Vekil mi Olmak İstersin Adam mı?

Adam gibi adam mı, yoksa milletvekili, üst düzey bürokrat, genel müdür mü desinler sana? diye sorsan, herkes koro halinde;
Tabii ki “adam gibi adam” desinler, diyecek.
Peki, milletvekili olmak için kırılan kalpler, ayaklar altına alınan onur, birilerinin üstüne basıp geçmek için sarf edilen çaba neyin nesi? Desen…
Demeyelim boş verelim.
İnsanlar kafasına koyduysa, kime ne desen boş.
Hoş, denilenlerin hiçbir tanesini üstüne alacak kimse de yok.
Herkesin tek derdi var:
Halka hizmet!
Yersen!
Bu halk ne menem bi’şey ki, yalnızca milletvekili olarak hizmet ediliyor bu halka?
Normal bir insan başını ellerinin arasına alıp düşünür:
Mecliste iktidar olacak bir partinin beyin takımı olarak ortalama 50 vekile ihtiyacı var. Onun dışındaki vekiller yalnızca oylamada parmak kaldırmaya yarar, o parmak kaldırma işini de kime versen yapar.
Senin farkın ne? Sen hangi farkı yaşatacaksın halka?
Etrafınıza bakın, ciddi anlamda işe yarayan, partinin beyin takımını oluşturan kaç vekil var?
Sadece parmak kaldırıp indirme adına meclise girebilmek için harcadığın emeğin, paranın, öptüğün ellerin haddi hesabı yok!
Beynin varsa, ki zaten senin emek sarf etmene gerek yok, teklif sana yattığın yerden gelir.
Ha, şunu dersen anlarım:
Arkadaş benim derdim halka hizmet falan değil, ben meclise gireceğim, vekilliğin fiyakasına talibim, süper emeklilik ve vekil oldu, desinler de cabası…
Ama burada da şu sorun var, böyle diyen birisini kimse adam yerine koymaz.
Dürüst olmak halk nezdinde itibar kazandırmaz. İlla maskeli çıkacaksın halkın karşısına. İlla hamasi nutuklar atacaksın.
Vatan, millet, Sakarya… diyeceksin ki, millet seni gerçekten bi’şey diyorsun sanacak.
Bir de, vekil adayı gösterilemeyeceğinden adı gibi emin olduğu halde, çok mühim görevlerinden istifa edenler var.
Neresinden bakarsanız bakın işgüzarlık.
Bakın ben sizin partiden aday olmak istedim, beni aday yapmadınız ama beni de görürsünüz hani?
Nasıl bir dünyada yaşıyoruz?
Vekillik için atılan taklalar, Vizontele’deki Deli Emin’in güvercinlerine taş çıkartıyor.
Ne kadar takla o kadar yem…
Değer mi tüm bunlar için toplum içinde, “vekillik için yapamayacağı şey yoktur” cümlesini işitmeye?
Hiçbir şekilde işe yaramayacağını düşündüğüm halde son olarak not düşme adına yazmak istediğim bir şey de:
Özellikle Ak Partililer için, bugüne dek hiçbir taşın altına elini koymamış, dava şuurundan bi’haber, ortalık toz duman iken köşesine çekilmiş, ganimet paylaşılırken piyasaya çıkmış,
Ok atılırken eğilen, ok geçtikten sonra göğsünü geren tipleri vekil olarak görmek istemiyoruz.
Halk size oyunu gene verir vermesine de, bu halkı peşinden sürükleyecek binlerce insan varken, ne olur cüzdanı kabarık, fildişi kulelerde yaşayanlarla imtihan etmeyin bu halkı…
Kim var diye sorulunca, sağına soluna bakmadan kaçacak delik arayan, bana değmeyen paralel bin yaşasın mantığı ile hareket edenlerden geçilmiyor Ak Parti il binaları…
Bu rezilliğe birileri dur desin yolun başındayken!


Yazarın Diğer Yazıları