Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bir çok âyet-i kerimede, geçmişte yaşamış insanlarla ilgili olarak Kıssaların anlatıldığını öğrenmekteyiz. Bu kıssaların anlatılmalarının temel gayesi, geçmişte yapılan yanlışlara düşmememiz ve gerekli ibretleri alarak hayatımızı İslam’a uygun yaşamamız için haberdar edildiğimizi çok net olarak anlamaktayız. Kıssalarda; Allah (c.c.) ve Resulleri’nin emrettiklerine uymayan ve yasakladıklarından da kaçınmayan, haddi aşanların akıbetlerinin helâk ile sonuçlandığını, bunun Sünnetullah gereği kaçınılmaz olduğunu öğüdü verilmektedir. Ümmet-i Muhammed her ne kadar toplu olarak helak olmayacaksa da, bölgesel, gruplar v.b. şekilde helâkten olmaktan da uzak değildirler. O’nun içindir ki gerekli dersleri alıp, helâkle sonuçlanacak tutum ve davranışlardan kaçınmamamız gerekmektedir.
“Nitekim, onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebût Sûresi âyet:40) buyrulmuştur.
İnsan;Allah (c.c.)’a gerçek anlamda kulluk yapması için yaratılmıştır. Yüce Allah (c.c.), Kulluk görevinin neler olduğunu öğretmek için her kavme, topluluğa, kısacası insanlığa Peygamberler göndermiştir. Peygamberlerin bildirdikleri emirleri yerine getirip, yasakladıklarından kaçınanlar kurtuluşa ererken, karşı çıkanlar, isyan edenler, dinlemeyenler, inkar edenlerde helâk olmuşlardır. Ad kavmi, Semûd Kavmi, Medyen Halkı , Lut Kavmi v.b. bir çok helâk olan kavmi Kurandan öğrenmekteyiz.
Âyetlerde; “Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar. Karun'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da (helâk ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.” (Ankebût Sûresi âyet:38,39) buyrulmuştur.
Bu hususta bir çok âyet-i kerime vardır. Biz ibretlik olması bakımından bir kaçını zikretmiş olduk. Allah(c.c.)’ın koyduğu kanunlarında, Sünnetullah da bir değişiklik olmaz. Bütün gönderilen Peygamberler, Allah (c.c.)’ın Varlığını birliğini, eşi benzeri olmadığı gerçeğini tek oluşunu açıkça bildirmişlerdir. Ayrıca, Allah (c.c.)’ın kendilerini Peygamber, elçi olarak görevlendirdiğini haber vermişlerdir.
Bu gerçekleri duymalarına rağmen kimileri Şirk içinde hayatını yaşamış, kimileri gerçeklere kulaklarını tıkamış, kimileri kendilerini güçlü kuvvetli görmüş , Küfür, Tekzip, Vahiy ve Peygamberlerle alay etmek, Mucizleri inkar v.b. bir çok olumsuz davranış sergiledikleri ve sonucunda da emirlere uymayıp, yasaklardan da kaçınmayanlara gereken cezaların verildiğini, helâk edildiklerini öğrenmekteyiz.
Kuran-ı Kerimde, helâk olan kavimlerin sebepsiz yere değil, kendi iradeleri sonucundaki davranışları ve inkarları sebebiyle helâk oldukları ifade edilmektedir. Âyet-i Kerimelerde: “Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez.”(Ali İmran âyet:182) “Halkı iyi olduğu halde Rabbin, haksızlıkla memleketleri helâk etmez.” (Hud Sûresi âyet:117) buyrulmuştur. Bu ve benzeri âyetlerden anlaşılan, kavimlerin helâk olmalarının sebebi, yaşantılarına kötülükler hakim olduğu içindir. Genel olarak ifade edersek İtikadi ve ameli sebeplerdeki bozuklukları sonucu kavimlerin helâk edildiklerini öğrenmekteyiz. Şirk en büyük zulumdür. Yüce Yaratıcı Şirk koşulmasını asla kabul etmez . Ameli noktalardaki yanlışlardan toplumların vazgeçmesi, tevbe etmeleri istenir, buna rağmen günahta ,isyanda israrcı olanlara İlâhi ceza kaçınılmaz olur.
Kur’an-ı Kerimde: “Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi! “ (Ankebût Sûresi âyet:41) buyrulmuştur.
Allah’tan başkasını dost edinerek kendilerine destek arayanların durumu, âyette örümceğe benzetilmiştir. Âyette özlü olarak ifade edildiği üzere, örümcek bütün bütün evsiz değildir, kendine bir yuva edinir; fakat örümcek yuvasının çürüklüğü meşhur meseldir. İşte örümceğin edindiği yuva ne kadar zayıfsa, Allah’tan başkasının destek ve himayesine güvenenlerin tutamağı da öylesine çürüktür.
Kur’an-ı Kerimde anlatılan Kıssalardan gerekli öğütleri alıp, hayatımızı İslâm’a uygun olarak yaşayanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR