TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Müslümanların faydasına, İnsanlığın hizmet ve yararına vesile olan her amel hayırlıdır. Sadaka-i Cariye; yapılan hayır ve hasenatın, devamlılık arz etmesi, kalıcılık yönünden makbul olan amellerdir. Bu makbul amellere sebep olanların hayrının sürekliliğini sağlayan ölmez eserlerdir.
“Ey iman edenler! Rükû edin; secdeye kapanın; Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac Sûresi âyet:77)
Bu âyet-i kerimenin son kısmında, Vakfa işaret olunduğundan, İslâm’ın ve insanlığın hizmetine bir çok vakıflar tesis edilmiş ve menfaati topluma sunulmuştur. Vakfın temeli bizzat Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) tarafından atılmış sosyal bir yardım kurumudur.
Manevi dokunulmazlık hükmünü taşıyan vakıf bir mal, vakfiyesinde belirlenen şartların dışında kullanılamadığı gibi, bu mallara miras da olunamaz. Asırlardır hem Müslümanlara, hem de bütün insanlığa hizmet etmiş olan Vakıflar, ecdadımızın madde ve mana birliğinin, İmân ve güzel ahlâk beraberliğinin sağlam sembolleridir.
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet olunan bir hadis-i şerife göre, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Bir insan öldükten sonra ameli (amelinin sevabı) kesilir (amel defteri kapanır).Yalnız şu üç şeyin sevabı devam eder: 1- Sadak-i Cariye, 2-Kendisinden faydalanılan ve yararı sürekli olan ilim, 3-Ölenin arkasından kendisine duâ eden hayırlı bir evlât” (Riyazü’s Salihîn,c.3, No. 1412)
Bir Müslüman’ın toplumun hayrına olan ve kendisinden istifade edilen herhangi bir eseri bulunduğu sürece amel defteri açık kalacağı için sürekli sevap kazanması çok önemlidir. Bu önemi çok iyi kavramamız gerekir. Maddi imkânımız iyi ise kalıcı vakıf eserler yaptırmalı, evlâdımız varsa en güzel bir şekilde ahlâklı, dürüst olarak yetiştirmeli ve İlmimiz varsa, bir nevi İlmin zekâtı olarak insanların faydalanması için yazmalı, eserler bırakmalıyız. Bu güzelliklere sahip olanlar ölseler de sevap almaya devam ettikleri için bir nevi yaşamaktadırlar. Bu güzellikler her birimizin arzu ettiği, yarıştığı hususlar olmalıdır. Bu anlamda Müslüman’ın eseri bir nevi ikinci ömrü gibidir. Hz. Ali (r.a.)’ın şu güzel ifadesi bu hususu çok güzel özetlemektedir:” Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız”
Hayır ve hasenat; Allah (c.c.) Rızası için yapılan, kişiyi kurtuluşa götüren işlerdir. Yapılan eserler devam ettiği, kendisinden faydalanıldığı sürece, sahibi yaşıyorcasına, işlenen, yapılan her hayırlı amelden sevap kazanacaktır. Müslümanlar tarih boyunca Sadak-i Cariye bir çok eserler yapmışlardır. Ecdadımız, Allah (c.c.) Rızası için; bir çok Medrese, Okul, Cami, Çeşme, Han, Hamam, Hasta hane v.b. eserler yaptırıp insanlığın hizmetine sunmuşlardır. Ayrıca Müspet ve dini ilimler alanında çok önemli eserler yazmışlar, kendilerine hayır duâlar edecek evlâtlar yetiştirmişlerdir. Bütün bu güzelliklerin kalıcı ve devamlı olması için, hayırlı nesiller yetiştirecek hayır kurumları kurmuşlardır.
Konyamızın Manevi Mimarlarından olan Hadimi Merhum; bir beytin de, bu hususu çok güzel ifade etmişlerdir.
“Kâmil odur ki; koya arkasında bir eser,
Eseri olmayanın, yerinde yeller eser.”
Her işimizi Allah (c.c.) Rızası için yapmak için çalışıp gayret gösterenlerden olmamız duâsı ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ