Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü iş birliğiyle düzenlenen sempozyumda, "Her Yönüyle Fetal Kalp" konusu kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı. Konya'da bir otelde gerçekleştirilen organizasyona Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, Başkent Üniversitesi Sağlık Kuruluşları Direktörü Prof. Dr. Ali Haberal ve bölgedeki çok sayıda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı katılım sağladı.
‘MAZERET DEĞİL, İŞ ÜRETMEK GEREK!'
Programda bir konuşma gerçekleştiren Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal ise bilimsel çalışmalara ve üretkenliğe vurgu yaptı. Türkiye'nin tıp alanındaki başarılarından duyduğu gururu ifade eden Haberal, organ nakli ve dünyada ilk kez gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonlarıyla elde edilen öncülüğe değindi. "Mazeret değil iş üretmek gerekiyor" diyen Haberal, ülkenin potansiyeline olan inancını ve daha çok çalışmanın gerekliliğini vurguladı.

‘DOĞUMSAL HASTALIKLAR ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİDE HAYATI ÖNEM TAŞIYOR'
Prof. Dr. Mehmet Haberal, üniversite bünyesinde Konya'da bir hastane kurmanın kendisi için büyük bir gurur vesilesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin sağlık ve eğitim alanında ulaştığı noktaya dikkat çekti. Konya Hastanesi ile gurur duyduğunu ifade eden Haberal, özellikle doğumsal hastalıkların erken teşhis ve tedavisinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Hastalıkların teşhisi konulduğu takdirde tedavi imkanlarının seferber edildiğini kaydeden Haberal, organ naklinin bu süreçteki en önemli alternatiflerden biri olduğunu dile getirdi.
‘TÜRK VATANDAŞLARI ARTIK TEDAVI İÇİN YURTDIŞINA GİTMİYOR'
Türkiye'nin organ nakli konusunda, özellikle canlıdan ve akrabalar arasında yapılan nakillerde dünyada birinci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Haberal, kalp anomalileri ve karaciğer problemleri gibi zorlu vakalarda başarılı nakiller gerçekleştirildiğini ifade etti. Organ bağışı konusundaki eksikliğe de değinen Haberal, birçok insanın sağlam organlarıyla hayatını kaybettiğini, oysa bu organların ihtiyacı olan hastalara yeniden yaşam kapısı açabileceğini hatırlattı. Türkiye'nin bu alandaki yasal altyapısının ve tıbbi imkanlarının mükemmel düzeyde olduğunu vurgulayan Haberal, artık Türk vatandaşlarının tedavi için yurt dışına gitmek zorunda kalmadığını söyledi.

‘TÜRKİYE DÜNYANIN SAĞLIK MERKEZİ KONUMUNDA'
Sağlık turizminde Türkiye'nin geldiği aşamaya dair değerlendirmelerde bulunan Haberal, sadece ülke sınırları içinde kalmadıklarını, Orta Doğu ve çevresindeki ülkeleri sağlık alanında birleştirdiklerini ifade etti. Günümüzde pek çok yabancı hastanın tedavi ve organ nakli için Türkiye'yi tercih ettiğini belirten Haberal, Türkiye'nin artık sağlık ve eğitimde dünyanın merkezi konumuna yükseldiğini sözlerine ekledi.
BU ALANDA UZMANLAŞMIŞ MÜDAHALE, HAYAT KURTARICI DÜZEYDE!
Başkent Üniversitesi Sağlık Kuruluşları Direktörü Prof. Dr. Ali Haberal, üniversitenin sağlık alanındaki ilk vakıf üniversitesi olma misyonuyla 2002 yılından bu yana Konya'da uygulama ve araştırma faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü kaydetti. Konya'nın güçlü akademik yapısıyla Türkiye'nin bilim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Haberal, Ankara merkezli çalışmaların yanı sıra Konya, İstanbul ve Adana'da fetal kalp alanındaki yoğun mesainin devam ettiğini paylaştı. Haberal, erken tanının ve uzmanlaşmış cerrahi müdahalenin çocukların geleceği için hayati bir adım olduğunu hatırlatarak tüm katılımcı akademisyen ve uzmanlara teşekkürlerini sundu.

EN SIK RASTLANANLAR ARASINDA!
Başkent Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Kuşçu sempozyumun bilim dünyasına katkı sunmasını temenni ederek katılımcılara başarılar diledi.
Sempozyumun bilimsel içeriğine dair değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Emel Ebru Özçimen, anne karnındaki kalp gelişiminin hayati önemine dikkat çekti. Güncel ultrason tekniklerinin yapısal sorunları gebelik aşamasında büyük oranda tespit edebildiğini belirten Özçimen, doğumsal kalp hastalıklarının en sık rastlanan anomaliler arasında yer aldığını ifade etti. Tanının anne karnında konulmasının, doğum sonrası müdahale planlaması ve bebeğin yaşam kalitesini artırma noktasındaki kritik rolünü vurgulayan Özçimen; özellikle diyabet, aile öyküsü veya şüpheli bulguların varlığında ayrıntılı incelemenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Açılış konuşmaları sonrasında temel kardiyak değerlendirme, kardiyak anormalleri, prenatal tanısı konulan kardiyak anormallerinin postnatal izlemi ve vakalarda fetal kalp değerlendirilmesi canlı ultrasonografik uygulamalar alanında 4 oturum gerçekleştirildi.
Kaynak: Haber Merkezi