KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Dostlar, insanlık tarihi boyunca şu yaşadığımız yeryüzü Hz. Âdem (as) babamızdan kutlu nebi Efendimiz (sav)'e kadar hep hak ve batılın mücadelesine tanıklık ede gelmiştir. Ve biliyoruz ki günümüzde tekrar alevlenmeye başlayan bu mücadele kıyamete kadar da varlığını devam ettirecektir. Bu mücadele yeryüzünde olacak ki, hak batıl bir birinden ayrılsın insanlar saflarını seçsin, ebedi âlemde konumlarını ona göre belirlesinler.
Bir dönem bizimde bizim de bu furyaya yakamızı kaptırmamızla birlikte Anadolu coğrafyamızın 1000 yıllık devlet ve toplumsal değerlerine kapılar kapatılmış, kalplere mühürler vurulmuş insanlık tarihinin en şanlı tarihi birikimine sahip şu milletin evlatları batı hayranlığı ve özlemi içerisinde yetiştirilmişti.
Nihayetinde yakın zamanda azmı gördük havaalanlarından devletine, milletine Türkiye bir doktor, mühendis kaybetti ama Almanya, İngiltere, Fransa bir doktor, mühendis kazandı diye mesaj paylaşan evlatlarımıza.
Bugün İsveç başta olmak üzere tüm kâfirlerin bu kadar çıldırmasının, bu kadar şirazesini kaybetmesinin arkasında yatan sebepte tamda budur işte.
Çıldırıyorlar, çünkü onlar tam kazandık dedikleri noktada nasıl bir büyük hezimete kapıların aralandığını ve yüzlerindeki sahte medeniyet makyajının döküldüğüne tanık oluyorlar.
Çıldırıyorlar, çünkü Allah'ın ve Kur'an'ın mesajlarının şavk ettiği bir dünyada kan ve gözyaşından zenginlik devşiremeyeceklerini biliyorlar.
Çıldırıyorlar, çünkü bitti dedikleri Osmanlının evlatlarının iki dudağı arasından çıkacak bir karara muhtaçlık içinde olmayı içlerine sindiremiyorlar.
Çıldırıyorlar, çünkü değişen ve dönüşen dünyada kendilerini savunamayacak kadar acz içinde olduklarını görüyorlar.
Nihayetinde daha bir hafta önce Sayın Cumhurbaşkanımızın maketini linç etmişlerdi. Bu linç girişiminin arkasında yatan sebep Kur'an-ı Kerim'i yakmalarıyla açığa çıktı. Zira Sayın Erdoğan'a karşı olan nefretleri onun şahsına değil onun şahsında şu aziz milletin yükselen değerlerine karşı olduğu anlaşıldı.
Çünkü görüyorlar Türkiye'deki büyük değişim ve dönüşümün farkındalar. Yakın geleceğin şu aziz milletin gönül dünyasından şavk edecek olan değerlerle aydınlanacağını anladılar. Ve bu kâbus ile uykuya dalıyor aydınlanan her yeni güne bu kâbusla gözlerini açıyorlar.
Biliyorlar ki, artık insanlık son ilahi mesajın hakikatleri ile kucaklaşmaya hazırlanıyor.
Biliyorlar ki, insanlığın ufkundan adım adım her gün daha çok şavk etmekte olan İslam'ın nuru karşısında çaresizler.
Biliyorlar ki, bu davada ne Allah'ın peygamberlerini taşlayanlar, nede O'nun vahyine savaş açan Firavunlar, Nemrutlar asla kazanamadılar ve kendileri de kazanamayacaklar. Ve tarih yine onların zilletini kayıt altına almaya hazırlanıyor.
Biz biliyoruz ki, her çağın kâfirleri gibi onlarda kendi fıtratlarının gereğini yerine getirmektedirler. Ancak bugün bize düşen hak ile batılın bu kadar yüz yüze geldiği şu çağda Hak davanın sahibi olmanın gereğini yapabilmektir. Onlar Allah'ın vahyini, kitabını yakıyorlarsa bize düşende tabi ki ona sahip çıkmak olmalıdır. Allah'ın kitabına sahip çıkmaksa sadece İsveç gibi tarihinde hiçbir zaman gerçek anlamda devlet olmayı başaramamış, ABD'nin ileri karakolu olmaktan başka hiçbir fonksiyonu olmayan ülkeleri protesto etmekten ibaret olmamalıdır. Bizim için O kutlu mesaja sahip çıkmaktan anlamamız gereken şey onu her zamankinden daha çok okumak, anlamaya çalışmak ve onunla ahlaklanmak olmalıdır.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da en güzel ve son sözü yine Kur'an söylemektedir;
İnkâr edenlere (deki) "yakında yenileceksiniz, toplanıp cehenneme sürüleceksiniz, orası ne kötü yataktır"
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER