2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seçimlere bir de bu yönden bakalım…
Günü kurtarmak yeter bazen bazı insanlara.
Dün ne olmuş, gelecekte ne olacak ilgilendirmez onları.
Gün bulur gün yerler. Teşbihte hata olmaz hayvanlar da öyledir.
Kimilerinin de yarın gibi "müthiş” bir derdi vardır.
Bu dert hâşâ, yarına hükmetme derdi değildir.
Dert, yarın ne olacak?
Bugünden çalışalım, bugünden mücadele edelim ki yarınlar bir başkasının olmasın derdi.
Yarınlar bizim olmasa da en azından nerede durduğumuz belli olsun derdi.
Bir duruşumuz olsun, demektir bu.
Duruş sahibi olmak başarılı olmaktan daha önemlidir aslında. Duruş memleketi kurtarır, başarı insanın kendisini kurtarır.
Rüzgârın önündeki yaprak misali, pusulasız kayık misali nereye gideceğini bilemeyen, şartlara ve konjonktüre göre yönünü belirleyen insanların ne kendilerine ne memleketlerine faydası olur.
Etrafımıza baktığımızda günü kurtaran insanların fazlalığı, derdi olan insanları rahatsız ediyor.
Derdi olan insanlar için dün de önemlidir, bugün de önemlidir, yarın da önemlidir.
İnsanları yanlışa sevk eden demeyelim de yanlış anlaşılan meşhur bir söz var, mealen:
Dün geçti, yarın belirsiz, bugünü düşün ve anı yaşa!
Hâşâ!
Bu sözün içini açtığınızda göreceğiniz manzara şu olmalı:
"Dünden kalan problemlerin çözümü için çalış, çözülemeyenleri de cebine koy sana rehber olsunlar, geçmişin tecrübelerine sığınmayı ihmal etme…
Geleceğe dair bilinmezliklere açıklık getirmek senin işin değil, rızkı zaten Allah verir, sen nerede duracağına karar ver, bir duruşun olsun.
Bugünü yaşa derken, bugün gününü gün etme! Gününü dolu dolu geçir, çalış, çabala beynini de doldur, kalbini de doldur, rızkının peşinden git…”
Duruşu olmalı insanın dememizden maksat budur.
Tarih yazılıyor her an.
Uzaktan bakmak bana yakışmaz diyerek hareket etmek gerek…
Hasılı, çocuklarımızın gurur duyacağı işler yapmak zorundayız.
Aldığımız maaşın karşılığını vermek artı bir değer değildir. Maaş alıp da dörtte biri hizmet edenlere bakılınca önemlidir ama yeterli değildir.
Biz daha fazlasını yapmak zorundayız.
Başkasından beklemeden…
Başkasını eleştirmeden.
"Bana düşen ne?” diyerek etrafa sormadan, kendi yeteneğimize uygun bir şekilde çalışmak, ülkemize katkıda bulunmak zorundayız.
Gücünün üstünde iş yapanlar da var bu ülkede; gücünü, yeteneğini hiç kullanmayan da var.
Herkes kendi üzerine düşeni yapsa bu milleti hiç kimse durduramaz…
Çalışmayanı devlet çalıştırsın diyoruz da…
Biraz da insanlar kendilerine baksalar, her şeyi devletten beklemeden…
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler