PARMAĞINDAKİ SEN

Her insan parmağında imzası ile doğar; milyarların arasındaki biricikliğinin deliyle.
    Yaradan'ın her kuluna;” benim için özelsin, kendini bil , farkına var, ruhundaki benzersiz nakışları da sen imza at hayata” demesidir bu.
    Beyşehir'de Eşrefoğlu Camii'ne her gittiğimde minbere takılır gözlerim. Kündekâri sanatının sunumuna hayran, sert odunun hiç çivi kullanmadan nasıl böyle kıvrımlara kavuşturulup , birbirine bend olduğuna şaşarım. Ustasının ruhundaki imzasıdır bu.
    Güzel olan bir camiye, köprüye, yola, bir dantele ,nakışa , resime baktığımda;” yok derim, yapan iş yapmamış ibadet etmiş, aşk gibi çalışmış”.
    Beşinci nesil milli muharip uçağı Kaan'ın uçuş denemeleri yapılırken hissettiğim tam buydu, uçuş ekibi aşkla koşuyordu.
    Artık sadece atalarımızla övünmeyi bıraktık ,parmaklarımızdaki kendi imzalarımızı hayata atmaya başladık. Yeni yollar, tüneller ,havaalanları, sualtı trenler, gökyüzünün süsü Siha- İHA- Kaan, yolların süsü TOOG …
    Bir zaman  beyinlerinize, ruhlarımıza kitaplar, filmler, TV ler kanalıyla işlenen bir düşünce vardı;” bizden bir şey olmaz, bilim üstünlüğü onlarda, biz dinimize bağlı olduğumuz için ilerleyemiyoruz, bilimin üstünlüğünü kabul etmeliyiz.”
    Son yıllarda bilimi savunan batının aslında kendi çıkarlarına göre yazdıkları dinin tüm argümanlarına hatta sapkınlığa varan ideolojilerine sımsıkı bağlı olduğunu ve tüm yaptıklarına bahane ettiğini tüm dünya gördü. Pedofiliyi, nice sapkınlıklarını, dünyayı kana bulayışlarını  hep kendi azgın nefislerin ürettikleri dine bağladıklarını gördük.
    Onların savaştıkları Allah'ın insanlara seçtiği din islam .Güzelliğin imzası, fıtratın imzası, izzetin imzası, hepimizin ilk ağızdan Resulullah'tan tekrar öğrenmeye mecbur olduğumuz güzellik…
    Şimdi dünya değişiyor; farkındalıklar değişiyor. İnsan fıtratına, kimliğine, ilk imzasına dönüyor. Çok güzel imzalara, çok güzel günlere, müjdelere şahit olacağız….
 

Yazarın Diğer Yazıları