DOLAR
43,17
EURO
50,30
STERLİN
58,20
GRAM
6.453,28
ÇEYREK
10.607,78
YARIM ALTIN
21.111,99
CUMHURİYET ALTINI
42.090,87
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
13 Ocak 2026 Salı günü yayınlandı

Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”

Kim ne yaparsa yapsın, kim hangi teoriyi savunursa savunsun, kim hangi yönetim biçimini yere göğe sığdıramazsa sığdıramasın…
Tarihin şaşmaz bir hükmü vardır: Bir milletin kaderini yine o millet belirler.

Bugün dünya gündeminde Amerika Birleşik Devletleri'nin zorbalıkları var. Uluslararası hukuku tanımayan, kuralı yalnızca kendi menfaati için hatırlayan bir siyasi akıl iş başında. Venezuela'dan sonra Grönland hakkında söylenenler yenilir yutulur cinsten değil. ABD Başkanı Trump, açık açık "öyle ya da böyle Grönland'ı alacağız” diyebiliyor. Bu, modern çağın cilalanmış sömürgeciliğidir. Maskesiz, filtresiz.

İran'a gelince…
İran halkı uzun süredir ağır bir ekonomik bunalım içinde. Bunun sebebi gizli saklı değil. İsrail–Amerika ekseni, İran'a yıllardır nefes aldırmıyor. Ambargolar sadece son yaşanan 12 günlük savaşla ilgili değil; onlarca yıldır süren sistematik bir kuşatma söz konusu.
İran, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olmasına rağmen bu zenginlik halka yansımıyor. Bu da doğal olarak halkın tepkisini artırıyor.

Ancak İran halkının bugüne kadar gösterdiği bir şey var: sabır ve akıl.
Onlarca yıldır, her türlü baskıya rağmen ülkelerinin yanında durdular. Eğer bugün yönetimden memnun değillerse, bunu değiştirecek irade yine kendilerindedir. Evet, mezhep endeksli dini liderlik sistemi ayrı bir tartışma konusudur; ancak hükümetleri değiştirecek anahtar hâlâ halkın elindedir. Bu da göz ardı edilmemelidir.

İran halkının şuna da dikkatle bakması gerekiyor:
"Özgürlük getireceğiz” diyenler bugüne kadar hangi ülkeye özgürlük götürdü?
"Refah getireceğiz” diyenler hangi coğrafyayı zengin etti?

Afganistan ortada.
Irak hafızalarda hâlâ capcanlı. Saddam dönemiyle bugünkü Irak'ı kıyaslamak için derin analizlere gerek yok. Libya'ya bakalım. Libyalılar bugün Muammer Kaddafi'yi arıyor. Ülke parçalanmış, düzen dağılmış, umut tükenmiş durumda.

Kaddafi'nin kızı Ayşe Kaddafi'nin dün söylediği söz ibretliktir:
"Daha büyük zenginlik getirecekler diye silah sanayimizi durdurmamızı istediler. Durdurduk. Ardından NATO müdahalesi geldi. Ülkemiz paramparça oldu.”
Ne özgürlük geldi Libya'ya ne refah ne de huzur.”

Bugün İran'da "özgürlük” diye sunulan görüntülere bakın. Miting alanı da bir  kadının soyunması üzerinden dünyaya mesaj veriliyor. Bunun adına özgürlük deniliyor. Oysa özgürlük; bir toplumun kendi iradesiyle, kendi değerleriyle, kendi geleceğine sahip çıkmasıdır.

Türkiye'den bazı sanatçı müsveddeleri de her zamanki gibi sahne aldı. Kim olduklarını biliyoruz. Kimin değirmenine su taşıdıklarını da.

İran karışırsa ne olur, hiç düşündünüz mü?
Irak'a müdahale edildi, Iraklılar Türkiye'ye geldi.
Suriye karıştırıldı, Suriyeliler Türkiye'ye geldi.
İran'da benzer bir senaryo yaşanırsa, adres yine Türkiye olacak. Fatura yine bize çıkacak. Üstelik İran'dan sonraki hedefin Türkiye olacağı da unutulmamalıdır. Bugün; " Free İran” diye slogan atan sözde sanatçılar yarın "İranlılar dışarı” diye bağıracak. 

Atalar boşuna dememiş: "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit.”diye…
Bugün İran'a yapılanlar, yarın Türkiye'ye ya da başka ülkelere yapılmak istenebilir. İran'ın direnci sadece İran'ın meselesi değildir; bölge meselesidir. Gülben'e, Hadise'ye, Ebru'ya soruyorum; "Sizin coğrafyanız kaçtı, tarih okudunuz mu, vatan ne demektir  biliyor musunuz?”

Bence bazılarına ‘sanatçı' denilmemeli. Sanatçı olmak için diploma, sertifika gibi bir şey alınmalı. Bir ‘çı' olmuşlar ama ‘sanatçı' olmadıkları kesin.

Son söz şudur:
Bir ülkenin özgürlüğü, dışarıdan ihraç edilmez.
Ne Amerika ne Batı, herhangi bir millete gerçek özgürlük getirebilir.
Eğer İran'da bir değişim olacaksa, bu yalnızca İran halkının iradesiyle olur.
Kimsenin buna müdahale etmeye hakkı yoktur.

Aklımızı başımıza almamız gereken bir dönemden geçiyoruz.
Tarih, gaflete düşenleri  affetmez.

Yazarın Diğer Yazıları