Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Değerlerimizden koptukça toplumdaki kirlilik daha da artıyor.
Herkesin temiz toplum istediği bir ülkede yaşıyoruz ama temiz toplum isteyenlerin suya sabuna dokunmadığını da müşahede ediyoruz.
Kiminle konuşursanız konuşun, kime sorarsanız sorun toplumun yarasını kanatanlar hep başkaları.
Bu kadar kokuşmuşluk almış başını giderken "Ben bu işin neresindeyim?” diye kendisine soran yok.
Sosyal medya yokken gazetelerde ağzından lağım akan kimse olmazdı. Birkaç kişi vardı sadece kendisi gibi düşünmeyenlere "Bidon kafalı, göbeğini kaşıyan ayı” falan diyen. Onlar da gücünü okuyucularından alırlardı, ne kadar hakaret ederlerse gazeteleri o kadar çok satardı, patronun da işine gelirdi. Gene de çok değildi…
Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu. Daha doğrusu mertlik bozulmadı da insanların içindeki kin ve nefret duygusu açığa çıktı.
Hani;
"Para insanı değiştirmez, içindekini dışarı çıkarır.” derler ya.
Sosyal medya da insanların içindekini dışarı çıkarmaya başladı.
Bidon kafalıları okuyanlar, göbeğini kaşıyan ayıların pınarından beslenenler dikenlerini salıverdiler ortalığa.
Ne kutsal tanıdılar ne devlet erkânı tanıdılar.
Karikatür dergilerinde güya mizah adına etmedikleri hakaret bırakmadılar, toplumun değerlerine ve değerlilerine…
Bu tür pespayeliklerden güç alanlar türedi.
Şimdi açın sosyal medyayı…
Kendisi gibi düşünmeyen herkesi trollükle suçlayanların öteden beri yazdıklarına bakın…
Öyle iğrenç, ağıza alınmayacak kadar ağır hakaretler görürsünüz ki, sanki onları kendileri değil "miki” yazmış.
Ve bu tür insanlar kendilerine hakaret edildiği zaman suratına eşek derisini kösele yapıp, "Yetişin a dostlar linç ediliyorum!” diye feveran ediyorlar.
İlginçtir ki, her cenahta ağzı bozuk olan yığınlarca insan var…
Peki, insanlar neden hakaret ederler karşıtlarına?
Bunun birkaç sebebi vardır, en önemli sebebi hakaretin dozu arttıkça aldıkları alkış…
İkinci sebebi de, fikir kırıntılarıyla beslenmeleri. Fikrin fahişeleri yani… Fikir kırıntılarıyla değil de, sağlam fikirlerle donatmış olsalar kendilerini hakaret etmeden de karşı tarafa haddini bildirebilirler.
Son bir tespitle kapatalım mevzuyu:
Karşıtlarına hakaret edenlere baktığımızda;
Hakaret edenleri ödüllendirenlerin Türkiye'yi kirletenler olduğu aşikârdır…
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken