İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Dolarizasyonun Enflasyon Üzerindeki Etkisi Zayıflıyor
BESLENME ÇANTASI
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
Hz. Yusuf Kıssası ve Epstein Cemaati
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
“Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?”
Dünya devini farklı yenen lideri devirdik
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
TARİHTEN GÜNÜMÜZE MERHAMETSİZ TEKFİRCİ HARİCİLİĞİN MODERN ADI TAĞUTÇULUK
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Kalbe Misafir Olmayı Bilmek
Suriye çadır kent sorunu
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Gerek spor kuruluşlarında gerekse bürokraside aldığımız görevler sırasında, farklı sektörlerde Konya adına sorumluluk almak isteyenler bizden talepte bulunduklarında, ülke genelinde sahip olduğumuz etkileşimden faydalanarak kendilerine her türlü katkıyı yapmaya çalıştık. Ayrıca görev aldığımız alanlardaki kuruluşların aylık, yıllık toplantılarının şehrimizde yapılmasına özen gösterdik. Çünkü biz bu şehrin bir evladı olarak Konya ile anıldık ve Konyalı Baykan olarak bilindik.
Bu cümleden olmak üzere TSYD Genel Merkezi, Yönetim Kurulu Üyesi sevgili dostum Recep Çınar'ın daveti ile bir yönetim kurulu toplantısını Konya'da gerçekleştiriyordu.
Vakit Ramazan vakti olması nedeniyle Sille'de bir iftar yemeği düzenleyip Konya ekibi olarak misafirlerimizi ağırlayacaktık.
Hoş siz seferilik deyin, biz de evet öyle diyelim; katılımcılarımızdan pek niyetli olmayıp daha çok iyi niyetli olanlar olsa da Bektaşi misali iftar sofrası sevabından mahrum olmamanın önemli bir ayrıntı olduğu bilinci ile ezanı beklemeye başladık. Menü Konya menüsü ve oruçlu olan olmayan herkes mecburen vaktin girmesini beklerken bizim Avni ağabey yine yaptı yapacağını ve ezan "Allahüekber” deyip çorbalara kaşıklar uzanırken misafir kafilenin tek oruçlusu ağabeyimize…
— Dur başkan, dedi.
Hepimiz bir taraftan orucumuzu açarken bir taraftan şaşkın bir şekilde bakınmaya başladık!
— Ne oldu Avni abi?
— Sen oruca nerede niyetlendin?
— Sahuru İstanbul'da yaptım, oruçlu ağzımızla sabah uçağı ile de Konya'ya geldik!
Tamam işte, dedi Avni ağabey; oruca nerede niyetlendiysen iftarı oranın vaktinde yapacaksın. Sen bekle, iftar yapma; ancak İstanbul'un ezanı okunduktan sonra orucunu açabilirsin.
Hemen müdahale etme ihtiyacı hissettim. Abi bırakın yahu nerede vakit girerse oruç orada açılır; abi hadi aç orucunu desem de Avni ağabeyin fetvası çok daha etkili olmuştu bir kere.
Televizyonda İstanbul için iftar vakti gelip ezan okunana kadar abimiz orucunu açmayıp bekledi ve iftarını öyle yaptı.
Sakalımız yoktu sözümüz dinlenmedi diyeceğim ama sözü dinlenenin de sakalı yoktu ki!