TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderilmiş bulunuyoruz. İnsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünya hayatında imtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadet ve taâtımızı yaparak her zaman kulluk görevimizin farkında olmalıyız.
Âyet-i Kerimelerde: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56) "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” buyrulmuştur. Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s) hadis-i şeriflerinde: "Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan, aciz kimse ise, nefsinin arzularına tâbî olan kimsedir.” (Tirmîzi, Kıyâmet 26; İbn Mâce, Zühd 31.)
Müslümanın her zaman muhasebe şuurunda hareket ederek hayatını yaşaması, ölümden sonrasına yatırım yapması gerektiğini Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) açıkça ifade buyurmuşlardır. "İnsanoğluna beş şeyden hesap sorulmadıkça kıyamet günü hiçbir tarafa hareket etmeyecektir; Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından öğrendiği bilgilerle yaşayıp yaşamadığından.” (Tirmîzi, Kıyâmet 1) buyurmuşlardır.
Her birimiz, her an Nefs Muhasebemizi yapmalıyız. Ölmeden önce ölebilmeli, hayatın bir İmtihan olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. İslam'a uygun yaşantıyı; unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, korunmamız için Allah (c.c.)'a çok duâ etmeliyiz. Nefis Muhasebesini her zaman yapmalı, nefsâni istek ve arzulara boyun eğmemeliyiz. Hz. Ömer (r.a.)'in her akşam: "Bugün Allah (c.c.) Rızası için ne yaptın?” diyerek kendisini hesaba çektiği gibi biz de kendimizi hesaba çekmeli, günahlarımızdan dolayı çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Allah (c.c.)'ın ve Resulü Rol Model Önderimizin emirlerini yerine getirmeli, yasaklamış oldukları haramlardan da kaçınmalıyız.
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Her an, İmtihanda Olduğumuzun Şuur'unda olarak hayatımızı ahlâklı, dürüst olarak, İslâm'a uygun yaşamalıyız. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fakirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ayrılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlardan birisine yakalanmaktan kurtulamaz. Eninde sonunda, erken veya geç herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, başına gelen olumsuzluklara sabrederek, sahip olduğu imkânlara, nimetlere de şükrederek bu dünya hayatını en güzel şekilde değerlendirmelidir.
İnsan için iki temel düşman vardır. Bunlardan ilki içimizdeki nefs, ikincisi ise şeytandır. Salihlere, Muhlislere, Muhsinlere, nefsi emarenin, şeytanın asla zarar veremeyeceği bildirilen İslami hakikatlerdendir. Müslüman; Nefsi emmare, Nefsi Levvame, Nefsi Mülhime aşamalarında kalamaz. Bu aşamalar Müslümanın en büyük düşmanlarından birincisidir. Müslüman en azından nefsi mutmaine derecesinde olmalı, Nefsi Razıyye, kulun Allah'tan, Nefsi Razıyye, Allah'ında kuldan razı olduğu mertebelere erişmek için çalışmalı ve nihayetinde Nefsi Kâmile dercesine erişmeye gayret etmelidir. Kâmil olgun bir Mü'min olarak hayatını yaşayan kişi, dünyaya gönderiliş gayesinin gereği olan imtihanını kazanmış olur.
Bu dünya hayatına imtihan edilmek için gönderildiğimize göre, hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, ibadetleri yapıp haramlardan kaçınarak helaller dairesinde ahlaklı, dürüst kişilik sahibi Mü'minler olmamız, Rabbimizin bizler için emrettiği hususların ana merkezini oluşturmaktadır.
İmtihanda olduğumuzun Şuur'unda olarak; ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek yanlışlardan uzak durmalıyız. Kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz ve bütün insanlık için faydalı olmak için çalışıp, İslâm'a uygun bir hayat yaşayıp dünya imtihanını kazanıp âhirette cennetlere girip mutluluğu ebedi olarak yaşayacak Mü'minlerden olmamız duâsı ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ