Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
nsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünyaya imtihan için gönderilmiş bulunmaktayız. İmtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadetleri yaparak kulluk görevimizin farkında olmalıyız. Başıboş bırakılmadığımız her halimizin ve davranışımızın, adeta video kameraya çekildiğini unutmamalıyız. Kiramen kâtibin meleklerince her anımızın yazıldığı, yaptığımız işlerin amellerin zerre miktarı da olsa karşımıza Ahiret yurdunda çıkarılacağını her zaman hatırlayıp, güzel ahlâk sahibi olarak yaşamalıyız. Bu dünyaya, başıboş olarak gönderilmeyip, imtihan için gönderildiğimiz gerçeği Kur'an ve Sünnet'te açıkça haber verilmiştir.
İnsan hayatını anlamlı kılan, ona değer katan temel özellik, insanın bir vazife ve sorumluluk varlığı oluşudur. Bu sebeple, vazifelerini ihmal eden ve sorumsuz bir hayat yaşayan insanlar, gerçek anlamda insanlık değerini yitirmiş olurlar. Bu dünyada bir kısım insanlar, insanlığının gereği olan vazifeleri ihmal etmiş ve bunların sorumluluğundan kurtulmuş olabilirler. İlâhî sorumluluktan kurtulmak ve Allah'ın huzurunda hesap vermekten kaçmak hiç kimse için mümkün değildir. Bunun aksini düşünmek, ahlâk nizamını ve bu nizamın temeli olan mutlak adaleti inkâr etmek sonucuna götürür.
Âyet-i Kerîmelerde: "İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!” (Kıyame Sûresi âyet:36) "İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.” (Ankebût Suresi âyet:2-3) "Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü'minun Sûresi âyet:115) "Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.” (İnfitar Sûresi âyet:10-12) "O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” (Zilzal Sûresi âyet:6-8) "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56)
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Her an, imtihanda olduğumuzun şuurunda olarak hayatımızı ahlâklı, dürüst olarak, İslâm'a uygun yaşamalıyız. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fakirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ayrılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlara yakalanmam diyemez. Eninde sonunda, erken veya geç herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, başına gelen olumsuzluklara sabrederek, sahip olduğu imkânlara, nimetlere de şükrederek bu dünya hayatını en güzel şekilde Kur'an ve Sünnet'e uygun olarak değerlendirmelidir.
Bu dünyaya gönderilişimizin bir gayesi vardır. İmtihan için gönderildik. Başıboş bırakılmadık. Her yaptığımızdan dolayı hesaba çekileceğiz. Yaptığımız iyilik ve kötülüklerin zerre miktarının da kayıt altına alındığını hiçbir zaman unutmamamız gerekir. Hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, helâller dairesinde emredilenleri yapıp, yasaklar, haramlardan kaçınıp, güzel ahlâk sahibi olmamız gerekir. Rabbimiz; gerçek anlamda Mü'minlerden olmamızı emretmektedir. Âhiret yurdunda, mahcup olmak istemiyorsak, hayatımızı İslâm'a uygun yaşamamız gerekmektedir.
Başıboş bırakılmadığımız, imtihanda olduğumuz şuur'unda olarak; ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek yanlışlardan uzak durup, kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz ve bütün insanlık için faydalı olmaya çalışmalıyız. İslâm'a uygun olarak bir hayatı yaşamamız sonucu, dünya imtihanımızı kazanıp, ebedi hayatta kurtuluşa ermeliyiz.
İmanımızın gereği, güzel güzel Salih amelleri işleyip, kötülüklerden uzak durarak, başıboş yaratılmadığımız şuurunda hareket eden, Allah (c.c.)'ın Rızasını kazananlardan olmamız duası ile sıhhat ve âfiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR