ARINMA ZAMANI
Konya’dan bir Erdoğan geçti
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Galibiyet Yok Ümitler de Bitti
Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
Suriye çadır kent sorunu
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bizi biz yapan, sahip olduğumuz değerler ve maziden aldığımız güç.
Bu değerleri din, örf-adet ve insani duygularla açıklayabiliriz. Bunlar bize doğuştan verildiği gibi sonradan da kazanıyoruz.
Ve tabi bu değerlerin dinamit mesabesinde karşılıkları da var. Fitne, özenti, batınî akımlar bunlardan birkaçı.
Belki önemsiz gibi görünür ama özenti, hem ferdî hem de milletsel manada en yıkıcı unsurlardan biri. Bilime, sanata, keşiflere vb. unsurlara özenti duyarsınız, gıpta edersiniz veya edinirsiniz bu gelişmeler nerede zuhur ediyorsa.
Ama kopyalayamayacağımız onlarca aykırılık da söz konusu. Bunlardan biri de; gün veya hafta kutlamaları. Daha bariz bir örnek verecek olursak; noel yortusu !
Ne dini, ne de milli değerlerimizde yeri olmayan noel yortusunu kutlamak bize nasıl bu kadar hoş geliyor anlam veremiyoruz. Hristiyanlar için kutsal olan bir günü (muharref) biz nasıl oluyor da sahipleniyoruz ?!
Türk-İslam kültüründen zerre etkilenmeyenler, hatta her seferinde haçlı zihniyetlerini ortaya koyanlara olan bu hayranlığımız bizi nereye götürür, kestirmek zor değil.
Müslüman'ın idrak edeceği iki bayram var; Ramazan ve Kurban. Niye ithal bayram edinmeye çalışıyoruz ? Niye kendi değerlerimize sahip çıkmak yerine özenti çukurunda debeleniyoruz ?!
Avrupa diye diye mukaddesatımızı unutacağız bu gidişle.
Ömer BERBER'in 1981'de kaleme aldığı şiir ne güzel anlatıyor durumumuzu.
Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum? Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.
Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yılbaşına! Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!
Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar. Gördüm ki, Noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.
Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete. Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed'e ne Mehmed'e.
Ey Âlem-i İslâm'ın baş tacı, büyük Türkiye! Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!
Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası, Kiminin maymunu var, kiminin "Noel babası!”
Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter. Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.
Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde. Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.
İslâmdır bu vatanın dini, kitabı Kur'an'dır. Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurbandır.
Kalamaz bu böyle Fatihin, Yavuzun diyarı, Noel kutlamada, geçerek hiristiyanları.
Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle,
Çanakkale'de şehidlerim kefensiz yatıyor!.. Sakarya'nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..
Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların. Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.
Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım. Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!
İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda. Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.
Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete… İslâm'a gelsin milletim son versin şu zillete. Ömer BERBER Aralık 1981
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAPILMA DÜNYANIN CAZİBESİNE !