Tasavvuf, Tarikat ve Şeriat Dengesinde Bir Duruş-5-
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
Çip kavgası İran savaşını öne mi çekti?
SAYGIYI KAYBEDEN TOPLUMUN GELECEĞİ OLUR MU?
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
SEÇİMİM BENİM
BU FUTBOL DEĞİL, ADALET TARTIŞMASI
PAYİTAHTA RUH VERENLER
Müzebzeb
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Vücut biyolojik, siyasi rejimler sosyal organizmalardır. Organizma sorunsuz işlemelidir ki; sağlıklı olsun.
Kalp tekler, birkaç kez kriz geçirirse sonuç ölümdür. Rejimlerin kalp krizleri de darbelerdir.
Militarist, seçkinci, sivilleşememiş “bir karakter ve sosyal genle” kurulan Türkiye Cumhuriyeti rejimi ve 90 yıllık demokrasi, tarihi irili ufaklı darbelerle sekteye uğramış, siyaset de bu geleneğe uygun olarak sürmüştür.
Bugün 27 mayıs 1960 darbesinin 53. yıldönümü. 27 mayıs darbesi, Menderes hükümetine karşı yapılmış, demokrasi kalp krizi geçirmiştir.
Seçilmiş meşru hükümet devrilmiş, Menderes, Polatkan ve Zorlu asılmış, demokrasiye kan bulaşmıştır.
Hatta 27 mayıs darbesi bayram ilan edilmiştir.
Kalp hastasının kriz geçirdiği günde bayram yapması ne kadar garip, hatta gülünçtür?
12 Mart 1971'de ordunun muhtırasıyla Demirel şapkasını alıp gitmiş, demokrasinin kalbi yine teklemiştir.
Demokrasiye 12 Eylül 1980’de bir darbe daha vurulmuş, çok acılar yaşanmıştır. Halen idare edildiğimiz anayasayı da 12 Eylül darbecileri yapmıştır.
28 şubat darbecileri, post-modern kılıf giydirmişlerse de; darbe olmadığını kimseye yutturamamışlardır.
Meşru iktidar devrilmiş, bankaların içi boşaltılmış, millet seksen milyar dolar zarara uğratılmış, ekonomi iflas etmiştir.
Batı Çalışma Grubu, Ergenekon, Yakamoz, Ayışığı, genelkurmay bildirileri gibi teşebbüslerle demokrasi tarihi “darbeler tarihi” halini almıştır. Darbelerle ayakta kalmaya çalışılan bir demokrasi ne kadar sağlıklı olabilir?
Darbeler sonunda meşru iktidarlar devrilmiş, başbakan ve bakanlar asılmış, partiler kapatılmış, siyasetçiler siyasetten yasaklanmıştır.
Devletin, rejimin ve demokrasinin, en temel yasası olan anayasaların tümü (1921, 1924, 1961 ve 1980) milletin seçtiği vekiller tarafından değil, -nasıl bir egemenlik anlayışı ise- ihtilalciler tarafından yapılmıştır.
Gariptir ki; darbeler hep demokrasi ve millet egemenliği için, ama milletin seçtiklerine karşı yapılmıştır.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yerine “Egemenlik kayıtsız şartsız darbecilerindir” dense sanırım Türkiye demokrasi tarihine daha uygun düşer.
O halde “demokrasi, milli egemenlik kavramları millete rağmen devleti yönetmenin yaldızlı ambalajı mıdır?” diye sormak gerekiyor.
Tanzimat, ıslahat, meşrutiyet, cumhuriyet… Her şey halk adına, halk için, halka rağmen yapıldı. Ama; Aristokratik meşrutiyetten, oligarşik cumhuriyete hiç bir şey değişmedi.
“Baskıcı, seçkinci, halka rağmen halk için" ci, resmi ideolojinin istedikleri iktidara gelirse, “onların gözetim ve denetiminde” bir demokrasi kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir rejimdir.
Ama İktidarlar anlayışlarına uymazsa, onlar “devletin Al-i menfaatleri cahil, çarıklı, heybeli halkın oyuyla iktidar olanlara bırakılamaz. O zaman halka rağmen, halk için darbe yapılması meşru ve zorunlu olur.” derler.
“İşimize gelirse demokrasi vardır. Gelmezse demokrasi biziz.” diye açıkça söyleyin de maskeniz düşsün.
Siz ve sizin gibilerin iki yüz yıldır bu millete ne acılar yaşattığını görmek için biraz tarih okuyun.
90 yıllık demokrasiye bu kadar kalp krizi fazla. Bu anlayışınızla demokrasiyi darbelerle öldüreceksiniz.
Siz sırça saraylarınızda menfaatlerinizin pazarlığını yapıyor ve viskilerinizi yudumluyor olacaksınız.
Ama korkarım ki olan yine millete olacak…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…