Kalbe Misafir Olmayı Bilmek
Adil Bir Emeklilik Sistemi İçin Zaman Daralıyor
BİZE KURÂN YETER SÖYLEMİ AYET VE HADİSLER IŞIĞINDA MEALCİLİĞİN ÇIKMAZI
ARINMA ZAMANI
Konya’dan bir Erdoğan geçti
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Galibiyet Yok Ümitler de Bitti
Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
Suriye çadır kent sorunu
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Eskisi gibi iktidarın nimetlerinden faydalanamama hırsı muhalif kesimi çok yoruyor. "İktidarda kim olursa olsun bizim borumuz öter” mantığıyla hareket ediyorlardı…
Bir yere kadar haklıydılar; evet, boruları ötüyordu. Uzunca bir süre de bunu devam ettirdiler. Ancak son zamanlarda müthiş bir irtifa kaybettiler.
Recep Tayyip Erdoğan bunların "olmayan” ayarlarını bozdu.
GPS sistemi bozulmuş navigasyon gibi ne yöne gideceklerini şaşırdılar.
"Silkele de görelim” resti, bunların son denemesiydi. Orada verilmek istenen mesaj açıktı:
"Biz her türlü usulsüzlüğü yaparız; kimse de bize 'Neden görevini yapmıyorsun, neden milletin kaynaklarını birilerine peşkeş çekiyor veya yurt dışına kaçırıyorsun?' diyemez.”
Evet, bunu ciddi ciddi düşündüler. "Soruşturma açılır, yargı devreye girerse 'siyasi operasyon' der sıyrılırız; millet de bize inanır, onlara değil bize oy verir” düşüncesindeydiler.
Evet, kitlelerini konsolide ettiler, meydanlara çıkıp mağdur rolü oynadılar ama bu da bir yere kadardı. Artık meydanlara eskisi gibi insan toplayamıyorlar.
"Silkele de görelim” restinden sonra gerçekten "silkelenince” gözüne far tutulmuş tavşan gibi önlerini göremediler.
Nereye gideceklerini, kime sataşacaklarını, kimden yardım dileneceklerini bilemediler. Denize düşen misali; bazen Batı'ya el açtılar, oradan yeterli destek göremeyince "Aman oylar gidiyor, 'Terörsüz Türkiye' sürecinde Kürt seçmeni kaybedeceğiz” diyerek terör örgütlerine yanladılar onları şirin göstermeye çalıştılar.
Bir yandan "başörtüsü açılımı” dediler, diğer yandan ellerinde kadehlerle mezarlık ziyareti yapıp Cuma çıkışı basın toplantısı düzenleyerek komik duruma düştüler.
Recep Tayyip Erdoğan'a benzemeye, onu tıpa tıp taklit etmeye çalışırken kartal gibi uçmaya yeltenen karganın durumuna düştüler.
Sosyal medyada güvendikleri isimlerin hesapları ifşa oldu; FETÖ'cülerle iş birliği yaptıkları, hatta onlardan aldıkları suflelerle ayakta durmaya çalıştıkları ortaya çıktı. Gittikçe rezil oldular, olmaya devam ediyorlar.
Diğer muhalefet partileriyle birlikte hareket ettikleri için onları da kendilerine benzettiler. Sonuç olarak, toplumun hasret kaldığı "gerçek muhalefeti” bir türlü icra edemediler.
Hiçbir öngörüleri gerçekleşmedi; vadettikleri ne varsa hayata geçiremediler.
Dış politikada, Suriye'de, Libya'da ve Afrika'da söylemleri karşılık bulmadı.
Hâl böyle olunca da siyasi zeminde ciddi güç kaybettiler.
Ülkenin ana muhalefet partisinin tek derdi, hapishanedeki –üstelik pek çok suçlamayla yargılanan– bir şahsın istikbali olabilir mi?
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!