Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
KUR’AN’A GÖRE AMEL EDENLER YÜKSELİR, ETMEYENLER DE ALÇALIR
İŞTE KULUM
Dağın Ortasında Bir Mahalle: Erenköy (Sultanü’l Vâizîn Tahir Hoca’ya vefatının 15. Yılı Notu)
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
ŞİMDİ NE OLACAK?
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Kıskanç insanların genel özelliğinden birisi, bir yerlerde hoşa giden, güzel bir söz ya da şiir ya da yazı gördüğü zaman, ‘ne var ki, ben de yazabilirim’, gibi dudak bükücü tavır sergilemeleridir.
Bu normal sıradan bir insan tavrıdır.
Hele siz bir de yazar tayfasını görün, kendi akranları içinden herhangi birisi, bir kitap falan çıkartmışsa, içten içe dövünür, dıştan dışa arkadaşıyla övünürler…
Ben de içten içe dövünen, dıştan dışa arkadaşımla övünen bir yazı kaleme alma niyetindeyim, şu satırlar o niyetin bir ürünü…
Eğitim camiasının neferleri, öğretmenliği asıl meslek olarak yaptıklarına bakmayın siz, öğretmenlik sıradan bir iştir onlar için, bazılarının asıl mesleği pazarda limon satmak, bazılarının emlakçılık, galericilik yapmaktır asıl mesleği, kimisi ev hanımlığından arta kalan zamanlarda öğretmenlik yapar, daha ev hanımları uykularından uyanmadan okula gidiverip dönerler hemen.
Bazı öğretmenlerin de asıl mesleği yazarlıktır. Öğretmenliği aç kalmayayım diye yaparlar.
Galip Bilgili arkadaşım, inanın aç kalma sıkıntısı çekmese okula bile uğramaz!
Zira, sendikacılıktan tutun, hayır işleri, fakir fukaraya yardım, dostları bir arada tutmak için tutkal görevi gibi bir çok görev üstlenmiştir.
Bir ortama girdiği zaman, en gergin ortamı bile latifeleriyle coşturduğuna şahit olursunuz.
Şiirleriyle, ezberindeki fıkralarıyla, deyişleriyle ortama renk katma gibi, bir elinde seksen hüner barındıran Galip Bey, son olarak, gözüme gözüme soktuğu kitabıyla çıktı karşıma!
Daha kitaba bakmadan, içini açmadan, abi sen neymişsin falan dediğime bakmayın, dalıp gittim. (yazarlar kıskanç olurlar)
Bahsettiğim kitap: ÇAĞILTI
Yememiş içmemiş, şiir yazmış, şiir yazmakla kalmamış, bir de önsözünde dediği gibi; Bir arkadaşım rüyasında görmüşmüş de bilmem neymiş de, kitap çıkartmış.
İyi etmiş güzel etmiş de, inanın içini açıp okuduğum da beğendiğim tek şiiri yok(!)
O kadar zahmete neden katlandı bilemedim.
Ona o şiirleri hangi duygu ilkimizi yazdırdı, ilham perisi kimdi, nasıl bişeydi ya da? Bilemedim.
Bakın hele ne diyor Şair Galip Bilgili:
Bazı zamanlar müstesna
Sirenler çalmaz burada
Bombalar yağar üstümüze
Sığınaklar çirkin
Ölümler revaçta!
Yuhalanırım imdat desem
Alkışlanırım vurdum desem
Birileri biri adına bağırır
Geliyorlar!
Folklorcular karşılamazlar onları ki,
Turist değildir onlar.
Yağlı urgan ilmiklenir, ilmiklenir
Kapı ardında
Ödüllenir bağırtkanlar…
….
Devamını merak ediyorsanız ki ben edeceğinizi sanmıyorum, ÇAĞILTI adlı kitapta daha nice çelimsiz (!) şiirlere rastlayabilirsiniz…
Bilgi için tel : 505 713 7293 Galip BİLGİLİ
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu