ŞİMDİ SIRA İRAN’DA MI?

Humeyni Devrimi'nin üzerinden tam kırk yıl geçti…

Bilindiği gibi Humeyni, devrimden önce Fransa'da sürgünde idi. Batı ülkelerinde sürgünde olan ve sonra ülkesinde iktidarı ele geçirenlere hep şüpheyle bakmışımdır. Humeyni devrimi ve İran İslam Cumhuriyeti (!) adıyla kurulan yeni rejim de aslında bir projeydi.

Humeyni rejiminin kurdurulmasının birinci amacı İslam'ın kötülenmesiydi. Bu kötü modelin sert, acımasız uygulamaları dünyaya "işte İslam budur” diye yansıtıldı. İnsanlığın İslam'a ısınmasının önüne geçildi.

İkinci amacı; Müslüman Coğrafyadaki Sünni çoğunlukla çatışacak, hatta rejimini diğer ülkelere ihraç ederek mezhep savaşlarını başlatacak tohumları atmaktı. Nitekim, 1980'lerden itibaren İran, "devrimi ihraç” yoluyla yeni nüfuz politikası gütmeye çalıştı. Küresel güçlerin, Sünni İslâm Dünyasının karşısına dikmek için, bir "Şiî Hilali” oluşturma politikaları da, bu manada İran'ın yeni rejimine fazlasıyla yardımcı oldu! İran bugün Irak'ta, Yemen'de, Bahreyn'de ve diğer Körfez ülkelerinin Şiî nüfuslu bölgelerinde çok etkili faaliyetler içinde.

Üçüncü amacı ise; petrol bölgelerine müdahale için bahane oluşturacak sanal bir düşman yaratmak, İran rejimi tehdidiyle Orta-Doğu ülkelerine silah satmaktı.

Dikkat edilirse İran İslam Cumhuriyeti (!) ve Humeyni rejimi bu görevlerini hakkıyla yerine getirdi.

ABD ve Batılı ülkelerin İran rejimine karşı görünürdeki düşmanlığı sahtedir, aldatmacadır.

Tıpkı tarihten günümüze ABD ile Rusya'nın görünürdeki düşmanlığı gibi…

Son günlerde İran'da meydana gelen karışıklıkların görünürdeki sebebi, benzin fiyatlarına yapılan % 300'lük zam. Son birkaç gündür, başta Tahran ve banliyöleri olmak üzere; Tebriz, Meşhed, İsfahan, Huzistan Ahvaz, Yezd, Kerç, Kirman gibi büyük şehirlerde çok ciddi olaylar yaşanıyor.

Ancak; bu karışıklıkların altında ABD'nin, istihbarat örgütlerinin olduğunu veya mevcut halk hareketlerini onların yönlendirdiğini bilmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok. Nitekim ABD de bu halk hareketlerini desteklediğini açık açık ilan etti.

Dönemin ABD dış işleri bakanı Condoleezza Rice, 2003'te kaleme aldığı bir makalede Orta-Doğu'da 22 ülkenin sınırları değişecek demişti.

Birçok Orta-Doğu ülkesinin sınırları değişti. Türkiye'yi de gezi olayları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi dış müdahalelerle teslim almak istediler. Ama Milletimizin birliği, direnci ve azmi sayesinde başarısız oldular.

İnsan ister istemez "şimdi sıra İran da mı?” diye sormadan edemiyor.

Kur'an'a, İslam'a, dinimizin emrettiği İslam kardeşliğine sarılmadan ve bunun gereği olan her türlü, ekonomik, teknolojik, askeri, siyasi atılımları yapmadan acılarımızın dinmeyeceği tarihle sabittir.

Allah; tüm Müslümanların kardeşliğini nasip etsin. Düşmanlarımızı kahretsin.


Yazarın Diğer Yazıları