Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Muhafazakâr bilinen, kendisini öyle tanıtan ya da dışarıdan öyle zannedilen birinin adı kötü bir olaya karışsa, seküler kesim hemen harekete geçiyor. Neymiş efendim, "Dindar nesil projesi çöp olmuş", "Dindarlara güvenilmezmiş"...
"Bir soğan bir kazanı kokutur" sözü önemlidir, eyvallah. Keza muhafazakârların beyaz bir kâğıda benzediği, o kâğıttaki siyah noktanın hemen göze çarptığı benzetmesi de haksız sayılmaz.
Ama durun bir dakika…
İmam Hatip kültürüyle yetişenler, özünde dürüstlüğü ve ahlakı şiar edinen kimselerdir. Bahsi geçen ve suça karışan kişilerin, muhafazakâr camianın değerleriyle bir ilgisi kalmamıştır. Bunlar daha ziyade seküler kesime özenen ve onlar gibi yaşamaya çalışan tiplerdir. Hani başını açanı alkışlıyor, "Prangalarınızdan kurtuldunuz” diyorsunuz ya? İşte bahsettikleriniz tam da onlar; prangalarından kurtulduğunu sanıp her yolu mübah görmeye başlayanlar... Açılmayı özgürlük zannedenler...
Peki ama biz şimdi çıkıp; uyuşturucudan, hırsızlıktan, annesini katletmekten, parti teşkilatlarındaki tacizlerden, kadına şiddet uyguladıktan ve belediyeleri soyduktan sonra "süveter” giyenlerden yola çıkarak tüm seküler kesime veryansın mı edelim? Onların tamamını ahlaksızlıkla mı suçlayalım?
Nasıl bir yol izlemeliyiz?
Eğer sekülerlerin izlediği yolu izlersek, toptancı bir anlayışla hareket etmemiz ve her birini ahlaksızlıkla suçlamamız gerekecek. Ya da "Seküler kesim içinden LGBT'lisi de çıkıyor, başka türlü sapığı da çıkıyor" deyip, suçu sürekli karşı tarafa atma kolaycılığını mı seçeceğiz?
Bizim konuşmamız gereken konu bu değil. "Bu hale nasıl geldik?" sorusuna cevap aramamız lazım.
Tüm bunlar, 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın suçu mu? İktidara şu soruları sorabiliriz:
Zira üniversitelerde hâlâ değerlerimizle ilgili ciddi bir eğitim yok. Eğitim, tamamen dersine giren hocanın şuurlu olup olmamasına kalmış, gençler ise eğlenceye yönelmiş vaziyette. Öğrencilerin çoğunluğu, kendisini geliştirmeden mezun olup dolgun maaşlı bir iş bulma veya kapağı yurt dışına atma derdinde. Sanki yurt dışında herkes iş kapılarını açmış onları bekliyor!
Eğitim sistemini, aileyi ve üniversiteleri düzeltmeden bu gidişat düzelmez; aksine işler daha da sarpa sarar.
Milletimizin ruhuna uymayan ve bize deli gömleği gibi giydirilen "Batılı eğitim modeli"nden topyekûn kurtulduğumuz zaman, gençlerimizin önemli bir kısmını da kurtarmış olacağız.
Mümkünse seküler kesim de sineğin kanadından yağ çıkarmayı bırakıp, kendi içine düştüğü çukurdan kafasını uzatarak ikide bir karşı tarafa çatallı diliyle saldırmasın.
Herkes önce içine, sonra işine baksın.
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken