KÜLTÜRDE KONYA FARKI
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
SAVAŞIN BARONLARI
Devlet İnşaat firmalarının Ellerindeki Boş konutları Satın Alarak Kiralık Kamu Konutlarına Dönüştürebilir
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
Sanat linç içindir
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Belediyeyi teslim ettiğiniz zaman, belediyenin beğenmediğiniz tasarruflarına sadece eleştirel olarak karşı çıkabilirsiniz.
"Ama biz teslim etmedik ki” diyebilirsiniz.
Sabah kalkıp oy vermeyi "mücadele” zannedenler için haklı olabilirsiniz...
İstanbul ve Ankara'daki belediye seçimlerinde şunu net olarak gördük:
Muhafazakâr insanların çoğu sabah kalkıp oy vermeye gitti sadece.
Hakkını yemeyelim bir kısmı oy vermeye bile gitmedi.
Bana ne? dediler resmen.
Bunun çeşitli sebepleri var.
Sebeplerin başında yönetim kademesindeki ve teşkilatlardaki insanların şımarıklığı vardı.
Ne oldum delisi olmuşlardı.
"Küçük dağları ben yarattım” havası vardı kimisinde.
Belediye sanki hiç kaybedilmeyecekmiş gibi davranıyorlardı.
Emri altındaki çalışana eziyet eden onlara adaletsiz davranan yöneticiler vardı.
Seçmenlerin de başka sebepleri vardı.
Kimi torpil bulamamıştı, kimi ihale alamamıştı, kimi yakınına bir iş bulamamıştı, kiminin telefonlarına belediye bürokratları cevap vermiyordu.
Bir yığın haklı/haksız sebeple belediye kaybedildi.
Belediye kaybedilince ceremesini İstanbullular çekti hâlâ çekiyor.
Seçimler öncesinde bir kısım insan seçimlerin kaybedileceğini görmüş ve Türkiye Düşünce Platformu adı altında platformlar kurmuş, gruplarda mücadeleler edilmişti.
Herkes bir fikir atıyor ortaya, atılan fikirlerle neler yapılabilir, nasıl bir taktik işe yarar, hangi strateji ile hareket edilirse seçim kazanılır onun derdine düşülmüştü. Sabahlara kadar kimse uyumuyordu.
O günleri çok iyi hatırlıyorum, belediyede işe girebilmek için atmadığı takla kalmayan kimi insanlar koltuğunu garantiye alınca kılını bile kıpırdatmamıştı.
Ailesine bile "kalkın gidin oy verin” dememişlerdi.
Umurlarında değildi yani.
İstanbul'da yaşayan nice insan da öyleydi.
Teşkilatlardaki üst düzey yöneticiler bile çalışmıyordu varın gerisini siz düşünün…
Sonrasını biliyorsunuz.
İstanbul neyi hak etti ise öyle yönetiliyor şuan.
Fatih'in türbesi tekmeleniyor kimsenin umurunda değil.
Belediye çalışanlarına cinsiyet eşitliği dersleri veriliyor kimse dert etmiyor bunu.
Başkanları belediyeye uğramıyor,
Otobüsler yanıyor, metro arıza veriyor,
Yeşil alanlar sökülüyor, arıtma tesisleri çürümeye terk edilmiş, petrol yataklarının pardon yatırımların üzerine beton dökülmüş kimse neler oluyor, diye sormuyor.
En son Cennetmekân Abdülhamid Han adını taşıyan "Hamidiye Su” HMD olarak değiştirilmiş, birkaç cılız ses dışında kimsenin tepkisini çekmiyor bu durum.
Üstelik 2021 yılında çıkan haberlere göre kaynak suyu diye kuyu suyunu satmaya başlamışlar…
İstanbulluların önümüzdeki seçimlerle ilgili bir kaygısının olduğunu düşünmüyorum.
Attan indiler, eşeğe bindiler, eşek de ağır aksak da olsa ilerliyor diye düşünüyorlar.
Eşeğin bir duvara toslayacağı, derelerin, göllerin, barajların, Haliç'in ve denizin kirleneceği, sokakların çöpten geçilemeyeceği bir İstanbul'a ne kaldı şunun şurasında…
Temennim o ki;
"Arsenikli su içer yine CHP'den vazgeçmeyiz” diyen İzmirliler gibi olmaz İstanbullular…
Bizim derdimiz seçimde kimin kazanıp kimin kaybedeceği değil…
Biz, Osmanlı payitahtının ehil olmayan kişilerce yönetilmesine tahammül edemiyoruz.
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor