Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Geçen gün Tatköy’e keşfe gittim. Dağ yollarından geçtik. Araç gidemedi. İndik. Hayli tırmandık. Keşif yaptığımız tarla yüksek bir tepenin yamacındaydı.
Manzara müthiş, hava tertemizdi. Konya, tarih dolu Sille ve Sille barajı ayaklarımızın altındaydı.
Ama her yer çırılçıplak, sahipsiz, bakımsız ve bomboştu. Tek ağaç yoktu. Sahibinin ilgisizliğinden sanki arazinin yüzü sararmıştı. Bizi görmüşken “Devlete söyleyin; ülkenin yüzde altmışını -Suriye’nin iki Hollanda’nın dört katı toprağı - boş bırakması için mi şehitlerimiz kan döktü?” diye şikayet eder gibiydi.
Allah, tembelliğimize rağmen bu ücra yeri şifalı otlar, kekikler, çayırlar, gevenler, dağ laleleri ile süslemişti.
Bu arazinin hali ülkemizin neden geri kaldığını anlamak için yeterince fikir veriyordu.
Toprak mayamız, dönüş yerimizdir. Hoyrat sevgili, Veysel’in “sadık yarim” dediği toprağa, ilgi göstermemişti.
Toprağın kıymetini bilmeyen milletler, vatanın da kıymetini bilmezler. Fiili, ekonomik ve siyasi esir olurlar.
Günümüzün gelişmiş devletleri ve Osmanlı, toprağının kıymetini bildiği, yer altı ve yerüstü zenginliklerini değerlendiren politikalar ürettikleri için başarılı oldular.
ABD’nin toprakları dışındaki ülkelere ilgisi ne ile izah edilebilir?
Ama bizde öyle mi? Devlet hazine arazilerini ne değerlendirir, ne de değerlendirmek isteyenlere izin verir.
Mesela; ülkemizin büyük bir bölümü ormansız. Devletin orman dikme ve onu koruma çabası kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Uygulanan kira yöntemi kiracı-müteşebbis dışarıdan olduğu için tutmadı. Köylü kabullenmedi. Hatta bazı köyler müteşebbisi orman alanına katmadı. Direniş gösterdi.
Çoğu köylünün ya arazisi yok; ya da geçimini sağlamaya yetmeyecek kadar kısıtlı.
Oysa Devlet, -mülkiyet hakkını koruyarak- hazine arazilerinin ve ormanların intifa (kullanım) hakkını topraksız köylülere verse, boş ve atıl araziler ekonomiye katılır.
Ormanlar ve orman dikilebilecek alanlar fakir yöre köylüsüne paylaştırılsa, onlar kesim, gençleştirme, boş alanlara fidan dikimine teknik destek verilerek yönlendirilse, onlar arazileri devletten daha iyi sahiplenir, korur ve gözetirler. Orman alanları hızla artar. Erozyon önlenir. Ülkemiz çölleşmekten kurtulur.
Köylüye tahsis edilen alandan yapılan kesimden, diktikleri fidanlardan elde edilen gelirler ve diğer orman emvalinden pay verilirse, yeni gelir kapıları açılır, köylü kalkınır.
Orman yangınlarını önleme, doğal hayatı koruma görevi verilirse, köylü ormanı sahiplenme duygusuyla korur. Koruculara verilen maaşların bir kısmı köylüye koruma hizmeti karşılığı verilebilir. Gerisi devletin cebinde kalır.
Mantar, domalan, kekik, erik, elma, armut, kestane, badem, çilek, ceviz, zeytin, alıç gibi yüzlerce tür ürün ıslah edilerek köylünün ormanda yetiştirmesine imkan tanınırsa, köy ve köylü refaha kavuşur.
Bunun detayıyla düşünülüp, gerekli yasal düzenlemelerle hayata geçirilmesi lazım.
Bu imkanı değerlendirmeyenlerden alınarak, değerlendireceklere verilmelidir.
Konunun uzmanı değilim. Vatan sevgimden aldığım cesaretle, uzmanların affına sığınarak, “insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” düsturuna, teklifimle bir zerre katkı yapmak amacım.
Her türlü sorunun, yerel imkan, mülkiyet, ihtiyaç ve yöresel menfaat gerçekleri dikkate alınarak daha akılcı, kalıcı çözülebileceği inancını taşıyorum.
Her sevgi emek ister. Fedakarlık ister. Vatan sevgisi daha da fazlasını ister.
Alın terimizle sulanmayan toprak vatan olmaz…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…