Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Dinin esasına taalluk eden temel prensipler, vahye dayanan bütün dinlerde aynıdır. Değişiklikler daha ziyade ibadetler ve beşerî münasebetler konusunda olup, bu değişiklikler, insan topluluklarının tekâmül etmiş olmasının bir sonucudur. 84. âyetten anlaşılacağı üzere İslâm dini, daha önceki peygamberlere gönderilen ve esasa taalluk eden dinî prensipler bakımından kendisine aykırı olmayan bütün hak dinleri kabul eder. Ancak, İslâm dini, ilâhî dinler zincirinin son halkası ve devrinin, insanlığının mânevî, ahlâkî ve içtimaî ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayan yegâne din olduğundan, İslâm geldikten sonra başka bir din tanıyan, bir yol tutan kimsenin bu tutumu ile İslâm’a aykırı davranmış olduğu aşikârdır. Şu halde onun bu dininin ve bu yolunun İslâm dini nezdinde bir geçerliliği olamaz.
Mâide Sûresi 3. âyet-i kerimesinde: “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.”buyurulmuştur.
Bu ve diğer âyetlerden çok net anlıyoruz ki,son din İslâm ve İslâm’ın dışındaki hiç bir din asla kabul edilmeyecektir.Durum bu kadar net olunca da dinler arası diyalog olamaz.Ancak din adamları ve farklı inanç gruplarının kendi aralarında insanlığın problemlerine ortak çözümler bulmaya çalışabilirler.Kendileri ile barış içerisinde olduğumuz,din uğrunda bizimle savaşmayan,bizleri yurtlarımızdan çıkarmayan İslâm dan başka dinlere inanmış olanlarla bir arada olabiliriz.Görüş ve düşüncelerimizi paylaşabilir,hatta onlara iyilikler yapabiliriz.Allah (c.c.) onlara adil davranmamızı da yasaklamamıştır.Kısacası diyalog’u dinler arasında değil,dinlerin mensuplarının arasında yapılması uygundur.
Hz.Adem (a.s.)’dan itibaren gönderilen küçük kitaplar olan, yüz suhuf (sahifeler) ile dört büyük kitabın Allah(c.c.) tarafından gönderildiği, inanmamız gereken bir gerçektir.Her Müslüman da İmanın temel bir şartı olarak bunu kabul eder.Bir önce gönderilen ilâhi kitaplar bir sonra gönderilenle hükmü ortadan kaldırılmış ve bu ilâhi süreç en son Kur’an-ı Ker’im’in son kitap olarak gönderilmesi ile tamamlanmıştır.Allah (c.c.) tarafından gönderilen tüm ilâhi kitaplara inanıyoruz, ancak suhuf olarak gönderilen küçük ilâhi kitaplar ile büyük ilâhi kitaplardan olan Zebur,Tevrat,İncille de amel edemeyiz.Çünkü en son İslâm din olarak gönderilmiştir.İslâm’ın ana kaynağı da Kur’an-ı Kerîm’dir.Kıyamete kadar insanlık için gerekli olan emir ve yasaklar bildirilmiştir.İslâm,Allah (c.c.) tarafından beğenilip tüm insanlığa gönderilmiştir.Gerçek bundan ibarettir.Dileyen kabul eder,dileyen inkar eder.Bu gerçeğin diyalog’u olamaz.
Diyanet İşleri Başkanımız Prof.Dr. Mehmet Görmez,Kazakistan da bulunduğu bir sırada kendilerine Dinler arası diyalog konusu sorulmuş ve cevabı net olmuştur. “Dinler arası diyalog olmaz, din adamları
arasında diyalog olur. Yani iki farklı dinden din adamı oturup örneğin çevre ile ilgili, savaşlarla ilgili bir konuyu görüşebilir, bu diyalogdur. Ancak dinler arası diyalog olmaz.
Dinler birbirine dönüştürülmez, din adamları dünya ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili sorunlarını tartışır.” diyerek çok önemli bir hususta aydınlatıcı bilgiler vermiştir.Bu konudaki aydınlatıcı ,gerçeği yansıtan açıklamasından dolayı, Diyanet İşleri Başkanımız Prof.Dr. Mehmet Görmez bey’e teşekkürler ediyorum.Allah (c.c.) Razı olsun.
Değişmez ve değiştirilemez tek kitap Kuran-ı Kerimdir.Cenab-ı Allah (c.c.);diğer ilâhi kitaplara değiştirilemeyeceği garantisini vermemiş,sadece Kuranı Kerimin değişmeyeceği ve değiştirilemeyeceğinin garantisini vermiştir. Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s)’in Sünnetine uygun olarak hayat yaşamamızı Yüce Rabbim, cümlemize nasip eylesin.Sıhhat ve afiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR