İNSANLIĞIN GAZZE İLE İMTİHANI

İnsanlığımız kanıyor. Her gün akan gözyaşı ve kan bizleri insan olmanın ağırlığını daha çok hissetmemize neden oluyor. Alışageldiğimiz sofralarımız utanacağımız lükslere dönüşüyor. Lokmalar boğazımızda düğümlenirken artık evlatlarımızın başını okşamaya utanır olduk. Gazze'de babalar bakmaya kıyamadıkları evlatlarının bir mezarları bari olsun arzusuyla paramparça olmuş cesetlerinin parçalarını kendi elleriyle toplayarak torbalara doldurmak zorunda kalıyorlar. Bir avuç Gazzeli için dünya o kadar daraldı ve küçüldü ki bir yaşamla ölüm arasındaki kısacık mesafede bir onur mücadelesi vermek ve insanlığın yüreğini, vicdanını yeniden harekete geçirecek bir çığlıktan başka çareleri kalmadı.

 

Diğer taraftan ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa aylardır Güney Kıbrıs'a askeri yığınak yapıyor. Bunun yanında 76 uçak taşıyan ABD uçak gemisi; vurucu destek filosu ve son gönderilen nükleer denizaltı ile birlikte Güney Kıbrıs önlerine konuşlanmış durumda. ABD aynı zamanda İsrail'in Lübnan sınırına da son 15 gündür durmaksızın yığınak yaparken, Mısır'da bulunan ABD üslerini de dolduruyor. Peki neden?

 

GKRY sahasında bulunan (ki Türkiye'nin saha alanına giren) 4,2 trilyon fit küplük bir enerji kaynağı var. Bu kaynağı bulan Chevron adlı ABD firması, İsrail'in en büyük iki kaynağıyla birleştirmeyi amaçlıyor. Ancak bu planda tam hâkimiyet sağlanması için Gazze'nin tamamen zapt edilmesi, ayrıca Lübnan sahalarına da el konulması gerekiyor ki İsrail/ABD bu nedenle Lübnan'a girme hazırlığındalar.

 

Hizbullah bu plan doğrultusunda; İsrail tarafından yıllardır bekçi olarak atandığı Lübnan'dan, saldırı emrini aldığı gün icra edip birkaç hafta içinde Lübnan'ı İsrail'e teslim etme görevinde. Zira ABD/İsrail, İran ile yaptığı tüm Ortadoğu Kaos anlaşmalarının ilk ödemesini 10 milyar dolarını serbest bırakarak yaptı. İran Irak'ta dondurulan 10. Milyar dolar parasının serbest bırakılması karşılığında Filistin'i sattı. İran-Irak Ticaret Odası Başkanı Yahya Al İshak, İran'ın ABD yaptırımları nedeniyle bloke edilen Irak'taki 10 milyar dolarının serbest bırakıldığını söyledi. Fakat tam bu noktada tüm bu planlardan haberi olan Türkiye'nin Lübnan'daki askeri varlığı (7 Ekimden bu yana da arttırılıyor) ABD'nin canını epey sıkmakta.

 

Bununla beraber Chevron ve İtalyan Eni ortaklığıyla Doğu Akdeniz'in en büyük enerji üretiminin sahibi olan Mısır, kendi sahasındaki bu enerjiyi Avrupa'ya ihraç etmek üzere, 2022 yılında İsrail/ABD ile mutabakat zaptı da imzalamıştı. Türkiye de buna karşılık olarak, 140 ülke tarafından tanınan, ancak İsrail tarafından ablukaya alınan Gazze/Filistin ile Libya anlaşmasının benzerini yaparak, ABD'nin çökmeye çalıştığı alanları garanti altına alma aşamasında sona gelmişti. Gazze halkı bu anlaşma sonrası hem kendi hakkı olan 4 milyar dolarlık gazına kavuşacak, hem de Libya'da olduğu gibi Türkiye tarafından koruma altına alınacaktı. İsrail'in (başta Filistin devletini komple ortadan kaldırma amacıyla) başlattığı Gazze işgali/soykırımı, esasen Türkiye'ye ilan edilmiş örtülü bir savaştır. ABD; İsrail'i taşeron olarak kullanarak, Türkiye'nin tüm haklarını gasp etme ve Avrupa'yı enerji üzerinden uzun yıllar rehin alma hedefindeyken, İsrail'de aynı eksen doğrultusunda aradan Arz-ı Mevud'u çıkarmaya çalışıyor. Yakın zamanda Gazze meselesinin aslında Türkiye'nin istiklal ve istikbal meselesi olduğunu çok net göreceğiz.

 

Diğer taraftan Hamas mücahitlerinden müjdeli haberler de almaya devam ediyoruz; Gazze'nin Kuzey Batısındaki El Kaom bölgesinde İsrail'e ait bir piyade birliği burada ele geçirmiş olduğu bir binaya konuşlandı. İsrail Gazze işgali sırasında ele geçirdikleri evleri kullanıyorlar. Bu şekilde yerleşmiş oldukları binalardan biri üç gün önce kuşatıldı. Mücahitler ilk önce anti personel mayınlarını patlatarak ilk saldırılarını düzenlediler. Daha sonrada saldırıya geçtiler. Ve İsrail piyadelerinin tamamını imha ettiler.

İkinci pusu Cureldik bölgesinde düzenlendi. Gazze Şeridinin ortasında olan bir bölgedir. Burada yine işgal ettikleri bir binaya yerleşen 60 kadar İsrail askerine ilk önce el yapımı üç adet anti personel patlayıcı yerleştirdi. Sabaha karşı çoğu İsrail askeri uykudayken bu patlayıcılar patlatıldı. Daha sonra da binaya saldırı yapıldı. Bu taarruzun sonunda Kassan Tugayları hiç kayıp vermeden İsrail askerlerinin tamamını etkisiz hale getirdi.

Rabbim mücahit kardeşlerimizi muzaffer kılsın inşallah.


Yazarın Diğer Yazıları