaları?
Hani şu meşhur koltuk sevdası.
Makam mevkii istemeyen insan türüne pek fazla rastlanmış değil eskiden beri.
Her ideolojiden, her dinden, her ırktan, her meşrepten insan makam sever, koltuk sever.
Yukarı çıkmayı, insanlara emir vermeyi, insanların önünde olmayı, etrafındakilere ''ben bu oldum'' demeyi her insan ister.
Kimisinin haklı! gerekçeleri vardır...
''O işi o yapıyorsa ben de yaparım,
O benden daha mı iyi yapacak?
Ben istemedim bana zorla verdiler,
Beni insanlar istiyor...'' gibi.
Hele bir güruh var dillere destan...
''Hizmet etmek istiyorum!''
Hizmet etmek istiyorum diyenlerden hiçbirinin sırtında Kızılay çuvalı görmedik ama inandık da dediğine, beyan esastır bizde...
Bir kesim daha var, onlar biraz inandırıcı diğerlerine göre.
''Görevden kaçılmaz, biz yapmasak daha kötüleri yapacak!''
Evet, bu kesim inandırıcı biraz.
Bu kesime tam anlamıyla inanmak için de bir takım kriterler var...
Koltuk sallanınca irtifa kaybediyorlar mı? Hemen telefonu ellerine alıp, belki lâzım olur diye kaydettiği kişilerle temas kurmaya başlıyorlar mı?
Neydi?
''Görev istenmez, verilir!''
Peki, bu söz geçerliliğini koruyor mu hâlâ?
Bu sözü en çok, yukarı çıkarken görev isteyenlerden duyuyoruz.
Yukarıdaki görev dağıtanlar yukarı çıkarken görev istemeyip, görev verilenler olsaydı, bu söze uygun hareket edelim denirdi.
Maalesef şu durumda görüyoruz ki, etrafta görev istemeyen nitelikli insanlara görev vermeye çalışan kimse yok.
Ya o insanları Allah, makam ateşinden koruyor ya da o insanlar dünya nimetinden yararlanmamakla imtihan ediliyor...
Temennimiz o ki, imtihanı kaybedip görev isteme kuyruğuna girmezler...
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek