Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Her meslek grubundaki insanlar kendi statülerini kendileri belirler.
Herhangi bir koruyucu yasa yoktur meslek erbabları için. Olmasın da zaten.
Bizim toplumda doktorların, avukatların, subayların, mühendislerin kendiliğinden oluşan bir statüsü var, konumu var.
Artık çok olduğundan mıdır, düşük maaş aldıklarından mıdır, kendilerini geliştirmek isteyen herkese hakaret ettiklerinden midir bilinmez, öğretmenlik mesleği dillerde kutsal ama gönüllerde yerde sürünmektedir.
Öğretmenlerin duvarları ne yazık ki çok yüksek ve çok kalındır, kimse kabuğunu kırmak istememekte, üçüncü dünya ülkeleri gibi, kapalı kutu olma yolunda emin olmayan, muğlak adımlarla ilerlemektedir.
Her zaman pohpohlanmak isterler, sırtının okşanmasını isterler. Marifet iltifata tabii derler ama marifet göstermeden iltifat beklerler.
Sürekli şikâyet eden, her türlü yeniliğe kendini kapatan, tüm suçu sisteme yükleyip aklına gelebilecek her şeyi eleştiren, dünyanın merkezine kendisini koyan, tüm ülkede ne tür sorun olursa olsun, ne kadar aç insan olursa olsun, ne kadar işsiz olursa olsun, bunları dert etmeyip, maaşlarına zam isterler. Zam vermeyenleri de taraflı tarafsız hepsi yerden yere vurur.
Rakamlarla açıklanan gerçekleri görmezden gelirler. Başbakan 15 saat çalışıp 40 saat çalışanla aynı ücreti alıyorsunuz, der. İsyan ederler!
Birisi çıkar, okey oynuyorsunuz, der oynayan da oynamayan da herkes isyan eder.
Hizmet içi eğitim alın, kendinizi geliştirin, derler, sanki tek hizmet içi eğitim öğretmenlere veriliyormuş, diğer mesleklerde böyle bir şey yokmuş gibi, tatilimiz heba olacak diye feryat ederler.
Kitap alacak paramız mı var da kitap alalım diyenlere bile her okulda rastlayabilirsiniz, sanki kitap sadece para ile alınıp okunuyormuş gibi. Kitap okuyabilenlere dedelerinden miras kalmış gibi.
Tamam, hakkını yemeyelim öğretmenlerin, bakanlık adam akıllı bir hizmet içi eğitimi vermiyor, doktorlar lüks otellerde hem tatil yapıp hem hizmet içi eğitim alırken, köhne salonlarda, anlattığı konuya hâkim olmayan öğretim elemanları tarafından kafaları şişiriliyor öğretmenlerin. Bu da işin başka boyutu.
Atanamadığı zaman, öğretmen olabilmek için kırk takla atan, yeter ki öğretmen olayım başka bir şey istemiyorum, diyen insanlar, öğretmen olduktan sonra, sistem böyle, böyle gelmiş böyle gider rahatlığı ile yayılıveriyorlar.
Sanki bedava iş yapıyormuş da, hayrına öğretmenlik yapıyormuş da, bakanlardan, başbakandan kendilerinin motive etmeme konusunda şikâyetçi oluyorlar. Aldığın maaş seni motive etmiyorsa daha ne motive edecek ki seni?
Kendileri sınıflarda derse girdikleri zaman, öğrencilere, geri zekâlı, salak, aşağılık gibi sıfatları yakıştırıp, onları motive etme yolunda elini oynatmayan insanlar, kendilerinin motive edilmelerini umuyorlar.
Ek dersi kesilmese okula bile uğramayıp rapor alan ve kul hakkı dediğiniz zaman en usturuplu cümlelerle herkese haddini bildiren öğretmenlerimiz var.
Ben de bir öğretmenim ve yukarıda saydığım özellikleri hepimiz barındırıyoruz. Bu özellikleri barındırmayan öğretmenlerimize tek kelime doğrultmadım, doğrultmam da!
Benim lafım ortaya, üzerine alınan alınsın!
Biz kendimize çekidüzen vermezsek, gelen giden her bakanın şamar oğlanı oluruz! Biz güçlü olalım, kendimizi geliştirelim ki birileri çıkıp bizim asabımızı bozmasın!
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken