KÜLTÜRDE KONYA FARKI
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
SAVAŞIN BARONLARI
Devlet İnşaat firmalarının Ellerindeki Boş konutları Satın Alarak Kiralık Kamu Konutlarına Dönüştürebilir
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
Sanat linç içindir
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
İtalyan gazetelerinin birinde;
Türkler 15 Temmuz gecesi birbirlerine nöbet devrederken, ben eve gidiyorum, “sıkıntı” olursa ara hemen gelirim diye vedalaşıyorlar, onların “sıkıntı” dedikleri de, tank, uçak, bomba, mermi… diye yazmışlar.
Haberi okurken tüylerimiz diken diken olmayı falan aştı artık. Gözlerden gelen yaşlar sel oldu aktı herkeste.
Tabii bu tür olayları anlatılırken yalnızca insan olanlar etkileniyor, diğerleri Çanakkale’de, Kıbrıs’ta görünmez aksakallı dedelerin hikâyelerine nasıl burun kıvırdılarsa bu hikâyelere de burun kıvırmaya devam ediyorlar.
Bundan bir ay önce;
Tankın namlusuna göğsümüzü gereceğiz,
Tankın altına gireceğiz,
Helikoptere ıslık çalıp, erkeksen indir lan aşağıya diyeceğiz,
Buğday tarlasını ateşe verip uçakları şaşırtacağız,
Çatıya çıkıp uçağa atlayacağız, falan desek bize gülmeyen kalmazdı.
O gülenler Çanakkale destanını da anlamadılar zaten.
Bu yaşananları ileride çocuklarımıza, torunlarımıza anlatırkenki ruh halimizi merak ediyorum…
Ne tepki verecekler acaba? Doktora mı götürecekler bizi?
Tarih okumayanlar veya şiir sevmeyenler bilmezler:
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
diyordu Akif.
Şimdi tarih yeniden yazıldı. Hiç hamasete gerek kalmadan, tüm gerçekler bütün heybetiyle ortada!
Cumhuriyet kurulduğundan beri askerlerin yönetime el koymasından sonra yaşananları biliyorsunuz…
Kimi asıldı kimseden tık çıkmadı, kimi namlunun ucunu görünce şapkasını alıp sıvıştı…
İşte şimdi 15 Temmuz bize bir gerçeği daha öğretti:
Tayyip ERDOĞAN gibi bir lideri düşmana teslim etmeyecek bir iradenin varlığını müşahede etmiş olduk.
Yalnızca biz değil tüm dünya gördü bunu!
Neden vermedi millet ERDOĞAN’I düşmana?
Siyasi hayatı boyunca onca olumsuz algıya rağmen dimdik duran, Hakk’ın ve Halkının yanında olan bir lideri bu millet düşmana teslim eder mi sanıyorsunuz?
Hülasa;
Bu tarihi ve inanılması güç gerçekleri okullarımızda ders kitabı olarak okutmak ve yeni neslin beynine kazımak gerekiyor.
Allah bir daha bu millete böyle acı yaşatmasın!
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor