Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Her toplumun olduğu gibi, bizim toplumumuzun da sorunları vardır.
Sorunların nedenlerini analiz etmeden, sonuçlarını ortadan kaldıramazsınız.
En çok konuşulan ekonomik ve siyasi sorunlar. Çünkü bunlar somut ve güncel.
Ama bunlar "üst yapı”yla ilgili. Sorunların nedeni değil, sonucu. Peki sorunlarımızın nedeni ne?
Sorunlarımızın nedeni, davranışlarımıza yön veren temel değerlerdeki aşınma. Para, menfaat, hırs, mevki, makam ve haz gibi insan benliğini önceleyerek, erdemlerimizi ve tüm değerlerimiz ayaklar altına alma.
Yaşadığım bir örneği vereyim. Komşumuz Ermeni "Karabit” sucuk imal eder, domuz eti katmak aklının ucundan geçmezdi. Müslüman komşularım yiyecek der, kaliteden taviz vermezdi. Sucuğu hep ondan alırdık.
Şimdi sözde müslüman firmalar sucuğa domuz eti katıyor. Bal, zeytinyağı başta olmak üzere birçok ürünü tağşiş (başka madde karıştırmak) ediyorlar. Neden? Erdemlerini kaybettiler de ondan.
Toplum ve bireyler erdemli olmadan, devlet denetimiyle bu sorun önlenebilir mi?
Toplumumuzdaki bir başka sorun, hoşgörüsüzlük.
Bir siyasi partinin taraftarı, diğer siyasi partinin taraftarına düşman.
İki müslüman, -temel inançlarında fark olmamasına rağmen- kendi cemaatinden veya ekolünden olmadığı için diğerini "kafir” diye nitelendiriyor.
İki ayrı takımın taraftarları birbirlerine ağza alınmayacak galiz küfürler ediyorlar.
Hele sosyal medya yaygınlaşalı, eline telefonu alan "yorum yapacağım” diye ayrışmayı körüklüyor.
Küçücük farklılıklar, şiddetli toplumsal depremlere yol açabilecek fay hatlarına dönüşüyor. Bundan faydalanan emperyalistler milyonları sokağa dökerek isyan çıkartabiliyor.
Yazılı, görsel basında ve sosyal medyada kadın cinayetleri ve cinsel istismarlar sürekli haber yapılıyor, gündemde tutularak kadın erkek düşmanlığı körükleniyor. Subliminal mesaj veriliyor.
Kadın-erkek ayrımı ailede iki kutup oluşturur. Bu kutuplaşma aile müessesesini yıkar.
Hal bu ki; kadın ve erkek aile potasında erimesi gereken bir bütündür. Rakip değil tamamlayıcıdır.
Televizyonlardaki şiddet içerikli diziler ve filmler, gençleri şiddete ve suça özendiriyor. Film kahramanlarının tavır ve davranışlarını model alıyorlar. Trafikte yol verme gibi basit bir ihtilafta bile levyeyi kapıp, "Ne diyon lan, aklını alırım” gibi mafyavari bir tavır sergiliyorlar.
Çıplak poz verenler "cesur poz” diye nitelendirilip, taltif ediliyor. Gençler soyunmaya özendiriliyor.
Hal bu ki; davranışlarımıza haram-helal ve Allah'a hesap verme anlayışı, ahlak, hoşgörü, kardeşlik, başkasını ve milletini kendinden önce düşünme gibi erdemler yön verse toplum ne kadar huzurlu olur?
İşte o zaman, ekonomik kalkınma, siyasette dürüstlük gibi bugün çok konuştuğumuz, ama bir türlü başaramadığımız "üst yapı” sonuçları da kendiliğinden elde edilir.
Toplumu para, menfaat, hırs, mevki, makam ve haz gibi insan benliğini ve bireyselliği önceleyen bir anlayışla eğiten ve yönlendiren sistem, aslında kendi kafasına sıkıyor. İntihar ediyor.
Erdem sayılan davranışlarını kaybeden toplumlar ekonomik olarak kalkınıp güçlenebilirler. Ama asla huzurlu ve mutlu olamazlar.
Bu güçlerini, zayıf toplumlar üzerinde baskı aracı olarak kullanırlar. Yani zulüm yaparlar.
Günümüzün hakim ve güçlü toplumları gibi?...İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…