GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Dostlar son günlerde tüm dünya medyası Jefry Epstein olayı sonrasında adeta 9.9 şiddetinde bir deprem faciasına tanık olmuşçasına sarsılıyor.
Dünyayı yöneten milyarderlerin sıradan, diploması bile olmayan bir matematik öğretmenine neden itaat ettiklerini hiç düşündünüz mü? Aslında tuzağa düşürülenler devlet yönetenler, milyarder şirket sahipleri değil tüm dünyaya kurulan bir tuzağın milyonlarca sayfalık anatomisidir. Her şey 1973 yılında başladı. 20 yaşında, üniversite mezunu bile olmayan bir genç adam Nevyork'un en seçkin okullarından birine matematik öğretmeni olarak atandı. Onu işe alan kişi Donald Barr adlı bir Yahudiydi. Epstein yıllar sonra şüpheli bir ölümle hücresinde son nefesini verdiğinde soruşturmanın kaderini belirleyen koltukta yine aynı soyadı taşıyan Adalet bakanı Bill Barr adlı bir Yahudi oturuyordu. Yani Donald Barr'ın oğlu. Çember kapanmış, sistem görevini yapmıştı. Baba – oğul CIA bağlantılı bu isimlerin, vasıfsız bir genci zirveye taşıması tesadüf olabilir mi? Aslında küreselcilerin hayal ettiği yenidünya düzenine giden yolda iyi tezgâhlanmış bir tuzaktı.
Küresel efendiler önce toplum nezdinde bir hiç olan kimseyi seçer, alır vitrine koyar ve ona dokunulmazlık zırhı giydirirler. Sonrada hedeflerine giden yolda oynanması gereken oyunu o dokunulmazlık zırhına büründürülmüş kişiye oynatırlar. Yani Epstein bu büyük yeni küresel düzenin inşa sürecine dair senaryo yazan kişilere hizmet etmek üzere belirlenmiş bir oyuncudan başka bir şey değildi. Asıl oyunun senaryosunu yazan, tuzağı kuran görünmez statüdeki küresel efendilerdi.
Peki, bu sistem neden kuruldu? Çünkü silahla yönetmek pahalı, savaşla yönetmek risklidir. Ama etkili ve yetkili pozisyondaki insanları zafiyetlerinden yakalayarak kirletmek, kayıt altına alarak onları oynanan oyunun figüranlarına durumuna dönüştürmek en etkili yöntemdir. Ahlakı olmayan itiraz edemez. Suça bulaşan hesap soramaz. Kayıt altına alınan asla özgür olamaz. Nefsinin arzularına hayır diyemeyenler, zevk ve haz bağımlısı kişilik taşıyanlar kendilerine tatmin yollarını açan efendilerine kul köle olmak zorunda kalırlar. O meşhur adalar, uçaklar aslında eğlence merkezi değil itaat altına alınacak köleleri üretim merkeziydi. Dünyanın en zenginleri, teknoloji devleri ve siyasetçileri insanlık dışı suçlarla o masalara oturtuldu. Kayıt altına alındı ve bir ömür boyu sürecek şeytani bir planın esiri haline getirildiler.
Bize yıllarca Batı medeniyeti masalı anlattılar. İslam dünyasını bağnazlık, geri kalmışlıkla suçladılar. Ancak kendileri gizli ortamlarında her türlü şeytani ritüelleri gerçekleştirmekte bir mahsur görmediler. Bizim inancımızı, aile yapımızı, kültürel kodlarımızı gericilik olarak yaftaladılar. Toplumsal fay hatlarımız kaşıdılar. Bizleri medeniyetsizlikle suçlarken kendi içlerindeki çürümeyi hep kamufle ettiler. İslam beldelerindeki en küçük kusurları dahi inançlarımıza bağlayarak insan varlığımızı aşağılarken kendi ahlaksızlıklarını modernlik kılıfı altında kamufle edip bize pazarlamaya çalıştılar. Bizleri özgürlük denilen sahte bir kavramla uyuturken asıl amaçları olan İslamiyet'i yok etme arzularını hep gizlediler. Asıl amaçları bizleri kurdukları küresel şeytani düzene hizmet eden şuursuz uysal kölelere dönüştürmekti. Çünkü onlarda biliyorlardı ki 14 asır önce insanlığın ufkuna şavk eden İslam'ın hakikatleri karşısında küresel hegemonya savaşını kazanmaları imkânsızdı.
Onlar şeytani düzenlerini işletirken bizler uyutulduk. Onların kurdukları dijital sahte dünyalarda kişiliğimizi, insanlığımızı ve hatta evlatlarımızı kurban verdik. Aslında parlatarak cazibesini artırdıkları her tüketim malzemelerinin bizim boynumuza vurulan esaret prangaları olduğunu fark edemedik. Bizlere modernlik, çağdaşlık, özgürlük kılıfı altında pazarlanan değerlerin gerçekte hayâsızlık, edepsizlik, şeytanilik ve nihayetinde nefse esaret ve kölelik olduğunu bilemedik. İşte bugün bütün bu hakikatlerin tüm çıplaklığıyla alenen fahşoluğu böyle bir zamanda artık uyanmak ve saflarımızı belirlemek zorundayız.
Her gün ekranlara yansıyan o iğrençlikler karşısında Allah'ın bize bildirdiği hak ve hakikatlerin altında toplanıp saflarımızı sıra dağlar misali her zamankinden daha çok sıklaştırmalıyız.
Lanetlenmiş, vicdanını kaybetmiş, kan ve gözyaşından beslenen bu iğrenç, mide bulandıran görüntüler karşısında vakit kaybetmeden istiğfar edip hançeremizi yırtarcasına "lebbeyk allahümme lebbeyk” nidaları ile Hakk'a yürümek zorundayız. Yani gayretullaha dokunacak büyük günahların işlendiği böyle bir devirde amasız, fakatsız, lakinsiz, Rabbimizin ve onun kutlu davasının yanında yerimizi almak ve yeniden kardeş olmak zorundayız.
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BAYRAK NEDİR?
SAVAŞIN BARONLARI
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
HELAK OLAN GÜNAH TOPLUMUN ŞEHRİ, POMPEİ
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
TEKNOKRATİK TEK DÜNYA DEVLETİ
TÜRK İSTİHBARATININ MİLLİLEŞMESİ
DÜNYAYI YÖNETEN KÜRESEL ÇETELER