SİGARA VE KAHVE
Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?
Türkiye enerji arz güvenliğinin merkezi olacak
ANKARA ASBÜ’DE ALİ ŞİR NEVÂÎ’NİN MİRASI PANELİ ve ZİYARETLERİN ÖNEMİ
Zor Maç Kolay Kazanıldı
Konyaspor Korkuyu Geride Bıraktı, Hedefi Büyüttü
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
HEY GİDİ YALAN DÜNYA... NEYDİN NE OLDUN?
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR
Sarı Lacivert Kemer
TEMİNAT
Yazarlık Mektebi
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
YOL
Amerika Gidiyor, Türkiye Geliyor
HAYAT VE ÇOCUK
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Konyasporumuzun önceki dönem başkanlarından sevgili dostum Hilmi Kulluk Bey'in oğlunun düğününe katılıp sabahında İstanbul'a dönmek üzere uçağa binmiştim.
Kız tarafı Galatasaray'da uzun yıllar top oynamış milli futbolcumuz ve Konyaspor'u da çalıştırmış teknik direktör Bülent Korkmaz ailesi olunca düğüne Konya dışından çok sayıda davetli katılmıştı.
Hilmi kardeşimiz de hem Kulluk ailesine yakışan ağırlıkta bir düğün yapmış hem de dışarıdan gelen misafirleri en iyi şekilde ağırlamıştı. Hal böyle olunca o sabah İstanbul uçağında bizim de çoğunu tanıdığımız, düğünden dönen çok sayıda misafir vardı.
Benim yan koltuğumda da Galatasaray Kulübünün renkli yöneticisi Abdurrahim Albayrak oturuyordu. Daha uçak kalkmadan hoş sohbeti ile muhabbeti kurmuş olup yol boyunca laflamaya devam ettik.
Hangi mevzuda olduğunu hatırlamıyorum ama lafın bir yerinde adeta sözüne teminat olmak üzere dedi ki:
— Mehmet ağabey, yere ayak basmak kısmet olmasın ki doğru söylüyorum.
Birkaç cümle daha geçmeden işi uyandım.
— Abdurrahim Bey, sen sözüne teminat için öyle bir söz söyledin ki bu ancak uçak düşerse gerçek olur. Arkadaş, senin sözün yerine gelecek diye benim ve uçakta bulunan diğer yolcuların günahı ne?
Bir an duraksadı ve:
— Doğru yahu, dedi, ben ne ettim! Allah muhafaza etsin! diyerek sözlerini tamamladı.
Klasik Türk usulü "sözüme teminat” derken kullanılan o ağır yeminler bazen insanı gerçekten düşündürüyor. Öyle ya, sevgili dostumun sözüne teminat olsun diye söyledikleri, uçağın geri kalan yolcularının da ayağının yere basmaması demek değil miydi?