Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Bugün toplum bireylerini birbirleriyle örgüleyen, örgütleyen, duygu ve düşünce olarak aralarında doku bağı oluşturan şey nedir? Toplumu düşünce ve duygu olarak ortak zemin ve paydada buluşturan temel düşünce ve inanç nedir?
Ne yazık ki, geride bırakmak üzere olduğumuz yaklaşık yüzyıllık süreçte İslam'ın yerine toplumsal birlikteliğimize harç oluşturacak hiçbir kavram ve değer üretilememiştir. İslam sosyal ve siyasi yaşamdan uzaklaştırılmaya çalışılırken onun yeri Batı'ya ait içi boş çağdaş, modern, gelişmişlik, eşitlik vb. gibi kavramlarla doldurulmaya çalışılmıştır. Sonuçta da yaşanılan tecrübe göstermiştir ki bu kavramların hiç birisi toplum yapımızın düşünce ve duygu dünyasında karşılık bulmamıştır.
Artık şu aşamada bir gerçeği yüksek sesle ifade etmenin zamanı gelmiştir, "yaşanılan çağın insan varlığı üzerindeki deformasyonunu ancak ve ancak Hz. Rasulullah'ın inşa ettiği örnek nesil sahabe ahlakı ile engelleyebiliriz.”
Bakın Hz. Ali ® katıldığı bir savaşta tam düşmanı yere yatırıp kılıcını boğazına dayadığı sırada adam Hz. Ali'nin yüzüne tükürmüş ve bunun üzerine Hz. Ali onu serbest bırakmıştı. Kendisine niçin serbest bırakıldığı sorulduğunda şöyle demiştir: "Önce öldürseydim Allah için öldürmüş olacaktım. Ama yüzüme tükürdükten sonra öldürseydim kendi nefsim için öldürmüş olacaktım.” İşte sahabe ahlakı budur. Savaşta dahi nefsini ayaklar altına alarak mücadele edebilme iradesine sahip bir nesildir.
Sahabe büyüklere saygı ve küçüklere sevgide önde idiler. Edep ve hayâ konusunda insanlara örnek oluyorlardı. Günümüz insanı hayâ duygusunu küçümsüyor, bu kimseleri güvensiz ve içedönük olarak tanımlıyor. Hayâ perdelerini yırtan gençler özgüveni yüksek çocuklar olarak tanımlanıyorlar. Oysa edep ve hayâ insanlığın süsüdür, kişi bu değerlere tutunduğu ölçüde özüne yaklaşır.
Namaz vesilesi ile kişi bulunduğu konumun farkına varır, kendini hatalardan korumaya çalışır. Namaz insanın nefsiyle yüzleşmesine, muhasebe kapılarını aralamasına imkân sağlar. Sahabenin boş vakti yoktu, onlar vakitlerini ilim, ibadet ve iş olarak taksim etmişlerdi. Vakitlerinin bir kısmını mutlaka ilmi çalışmalara adar ve öğrendikleri ile amel ederlerdi. Sahabe ilme teşvik konusunda da önde idiler. Bildiklerini bilmeyenlerle paylaşır ve bunu bir sorumluluk olarak görürlerdi.
Sahabe tevazu bir hayat yaşamaktaydılar. Kibirden uzaktılar günün belli vakitlerinde tefekkür eder ve hallerini sorgularlardı. Tereddüde düştüklerinde hemen tevbe eder ve hallerini düzeltirlerdi. Gündelik hayatlarında Allah'ın dininden uzaklaşmaz bu hal üzere yaşarlardı.
Allah'ın takvası kale gibidir. Ömer bin Abdülaziz söyle demiştir:
"Bir kişi takva olduğunu nasıl söyleyebilir?” Ebu Derda ise şöyle cevap vermiştir:
Allah'ın takvası kale gibidir. Hem dünyada hem ahrette insanı cefa ve azaptan muhafaza eder. Onlar daime Müslümanların ayıplarını hata ve kusurlarını örterler?
Sahabe kardeşlerinin hatalarını örterler ve hatasını iyileştirilmesi için tebliği yaparlardı. Kardeşlerinin dertlerini kendilerine dert edinir ve onların iyiliği için dua ederlerdi. Günümüzde ne yazık ki kapitalist zihniyet rekabet ve ihtiras gibi iki önemli hastalığı Müslüman toplumlara bulaştırdı. Artık insanlar birbirlerine güvenemiyorlar. Kardeşim diye yaklaştıkları kişilerin husumetine maruz kalıyorlar. Karşısındaki kişiyi kardeş olarak değil rakip olarak gören kişiler insani ilişkilerini bir yarışa çeviriyorlar.
HZ. EBUBEKİR ® Halife olduğu zaman o mahalleden bir genç kız: "Artık bizim koyunlarımızı hayvanlarımızı sağmazsın" dedi. Bunun üzerine Hz. Ebubekir cevap olarak: "Hayır, hayatımla yemin ederim, onları sizin için sağacağım ve umarım ki, yüklenmiş olduğum vazife daha önceki iyi ahlâklarımı değiştirmeyecektir" dedi. Eskisi gibi mahallenin koyunlarını sağmaya devam etti. Hatta bazen: "Kızım, nasıl sağmamı istersin? Köpüklü mü sağayım, köpüksüz mü?" diye sorar, kız da "nasıl istediğini ona söylerdi. Hz. Ebubekir de istenilen şekilde sağardı.
Nihayetinde bun satırlara sığayacak kadar güzel ahlak ve şahsiyet örneği ortaya koymuş bir nesil olan sahabelerin yaşam tarzı yaşadığımız çağın insan varlığını aşındıran, milli kimliğimizi tehdit eden yaklaşımlarına karşı sığınabileceğimiz en sağlam kale olsa gerektir.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK