DOLAR
43,45
EURO
51,25
STERLİN
59,29
GRAM
7.110,17
ÇEYREK
11.678,01
YARIM ALTIN
23.231,98
CUMHURİYET ALTINI
46.317,87
Cengiz ACAR
Cengiz ACAR
cacar@yenikonya.com.tr
25 Ocak 2026 Pazar günü yayınlandı

SAVAŞIN BARONLARI

 

 

ABD Başkanı Trump dünyada devam etmekte olan savaşları bitirme iddiası ile oy topladı ve başkan seçildi. Ancak ne var ki onun başkanlığı ile birlikte yaşadığımız dünya her zamankinden çok daha fazla savaşa ve gerilime tanık olmaya başladı.  Acaba gerçekten ABD başkanlarının yaşadığımız dünyaya barış getirmek, savaşları durdurabilmek gibi bir güçleri veya niyetleri var mıdır sizce. Dünyada insan kanı ve gözyaşı üzerinden inşa edilmiş vahşi kazanç sistemi var. Savaşlardan kazanç elde eden, insan kanından beslenen, kaos ve krizleri kazanç kapısı olarak gören şeytani bir anlayış… Nihayetinde günümüz dünyasının büyük küresel güç merkezleri yaşadığımız dünyada çıkarttıkları iki büyük dünya savaşı sonrasında günümüz konumlarına eriştiler. Hatta en son Covit – 19 olarak adlandırılan küresel salgın sonrasında dünyanın en zengin on büyük sermayesi varlıklarını 700 Milyar dolardan 1.5 trilyon dolara yükselterek varlıklarını ikiye katladılar. Günümüzde savaş ekonomisini yöneten beş şirket dikkatleri üzerinde topluyor. Onlar için kimin kazanıp kimin kaybettiği önemli değil. Kimlerin öldüğünün de bir önemi yok. Önemli olan silahların patlaması... Peki, kim bu adamlar?

 

ABD Afganistan'da tam 20 yıl kaldı. Net bir zafer elde edemedi. Ancak 176.000'den fazla insan hayatını kaybetti. Amerika 2021'de geri çekildi. Kazanan silah tüccarları oldu. ABD 1965'te Vietnam'a savaş açtı. Çatışmalar 20 yıl sürdü. On binlerce Amerikan askeri milyonlarca Vietnamlı hayatını kaybetti ve sonunda Amerika 1973'te yenilgiyi kabul edip geri çekildi. Yani işgal edilen ülke insanları kanlı bir soykırıma uğradı, işgal girişiminde bulunan ülke ise savaşı kaybetti. Kazanansa yine silah tüccarlarıydı. Örnekleri çoğaltmak mümkün... Amerika dünyanın birçok yerinde kan döktü ve dökmeye devam ediyor. Askeri endüstriyel kompleks Amerika'nın dış politikasını belirlemede başrol oyuncusu. 2023'te ABD savunma şirketleri neredeyse 1 trilyon dolar satış yaptı.

 

ABD, İsrail ya da Ukrayna gibi ülkelere askeri yardım kararı aldığında bu paranın büyük kısmı aslında Amerikan silah şirketlerine akıyor. İhaleye giren silah firmaları yaptıkları üretim karşılığında belirlenen yardım bütçesinden gerekli payını alıyor. Bu parayla yeni silahlar üretiliyor. Bazen de ABD'nin gönderdiği silahların yerine yenileri eklenerek depolarda günü geçmekte olan mühimmatlar yenilenmiş ve paraya dönüştürülmüş oluyor. Yani yardım denilen şey gerçekte savunma şirketleri için garantili bir gelir kapısı. Bu durum savaşları daha da körüklüyor.

 

Mesela Ukrayna - Rusya savaşı ve Filistin katliamında Raytheon Company, Lockheed Martin, Boeing gibi şirketlerin hisseleri fırladı. Tüm bu şirketlerin 2023 ve 2024'te karları olağanüstü şekilde arttı. Rusya Ukrayna Savaşı'nın başlamasının hemen ardından General Dynamics'in hisseleri % 34 yükseldi. 7 Ekim 2023'ten bu yana ise Locket Martin'in hisseleri % 54'ten fazla arttı. Elbette başka silah şirketleri de kardan paylarını aldılar. Bu şirketler savaşlar sayesinde sadece inanılmaz servetlere sahip olmuyorlar. Aynı zamanda dünyayı şekillendirecek kadar güçleniyorlar da.

 

Bugün 5 Amerikan şirketi tüm küresel savunma sanayine hâkim durumda. ABD yeryüzünün silah tedarikçisidir desek yanlış olmaz. Çünkü dünyadaki silahların neredeyse % 50'sini onlar sağlıyor. Bu şu demek, ABD dünyada çıkan savaşlar sayesinde müthiş karlar elde ediyor. Örneğin 1990'larda ABD savunma şirketleri NATO'nun genişlemesi için yoğun lobi yaptı. Amaç sadece güvenlik değildi. Birliğe katılan yeni ülkeler ordularını modernize etmek zorunda kalacak. Bu da Amerikan silahlarına yeni pazarlar açacaktı. Gerçekten de öyle oldu. Bugün NATO ülkelerinin kullandığı silahların yaklaşık üçte ikisini ABD sağlıyor.

 

Savaşların damga vurduğu 2024'te ABD'nin silah satışları % 29 artarak 319 milyar dolara çıktı ve tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. ABD ordusu Mısır, İsrail, Ukrayna ve Uganda gibi ülkelere milyarlarca dolar askeri yardım veriyor. Bunu yaparken de elbette bir şart koyuyorlar. Yardımları kabul eden ülkeler ABD silahlarını satın almaya mecbur bırakılıyor. İşte bu yüzden ABD'nin askeri yardım adı altında İsrail'e gönderdiği milyonlarca dolar aslında tek bir yere gidiyor Amerikan silah şirketlerinin kasasına.

 

Günümüzün gelişmiş savunma sanayi silahları karşısında bir ülkenin savaştan kazanarak çıkması imkânsız gibi. Savaşların galibi yok. Sadece kasalarını dolduran şirketler var. Görünen o ki savaş cepheleri şehirlerde ve meydanlarda değil, Wall Street'in gökdelenlerinde açılıyor ve orada kaybedenler sadece masumlar.  


Yazarın Diğer Yazıları