Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Dolarizasyonun Enflasyon Üzerindeki Etkisi Zayıflıyor
BESLENME ÇANTASI
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
Hz. Yusuf Kıssası ve Epstein Cemaati
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
“Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?”
Dünya devini farklı yenen lideri devirdik
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Tehlikenin farkında mısınız? Diyoruz çünkü bu konuyla ilgilenmeye başlayınca bizlerin gözlemlediği sahadaki gelişmelerin aslında okyanusun derinliklerine uzanan bir büyük aysbergin başı olduğunu görüyoruz. Yapılan istatistikler sürecin milli varlığımızı tehdit eden büyük bir tehlike içerdiğini bize gösteriyor.
2022 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında soruluyor, "eşcinsellik doğal bir durumdur. İnsan doğasında vardır.” Buna katılıyor musunuz? 18–24 yaş grubunda buna evet cevabı verenlerin oranı % 46.7, 25–34 yaş grubunda % 25.1, 35–44 17.9 Buradan da anlaşılıyor ki bu propagandaların ana hedefi gençlerimiz. Özellikle de çocuklarımız.
Propagandaların temel sloganı "nasıl hissediyorsan öyle yaşa.” Peki, insanların hislerine göre eğilimlerini ve tercihlerini belirlemeleri mümkün mü? Öncelikle çocuklar daha anaokulundan itibaren cinsiyet ayrımı olmayan bir eğitime tabi tutuluyor. Kesinlikle anne ve baba gibi sosyal hayatta cinsiyete bağlı farklı rolleri olan insan tanımlamalarından uzak tutuluyor. Oyuncakları tamamen ortak oluyor. Hatta yılın belli bir haftasında "cinsiyetsizlik haftası” adı altında erkek çocuklara kız kız çocuklarına da erkek kıyafetleri giydirilerek güya kendi, cinsiyetlerini keşfetme karşı cinsi anlama adına ortam hazırlanıyor. Bütün bunların yanı sıra hislerimizin şekillenmesinde yediğimiz gıdaların etkisi çok büyük. Cinsiyet bükücü gıdalarda bulunan kimyasallar hormonal yapımızı alt üst ediyor. Erkeklerde östrojen hormonunun yükselmesi o kişinin feminen hislerinin yükselmesine neden oluyor. Neticede bu hisleri yaşayan kişi "nasıl hissediyorsan öyle ol. Sen ne hissediyorsan osun, öyle yaşa” çağrısı ile muhatap olunca kendi durumunu cinsiyetini sorgulamaya başlıyor.
Finansman ve meşruiyetlerinin arka planında Birleşmiş Milletlerin 2030 ajandası yatıyor. Birleşmiş Milletlerin "Sürdürülebilir Kalkınma” Amaçlarından 5 nolu amaç olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği maddesi. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma maksadıyla firmalara, "siz bu konuda faaliyetler göstermelisiniz.” Bunu yürütürseniz ESG puanınız yükselir. O zaman finansmana daha ucuz olarak ulaşmanız mümkün olur.” Diyorlar. Ucuz finansmana ulaşmak isteyen firmalar sözde onur ayında bunların bayrağını çekmek ve eylemlerine finansman sağlamak zorundalar.
Küreselciler, "Dünyada istenilen insan refahını sağlayabilmek için insan nüfusunu barışçıl yoldan 1. Milyara düşürmemiz gerekiyor.” Diyorlar. Barışçıl yöntem derken neyi kastediyorlar? Bugün yapılan istatistiklere göre Türkiye'de hane başı nüfus oranı 3.7 yani artık aileler tek çocukla yetiniyorlar. Bu durumda çok yakında hala, dayı, amca, teyze gibi kavramlar hayatımızdan çıkacak demektir. Türkiye'de her beş hanenin birinde bir insan yalnız yaşıyor. Japonya'da bu nedenle Yalnızlık Bakanlığı kuruldu. Yalnız yaşayan insanların pek çok psikolojik sorunları var. Çoğunun hayatı intiharla sonuçlanıyor. İnsanlar daha çok geç evleniyor, hem de çok erken boşanıyorlar. Boşanma oranları % 50'ye yaklaştı. Türkiye'de bakanlık erken evlilikle savaşıyor. Tüm bunlar demografik anlamda bir felakete yol aldığımıza işaret ediyor.
Artık uyanmak ve acilen fert fert toplum olarak tepkimizi sahaya yansıtmak zorundayız. Yoksa yarın hepimiz için çok geç olabilir?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BAYRAK NEDİR?
SAVAŞIN BARONLARI
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
HELAK OLAN GÜNAH TOPLUMUN ŞEHRİ, POMPEİ
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
TEKNOKRATİK TEK DÜNYA DEVLETİ