Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
İnsanlar kendi ideolojilerinin peşinden giderler.
Kimileri, kendi ideolojilerini, siyasi görüşlerini, fikirlerini ölümüne savunurken kimisi de sadece taraf tutmakla yetinir.
Bilinir, ülkemizde siyasi parti tarafında olmak futbol takımı taraftarı olmak gibidir, maalesef.
Yensek de, yenilsek de!
Tamam, seçim kaybetti diye ideolojisinden, fikrinden vazgeçmek saçmadır, eyvallah.
Lakin insanımız yenilen, kaybeden partiye neden yenildiğini, niye kaybettiğini sormalıdır.
Kazanan partiye de, yanlış yaparsan soluğum ensende demesini bilmelidir.
Değil mi ki, siyaset halkın huzuru için yapılıyor?
İnsanımızdaki garabet, takım tutar gibi parti tutmakla kalmıyor, aynı zamanda kısır bir döngüyle etrafındakileri kırıp geçiriyor ama gülmekten değil…
Biz daha iyisini yapacağız, ahan da projemiz! Diyen bir muhalif olmadığı gibi, yaptıklarıyla ortaya çıkan değil de karşı tarafa laf yetiştirmeye çalışan iktidar yanlıları var…
Değişim istiyoruz! Diyenlerin neyi değiştireceği, nasıl değiştireceği bir muamma iken çıkıp meydana avaz avaz bağırıyorlar.
Nasıl bir projeyle, hangi kalifiye elemanla, neredeki düzensizliği bertaraf edeceksin? Sorusu hep havada kalıyor.
Soru sorarak, sorulara cevap alarak tartışma becerimiz maalesef sıfır.
Sorulan sorulara cevap alamayınca, cevap veremeyenin hakarete başvurması da işin boyutunu tamamen değiştiriyor.
Birleştirici dil kullanalım diyenlerin, ayrıştırıcı dil kullanma konusunda eline kimse su dökemiyor.
Siyaset yapacağım derken kutsallara saldırı da işin başka bir boyutu.
Kutsalları insanlar üzerinden değerlendirmek ve kutsallara hakaret etmek neredeyse bir görev kimilerine göre.
Barış sözcüğünü dilinden düşürmeyenler yüzünden bu ülkede kaç insanımız hunharca şehit edildi?
Mağdur edebiyatı yapanlar yüzünden ülkemiz Amerika tarafından işgal edilmeyecek miydi?
Pensilvanya'dan aldığı emirlerle darbe yapmaya çalışanlar,
Onca seçim kaybetmesine rağmen koltuğa yapışanlar,
Eline mikrofonu alınca ağzından hakaretten başka cümle çıkaramayanların "tek adam” eleştirisini duymak gerçekten ülkemiz için ciddi bir sorun…
Sokaktaki kalabalık gibiyiz. Herkes konuşuyor, kimse kimseyi anlamıyor, dinlemiyor da zaten. Ama el ayak çekilince herkes kendi evine gidiyor…
Fikirleri yumurta tokuşturur gibi tokuşturalım ama elimize yüzümüze bulaştırmadan pişirip yiyelim o yumurtayı…
Ülkemizin sağduyulu insanlara ihtiyacı var, ayrıştıran tiplere değil.
Sağduyulu olmayı da suya sabuna dokunmama anlamında anlayan olmaz umarım.
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili