Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Altın Piyasalarındaki Gürültü Döviz Piyasalarını Tehdit Ediyor
Avrupa Hayalinden Ligde Kalsak Tedirginliğine
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
YIKIM
Bir Gol, Bir Puan, Bir Şans, Bir Umut
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
SAVAŞIN BARONLARI
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Bazen bir hikâye, bir deyim ya da atasözü, bize öyle çok mesaj verir ki yapmamız gereken tek şey hep başkaları acısından olayları yorumlamak yerine, üzerimize alınmak, bu haftaki yazıya güzel ve manidar bir hikaye ile başlayalım:
Berber, sokakta oynayan çocuklardan birini çağırdı ve o gelince cebinden biri beş milyonluk, öteki beş yüz binlik iki banknot çıkardı, çocuğa uzattı. Berber, saçlarını kestiği iş adamının kulağına eğilerek yavaş bir sesle, çocuğun aptallığını izlemesini söyledi. Sonra da çocuğa döndü;
-Bu iki paradan hangisini istiyorsan alabilirsin, Ali dedi.
Çocuk, her iki banknota da dalgın dalgın baktıktan sonra beş yüz binlik banknotu bir çırpıda kaptı ve hızla dükkândan fırladı, arkadaşlarının yanına koştu. Berber, müşterisi iş adamına döndü.
-Daha önce de söylemiştim bu çocuğun ne kadar aptal olduğunu. İşte şimdi de gözlerinizle gördünüz onun aptallığını.
Saçının kesilmesi bittikten sonra iş adamı berber dükkanından çıktı ve biraz ileride arkadaşlarıyla oynamakta olan Ali´nin yanına gitti. Ve ona, neden beş milyonluk banknotu değil de beş yüz binlik banknotu aldığını sordu. Çocuk, hiç de aptalca olmayan bir ifadeyle iş adamın yüzüne baktı ve hafifçe gülümsedi:
-Bu oyunu bende çok seviyorum. Beş milyonluğu alırsam, oyun biter.
Oyunu kuralına göre oynamalı, çok ciddiye almadan bize uzatılana razı gelmeliyiz ki, elimizdeki de uçup gitmesin. Geçici oluşundan bu denli emin olduğumuz dünya hayatı için olağan üstü hırs, aslında tüm dünya hayatı ahiret için bir numune, doyumluk değil tadımlık.
Fazlaca dikkate aldığımız her şey kendi içinde bir oyun aslında. Mevkiler, makamlar, statüler bu dünya için oldukça mana ifade ederken, ahirete herkes eşit bir geçiş yapacak, iyi ki de öyle olacak. İyi bir kariyer olan birinin yanına girdiniz, size ayağa kalkma lütfun da bulunamadı, daha sonra filanca bey geldi hemen ayağa kalktı, yoğun bir ilgi, ona şunu fısıldayın; Statüler bu dünya için!
Elbette makamlar mevkilere bir saygı duyulmalı, lakin ilgi ve alaka göstermek için insan olmak yetmeli çoğu zaman.
Bu bir oyun ve kimine iyi bir kıdem verilmiş, kimine verilmemiş. Dikkat edin elinizden giderse statünüz sadece insan olmakla yüzleşirsiniz. Ve bunda da zorlanabilirsiniz.
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAVRAMLARI DOĞRU KULLANMAK