Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Dostlar geride bırakmış olduğumuz pandemi süreci modern tıp anlayışına karşı zaten zayıflamış olan güven duygularımızı neredeyse tamamen yerle bir etti desek her halde yalan olmaz. Bugün ne acıdır ki tamamen teknolojiye bağlı olarak işleyen bu sektör adeta büyük emperyal güçlerin en büyük kazanç merkezlerinden birisi haline gelmeye başladı. Biz olayın bu yönüne dikkatleri çekmeye çalıştığımız süreçte işin içerisine insanların gıda, beslenme ve sağlık konularında kendince gizli ajandalar oluşturan küreselciler devreye girdi. Tüm hengâmenin ortasında artık insanlar neye ve kime ve nasıl inanacağını şaşırdı.
Pandemi sürecinde her gün ekranlarda boy gösteren bilim kurulu üyeleri neredeyse artık ev hayatımızın günlük vaz geçilmez elemanları haline gelmişti. O günlerde çokbilmiş tavırlarla toplumu adeta akla ziyan uygulamalara mahkûm eden açıklamalar yapanlar bugün ortalıkta gözükmüyorlar. Almanya'da Biontec aşısının yan etkilerinden dolayı on binlerce evet abartmıyorum on binlerce insan malulen emekliye ayrılmak zorunda kalırken firman bu insanlar ağır tazminatlar ödemek zorunda kaldı. Ancak ne var ki ülkemizde aşıyı geliştiren doktorla milli kahraman gibi pazarlanırken pandemi sürecinde yapılan aşıların insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair en ufak bir araştırma ve açıklama yapılmadı.
El hâsıl sadece daha çok kazanç ve daha çok saygınlık, statü motivasyonu ile yetiştirdiğimiz genç nüfusumuzun istihdam alanlarından olan tıp alanında daha çok insan i bir yaklaşım yakalamamızın yakın gelecekte zor olduğunun farkındayız.
Tüm bu gelişmeler sizde fark etmişseniz eğer milletimizin son dönemde alternatif, geleneksel ve doğal tıp uygulamalarına olan ilgisini artırdı.
İşte bizde tam bu aşamada artık Batı'dan bize akseden ve tamamen materyalist felsefe üzerinden kendi gelişimini sağlayan, insanlık tarihinin tıp alanındaki tüm kazanımlarına sırtını dönen modern tıp anlayışına karşı geleneksel ve doğal tıp uygulamalarını gündeme taşımaya çalışıyoruz. Modern tıp anlayışı doğmuş olduğu coğrafyanın da etkisiyle insanı tamamen bir nesnel varlık olarak görüyor, tanımlıyor ve bu anlayışa bağlı olarak müdahale ediyor. Yani insanın bir ruh yapısına sahip olduğunu ve bundan dolayı manevi âlemine doğru teşhis ve dokunuşlar yapmadan asla gerçek anlamda bir tedavinin mümkün olamayacağını kabul etmiyor. Bundan dolayı da her gün daha çok manevi âlemi bozulan, duygu ve düşünce dünyası ifsat edilmiş olan insanlarımız pek çok kimyasal bileşenlerden oluşmuş ilaçları avuç avuç tüketerek sağlığına kavuşacağı zannıyla daha çok hastalıklara kapı aralıyor.
Bide buna katkı malzemeli beyaz ekmekler, GDO'su ile oynanmış ürünler, market raflarını dolduran hazır paketli pek çok koruyucu içeren ürünler eklenince insanımızın içine düştüğü çaresizliği tarif etmek imkânsızlaşıyor.
İşte tüm sebeplerden dolayıdır ki bu satırlara gözü ve yüreği dokunan tüm dostlarımdan rica ediyorum. Bir Müslümanın sağlığını koruması onun üzerine farzdır. Çünkü can bize değil onu yaratan Allah'a aittir. Bizler sadece emanetçiyiz. İşte bu nedenle artık Müslümanların Tıbb-I Nebevi ile yani Efendimiz (sav)'in sağlık tavsiyelerine daha çok kulak kabartmaları gerekiyor. Lütfen artık hepimiz evimize bir Tıbb-ı Nebevi kitabı alalım. Orucun, sadakanın ve her türlü ibadetin insan doğası ve fıtratı üzerindeki etkilerine dair daha çok bilinç geliştirelim. Kendimizi hasseten küresel akıl sahiplerince geliştirilmeye çalışılan pandemik süreçlere karşı korumaya yönelik tedbirler almayı ihmal etmeyelim.
Bakın İslam tarihçilerinin anlattığına göre bir dönem Medine'ye Bizans'tan bir doktor geliyor. Aylarca Medine'de kalıyor. Ancak bu süreç içerisinde müdahale edebileceği hiçbir hastalıkla karşılaşmayınca şehri terk etmek zorunda kalıyor.
Demek ki bizler böylesi kadim bir sağlıklı yaşam rehberine sahibiz. Ancak gelişen modern yaşam ve alışkanlıkları pek çok konuda olduğu gibi ne yazık ki sağlık konusunda da bizi cahilleştirmiş durumda. Bugün artık bunun farkındalığını oluşturmak için bir toplumsal seferberliğe ihtiyacımız var.
Rabbim hepimize dünya ve ahiret hayatımız için sağlık, afiyet, iyilik ve hayırlar ihsan etsin.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK