Turizm Bölgelerindeki Fahiş Fiyatlar Ayağımıza Sıkıyor
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
SEN SENİ BİL SEN SENİ
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
Özbekistan’da 30 Haziran “Yoshlar kuni” “Gençler Günü”: Devlet Başkanından Samimi, Tarihi ve Ufuk Açıcı Mesajlar
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
Etliekmek Zamları Kime Rağmen?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Bazen bir hikâye, bir deyim ya da atasözü, bize öyle çok mesaj verir ki yapmamız gereken tek şey hep başkaları acısından olayları yorumlamak yerine, üzerimize alınmak, bu haftaki yazıya güzel ve manidar bir hikaye ile başlayalım:
Berber, sokakta oynayan çocuklardan birini çağırdı ve o gelince cebinden biri beş milyonluk, öteki beş yüz binlik iki banknot çıkardı, çocuğa uzattı. Berber, saçlarını kestiği iş adamının kulağına eğilerek yavaş bir sesle, çocuğun aptallığını izlemesini söyledi. Sonra da çocuğa döndü;
-Bu iki paradan hangisini istiyorsan alabilirsin, Ali dedi.
Çocuk, her iki banknota da dalgın dalgın baktıktan sonra beş yüz binlik banknotu bir çırpıda kaptı ve hızla dükkândan fırladı, arkadaşlarının yanına koştu. Berber, müşterisi iş adamına döndü.
-Daha önce de söylemiştim bu çocuğun ne kadar aptal olduğunu. İşte şimdi de gözlerinizle gördünüz onun aptallığını.
Saçının kesilmesi bittikten sonra iş adamı berber dükkanından çıktı ve biraz ileride arkadaşlarıyla oynamakta olan Ali´nin yanına gitti. Ve ona, neden beş milyonluk banknotu değil de beş yüz binlik banknotu aldığını sordu. Çocuk, hiç de aptalca olmayan bir ifadeyle iş adamın yüzüne baktı ve hafifçe gülümsedi:
-Bu oyunu bende çok seviyorum. Beş milyonluğu alırsam, oyun biter.
Oyunu kuralına göre oynamalı, çok ciddiye almadan bize uzatılana razı gelmeliyiz ki, elimizdeki de uçup gitmesin. Geçici oluşundan bu denli emin olduğumuz dünya hayatı için olağan üstü hırs, aslında tüm dünya hayatı ahiret için bir numune, doyumluk değil tadımlık.
Fazlaca dikkate aldığımız her şey kendi içinde bir oyun aslında. Mevkiler, makamlar, statüler bu dünya için oldukça mana ifade ederken, ahirete herkes eşit bir geçiş yapacak, iyi ki de öyle olacak. İyi bir kariyer olan birinin yanına girdiniz, size ayağa kalkma lütfun da bulunamadı, daha sonra filanca bey geldi hemen ayağa kalktı, yoğun bir ilgi, ona şunu fısıldayın; Statüler bu dünya için!
Elbette makamlar mevkilere bir saygı duyulmalı, lakin ilgi ve alaka göstermek için insan olmak yetmeli çoğu zaman.
Bu bir oyun ve kimine iyi bir kıdem verilmiş, kimine verilmemiş. Dikkat edin elinizden giderse statünüz sadece insan olmakla yüzleşirsiniz. Ve bunda da zorlanabilirsiniz.
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAVRAMLARI DOĞRU KULLANMAK