Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderilmiş bulunuyoruz. İnsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünya hayatında imtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadet ve taâtımızı yaparak her zaman kulluk görevimizin farkında olmalıyız.
Âyet-i Kerimelerde: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56) "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” buyrulmuştur. Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s) hadis-i şeriflerinde: "Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan, aciz kimse ise, nefsinin arzularına tâbî olan kimsedir.” (Tirmîzi, Kıyâmet 26; İbn Mâce, Zühd 31.)
Müslümanın her zaman muhasebe şuurunda hareket ederek hayatını yaşaması, ölümden sonrasına yatırım yapması gerektiğini Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) açıkça ifade buyurmuşlardır. "İnsanoğluna beş şeyden hesap sorulmadıkça kıyamet günü hiçbir tarafa hareket etmeyecektir; Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından öğrendiği bilgilerle yaşayıp yaşamadığından.” (Tirmîzi, Kıyâmet 1) buyurmuşlardır.
Her birimiz, her an Nefs Muhasebemizi yapmalıyız. Ölmeden önce ölebilmeli, hayatın bir İmtihan olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. İslam'a uygun yaşantıyı; unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, korunmamız için Allah (c.c.)'a çok duâ etmeliyiz. Nefis Muhasebesini her zaman yapmalı, nefsâni istek ve arzulara boyun eğmemeliyiz. Hz. Ömer (r.a.)'in her akşam: "Bugün Allah (c.c.) Rızası için ne yaptın?” diyerek kendisini hesaba çektiği gibi biz de kendimizi hesaba çekmeli, günahlarımızdan dolayı çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Allah (c.c.)'ın ve Resulü Rol Model Önderimizin emirlerini yerine getirmeli, yasaklamış oldukları haramlardan da kaçınmalıyız.
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Her an, İmtihanda Olduğumuzun Şuur'unda olarak hayatımızı ahlâklı, dürüst olarak, İslâm'a uygun yaşamalıyız. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fakirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ayrılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlardan birisine yakalanmaktan kurtulamaz. Eninde sonunda, erken veya geç herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, başına gelen olumsuzluklara sabrederek, sahip olduğu imkânlara, nimetlere de şükrederek bu dünya hayatını en güzel şekilde değerlendirmelidir.
İnsan için iki temel düşman vardır. Bunlardan ilki içimizdeki nefs, ikincisi ise şeytandır. Salihlere, Muhlislere, Muhsinlere, nefsi emarenin, şeytanın asla zarar veremeyeceği bildirilen İslami hakikatlerdendir. Müslüman; Nefsi emmare, Nefsi Levvame, Nefsi Mülhime aşamalarında kalamaz. Bu aşamalar Müslümanın en büyük düşmanlarından birincisidir. Müslüman en azından nefsi mutmaine derecesinde olmalı, Nefsi Razıyye, kulun Allah'tan, Nefsi Razıyye, Allah'ında kuldan razı olduğu mertebelere erişmek için çalışmalı ve nihayetinde Nefsi Kâmile dercesine erişmeye gayret etmelidir. Kâmil olgun bir Mü'min olarak hayatını yaşayan kişi, dünyaya gönderiliş gayesinin gereği olan imtihanını kazanmış olur.
Bu dünya hayatına imtihan edilmek için gönderildiğimize göre, hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, ibadetleri yapıp haramlardan kaçınarak helaller dairesinde ahlaklı, dürüst kişilik sahibi Mü'minler olmamız, Rabbimizin bizler için emrettiği hususların ana merkezini oluşturmaktadır.
İmtihanda olduğumuzun Şuur'unda olarak; ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek yanlışlardan uzak durmalıyız. Kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz ve bütün insanlık için faydalı olmak için çalışıp, İslâm'a uygun bir hayat yaşayıp dünya imtihanını kazanıp âhirette cennetlere girip mutluluğu ebedi olarak yaşayacak Mü'minlerden olmamız duâsı ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR