OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderilmiş bulunuyoruz. İnsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünya hayatında imtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadet ve taâtımızı yaparak her zaman kulluk görevimizin farkında olmalıyız.
Âyet-i Kerimelerde: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56) "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” buyrulmuştur. Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s) hadis-i şeriflerinde: "Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan, aciz kimse ise, nefsinin arzularına tâbî olan kimsedir.” (Tirmîzi, Kıyâmet 26; İbn Mâce, Zühd 31.)
Müslümanın her zaman muhasebe şuurunda hareket ederek hayatını yaşaması, ölümden sonrasına yatırım yapması gerektiğini Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) açıkça ifade buyurmuşlardır. "İnsanoğluna beş şeyden hesap sorulmadıkça kıyamet günü hiçbir tarafa hareket etmeyecektir; Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından öğrendiği bilgilerle yaşayıp yaşamadığından.” (Tirmîzi, Kıyâmet 1) buyurmuşlardır.
Her birimiz, her an Nefs Muhasebemizi yapmalıyız. Ölmeden önce ölebilmeli, hayatın bir İmtihan olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. İslam'a uygun yaşantıyı; unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, korunmamız için Allah (c.c.)'a çok duâ etmeliyiz. Nefis Muhasebesini her zaman yapmalı, nefsâni istek ve arzulara boyun eğmemeliyiz. Hz. Ömer (r.a.)'in her akşam: "Bugün Allah (c.c.) Rızası için ne yaptın?” diyerek kendisini hesaba çektiği gibi biz de kendimizi hesaba çekmeli, günahlarımızdan dolayı çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Allah (c.c.)'ın ve Resulü Rol Model Önderimizin emirlerini yerine getirmeli, yasaklamış oldukları haramlardan da kaçınmalıyız.
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Her an, İmtihanda Olduğumuzun Şuur'unda olarak hayatımızı ahlâklı, dürüst olarak, İslâm'a uygun yaşamalıyız. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fakirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ayrılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlardan birisine yakalanmaktan kurtulamaz. Eninde sonunda, erken veya geç herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, başına gelen olumsuzluklara sabrederek, sahip olduğu imkânlara, nimetlere de şükrederek bu dünya hayatını en güzel şekilde değerlendirmelidir.
İnsan için iki temel düşman vardır. Bunlardan ilki içimizdeki nefs, ikincisi ise şeytandır. Salihlere, Muhlislere, Muhsinlere, nefsi emarenin, şeytanın asla zarar veremeyeceği bildirilen İslami hakikatlerdendir. Müslüman; Nefsi emmare, Nefsi Levvame, Nefsi Mülhime aşamalarında kalamaz. Bu aşamalar Müslümanın en büyük düşmanlarından birincisidir. Müslüman en azından nefsi mutmaine derecesinde olmalı, Nefsi Razıyye, kulun Allah'tan, Nefsi Razıyye, Allah'ında kuldan razı olduğu mertebelere erişmek için çalışmalı ve nihayetinde Nefsi Kâmile dercesine erişmeye gayret etmelidir. Kâmil olgun bir Mü'min olarak hayatını yaşayan kişi, dünyaya gönderiliş gayesinin gereği olan imtihanını kazanmış olur.
Bu dünya hayatına imtihan edilmek için gönderildiğimize göre, hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, ibadetleri yapıp haramlardan kaçınarak helaller dairesinde ahlaklı, dürüst kişilik sahibi Mü'minler olmamız, Rabbimizin bizler için emrettiği hususların ana merkezini oluşturmaktadır.
İmtihanda olduğumuzun Şuur'unda olarak; ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek yanlışlardan uzak durmalıyız. Kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz ve bütün insanlık için faydalı olmak için çalışıp, İslâm'a uygun bir hayat yaşayıp dünya imtihanını kazanıp âhirette cennetlere girip mutluluğu ebedi olarak yaşayacak Mü'minlerden olmamız duâsı ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
YARATILIŞ GAYEMİZ
GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ
YERLİ UZAY TEKNOLOJİLERİNİ SIRTLAYAN GENÇLERİMİZ; GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
ÇOCUK KİTAPLARI ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURMAKTADIR
TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ 24. OLAGAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM