Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Sumud filosu hadisesi sadece İsrail'in saldırganlığını değil; Türkiye'deki gizli Siyonist örgütlenmenin ve kimliklerin nasıl örgütlendiğini de gözler önüne serdi. Filoda görev yapan aktivistler sorgulanırken, İsrail askerlerinin Türkçeyi aksansız konuşmaları, hatta bazılarının Türk pasaportuyla orada bulunması, yıllardır göz ardı ettiğimiz karanlık bir gerçeği bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarptı: Türkiye'de yaşayan, Türk kimliği taşıyan bazı kişiler İsrail ordusuyla, İsrail'in resmî kurumlarıyla doğrudan irtibatlıydı. Yahudi kökenleri nedeniyle Türkiye'den çok İsrail'e aidiyet duyuyor, İsrail'de askerlik yapıyor, Gazze'de silah taşıyor, dünya tarihinde görülmemiş bir soykırıma ortak oluyordu.
Her şey 1492 yılında imzalanan Elhamra Kararnamesi ile başladı. Bu kararname ile İspanya'da yaşayan Yahudiler ziynet eşyalarına el konularak kovuldu. O tarihte İspanya'da 300 bin Yahudi yaşıyordu. Bugün sayıları 40 - 50 bin civarında. Kararın ardından 100 bin Yahudi, Kuzey Afrika'ya kaçtı. Sultan 2. Beyazıt, soykırıma uğrayan Yahudileri topraklarımıza kabul etti. Onlara yurt ve iş verdi. Sefarad Yahudileri Osmanlı İmparatorluğu topraklarında; İstanbul, İzmir, Selanik ve Safed şehirlerine ve civarına yerleştirildi. Bugün Türkiye'deki Yahudilerin % 90'ı ‘Sefarad Yahudi'si denilen bu Yahudileridir.
İşte bu Sefarad Yahudilerinden olan Sabatay Sevi 1626 yılında mesih olduğunu iddia etti. Ancak kendisi şikâyetler üzerinde kadı önüne çıkarılması ve yargılanması sonucu pabucun pahalı olduğunu gördü ve takiye yaparak şehadet getirdi Müslüman olduğunu iddia etti. Bu şekilde mahkemenin yargı sürecinden kurtulurken kendisini takip eden tüm müridlerinin de yani Sefarad Yahudilerinin de aynı şekilde kendisi gibi yapmalarını istedi. İşte bu olay başta Selanik ve İzmir merkezli olmak üzere ülke topraklarımızda Müslüman Türk görünümlü ama kalben fikren Yahudi inancına sahip kripto kimliklerin oluşmasına yol açtı.
Sabetay Sevi, ölmeden önce müritlerine 18 emir bıraktı. Bu emirlerin 16'ncı olanı; "Türklerin adetlerine, onların gözlerini örtmek maksadıyla dikkat edilsin. Ramazan orucunu tatbik için sıkıntı gösterilmesin ve aynı şey Kurban Bayramı için de yapılsın. (Sabetaylar gündüz oruç tutar, iftardan 5 dakika önce Müslümanlara inat açar.) Gözün gördüğü her şey ifa edilmelidir. (Takiye olarak Müslüman Türk gibi görünün) 17'nci emri ise; Müslüman Türklerle nikâh akdedilmesin.”(Evlenilmesin) Sabatay Sevi'nin bu vasiyeti gereğince Sabataist olan tüm Yahudilerin en büyük amacı İslam'la ve Müslümanla savaşmak Anadolu coğrafyasını laikleştirerek seküler kimliğe mahkûm etmek olmuştur.
Ulu Sultan Abdülhamid Han'ı tahttan indiren İttihat Terakki'nin Hareket Ordusu'nda; 700 Selanikli Yahudi'nin oluşturduğu "Gönüllü Musevi Taburu” bulunmaktaydı. Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bu Sabetaylar etkin rol aldılar. Özellikle Mason kimliğiyle önemli noktalarda görev aldılar.
1923'te imzalanan Lozan Protokolü ile 1.200.000 Ortodoks Hristiyan Rum; Anadolu'dan Yunanistan'a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan'dan Türkiye'ye gönderildi. Bunlar Selanikli Sabatay Sevi'nin müritleriydi ve kâğıt üzerinde Türk ve Müslüman görünüyorlardı. Kısaca; İslam'a ve Türk milletine diş bileyen Yahudileri içimize aldık. Mübadele sonrası bunlar İstanbul, İzmir, Mudanya ve Ayvalık'a yerleştirildiler. O yıllarda; Bürokrasi, Ordu ve eğitimdeki boşluk Sabetayistler tarafından doldurulmuştu. Babaları ise ticaretle uğraşıp büyük zenginlik kazandılar. Hem ekonomik yönden hem de hâkim oldukları bürokrasi ile siyasi yönden Türkiye'nin yönetimini belirleyecek seviyeye geldiler. Sabetaylar bu güce ulaşınca, Devletin yönetimine ve milletin dinine karışmaya başladı.
12 Mart askeri muhtırası, 12 Eylül askeri darbesi, 28 Şubat post modern 27 Nisan e-muhtırası da mason patentlidir. 15 Temmuz darbe girişiminin elebaşı Gülen dâhil, FETÖ'yü kuran 23 kişinin 16'sı da masondu. O Masonların tamamı Sabetaydı. Fetullah da anne tarafından Sabetaydır. Laikliği din yapmak isteyen de, hayali irtica tehdidini ortaya atıp milletin dinini yaşamasını engelleyen de bu Sabetaylar 'dır.
Bizim göremediğimizi devletimizin gördüğüne inanıyoruz. Bu Sabatayist gizli Dönmelerin ayakkabı numarasına kadar deşifre edildiğine inanmak istiyoruz. Çünkü eğer düşündüğümüz gibi değilse Eğer bir gün bu ağlar, Türkiye'ye ihanet etmek için harekete geçerse… Kökleri Selanik'te olan, bu kişiler; Ya İsrail'den bir emir alırsa? Bu Türkiye'nin güvenliği açısından hayati bir tehlike haline gelir. İstihbarat birimleririmizin o güne kalmadan gereğini yapacaklarına inanmak istiyoruz.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK