OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Malumunuz Kuran-ı Kerim Cenab-ı Allah (c.c.) tarafından Cebrail (a.s.) aracılığı ile Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)' e ilk olarak Ramazan ayı içerisinde bulunan Kadir gecesinde vahye dilmiştir. Ramazan-ı Şerifin mağfiret günlerinde bulunmaktayız. Bu çok özel ve güzel günleri çok iyi değerlendirerek, hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerîm’e sarılarak hayatımızı yaşamalıyız.
Âyet-i Kerimede: ”Biz, Kur’andan öyle bir şey indiriyoruz ki O, Mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” ( İsra Sûresi âyet: 82) buyrulmuştur.
Mü’min, Kur’an’dan feyz almasını bildiği için, bu maksatla Okumakta, dinlemekte ve yaşayışını O’na uygun olarak emirleri yapıp, yasaklananlardan da kaçınmaktadır. Bu güzel ve olumlu yaklaşım sonucu, bu özelliklerle dop dolu olan Mü’min’in kendisine Kur’anı Kerim âyetleri şifa ve rahmet olmaktadır. Mü’mine şifa olmasına karşılık, Zalimin hüsranının artması, O’nun Kur’andan uzak durması, kendisi ile Kur’an arasına mesafe koyup, düşmanlık yapması sebebiyledir. Nasıl ki Doktorun yazdığı ilacı hasta kullanmaz da sonucunda hastalığı artarsa, zaliminde hüsranının artması, ilaçtan uzak duran hastanın durumu gibi, Kur’andan uzak durması, hüsranının artmasına vesile olmaktadır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz Kuran'a göre hayatımızı yaşamamız konusunda şöyle buyurmaktadır: "Kuran, maddi ve manevî bunalımların en hayırlı şifa kaynağıdır" "Kuran'a sarılınız. O'nu hayat rehberi tanıyınız. Çünkü O, Allah'ın kelâmıdır".
Ramazan-ı Şerifin bereketi, güzelliği ile birlikte Müslümanların ibadetlerindeki artış, Kuran’ın doğum ayının doğru anlaşıldığını göstermektir. Bu anlayış kulluk görevlerimizin zirveye çıkmasına da sebep olmaktadır. Ramazan dışındaki zamanlarda ibadetleri noksan olan, davranışlarındaki olumsuzlukları fazla olanlar, bu mübarek ay ile birlikte asli görevlerimizden olan kulluk bilincine gerçek anlamda kavuştuklarını her birimiz çevremizden gözlemlemekteyiz. Ramazan-ı Şerifte kazanılan güzel alışkanlıklar Ramazan dışındaki aylarda da devam etmelidir. Nefsimize ve şeytanların vesveselerine dur diyebilmeliyiz. Akıl nimetimiz sayesinde imanımızı güçlendirerek taklidi imandan tahkiki imana ulaşmalıyız. Kısacası nefis muhasebemizi yapmalıyız. Ramazanda Kuran-ı Kerim tilaveti, hatimler doruk noktaya çıkmakta, ibadetlerimiz artmakta, yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örnekleri sergilenmektedir. Bu özelliklerimizin her zaman aynı anlayışta devamını sağlamalıyız.
Kuran-ı Kerim’in doğduğu Ramazan-ı şerifte tuttuğumuz oruç, ruhun doyurulması için bedenin aç bırakılması halidir. Oruçla ruh doyurulur, beden terbiye edilir. Yeme, içme, şehevi istek ve arzuların etki alanından kurtularak arzu edilen konuma oruç ile ulaşmaktayız.
Ramazan-ı şerifi, Kur’an ay’ı olarak bilip, hayatımızı Kur’an ile yeniden inşa etmeliyiz. Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.s.):”Sizin en hayırlınız Kur’an’ı Öğrenen ve Öğretenlerinizdir.” buyurmuşlardır. Kur’an’ı Okumalı, anlamalı, tercüme, meal, tefsirinden öğrenmeli ve bu öğrendiklerimizi de hayatımıza hakim kılmalıyız. Bu özelliklere sahip olursak, arzu edilen İman’a ulaşırız. Ramazan-ı Şerifi özü itibariyle kavramalıyız. Allah (c.c.)’ dan gelen ilahi mesajı iyi anlamalı ve o ilahi mesaja uygun yaşamalıyız. Bu ilahi mesajda insanoğlunun iki cihanda kurtuluşa ermesine vesile olacak emir ve yasaklar bulunmaktadır.
İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. Nasıl ki bedenin yaşaması için yemeye, içmeye v.b. ihtiyacı varsa, bunun gibi ruhun da gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası da tam anlamıyla Allah (c.c.)’ın rızasına uygun işler yapıp, yasakladığı fiillerden uzak durmakla mümkündür. Bu mübarek ramazan ayında ruhumuzu da manevi olarak arzulanan şekilde besleyelim. Bedenimizi imsak ve iftar arasında yeme, içme, şehevi istek ve arzularımızdan uzak tutarak arındıralım. Bu nimetlerin ne kadar önemli olduğunu anlayıp, şükretmeye devam edelim. Oruç; sabrı, dayanıklılığı, başkalarını düşünmeyi, nimetlerin önemini, yardımlaşmayı (zekat, fitre) v.b. birçok hususu yeniden hatırlatmakta ve gündemimize getirmektedir.
Cenab-ı Allah (c.c.), Kuran’ı Kerimi okuyan, anlayan ve anladığı ile amel eden Müslümanlardan olmamızı nasip eylesin. Kuran, gönüllerimizin baharı, kalplerimizin şifası, hayat yolumuzun nuru, kabirlerimizin aydınlığı ve rahmete gark olmamızın vesilesi olsun. Sıhhat ve afiyetler dilerim.
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
YARATILIŞ GAYEMİZ
GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ
YERLİ UZAY TEKNOLOJİLERİNİ SIRTLAYAN GENÇLERİMİZ; GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
ÇOCUK KİTAPLARI ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURMAKTADIR
TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ 24. OLAGAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM