DOLAR
44,12
EURO
51,32
STERLİN
59,41
GRAM
7.468,56
ÇEYREK
12.331,72
YARIM ALTIN
24.581,23
CUMHURİYET ALTINI
48.953,20
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
10 Mart 2026 Salı günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

İran Çetin Ceviz Çıktı

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında onlarca yıldır süren gerilim, uzun süre dolaylı mücadeleler üzerinden yürütüldü. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, iki ülkenin ilk kez bu kadar açık biçimde karşı karşıya gelmesine yol açtı. Haziran ayında gerçekleştirilen ve İran'ın nükleer tesislerini hedef alan bombardıman, aslında daha çok İsrail'in stratejik hesaplarının bir parçası olarak değerlendirildi. Çok sayıda bombardıman uçağıyla gerçekleştirilen saldırıların ardından İran'ın dağların derinliklerine kurduğu tesislerin gerçekten imha edilip edilmediği ise hâlâ belirsizliğini koruyor.

Gazze'de ateşkes ilan edilmesinin ardından İsrail'in dikkatini başka alanlara yönelttiği görüldü. Bu süreçte İran'ın hedefe konulması, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme arayışının bir parçası olarak yorumlanıyor. İsrail'in uzun yıllardır izlediği strateji ise genel hatlarıyla biliniyor: Bölge ülkelerini iç çatışmalarla zayıflatmak, siyasi ve toplumsal istikrarsızlıkları derinleştirmek ve bu süreçte kendi gücünü tahkim etmek. Irak ve Suriye'de yaşananlar bu yaklaşımın somut örnekleri…

İran'a yönelik baskının da benzer bir senaryonun parçası olduğu açık. Önce içeriden rejimi zayıflatma girişimleri gündeme geldi; ancak İran toplumunda beklenen çözülme yaşanmadı. Aksine, dış tehdit algısı toplumda bir tür milli birlik duygusunu güçlendirdi. Bu durum, hesapların sahadaki gerçeklikle tam olarak örtüşmediğini gösterdi.

Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılması Savaşı farklı bir zemine sürükledi. Dünya petrol ihtiyacının yüzde 20'sinin geçiş noktasının kapatılması tüm dünyada homurdanmalara yol açtı. İran'ı birkaç günde çökertirim diyen ABD maalesef boğazın güvenliğimi sağlayamıyor.  Bu durum elbette ABD'nin karizmasını olumsuz yönde etkiliyor. 

Bugün  Trump'tan  gelen "İran'la görüşmeye hazırız” mesajı dikkat çekti. Bu açıklama, askeri baskının tek başına beklenen sonucu vermediği yorumlarına yol açtı. Diplomasi çağrıları, çoğu zaman sahadaki güç dengesinin yeniden hesaplandığı anlarda ortaya çıkar. İran, kesin dille görüşme teklifini reddetti. İran'ın beklenmeyen jesti bazılarınca her ne kadar psikolojik strateji olarak değerlendirilse de ortada bir gerçek var. İran "savaşı sen başlattın ama ben bitireceğim” demek istiyor. 

Ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: İran kısa vadede kolayca etkisiz hale getirilebilecek bir aktör değil. Bölgedeki güç mücadelesi ise yalnızca askeri hamlelerle değil, uzun vadeli stratejik hesaplarla şekillenmeye devam edecek.

Yazarın Diğer Yazıları