KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Darbeler dediğimiz zaman aklımıza hep Afrika ülkeleri, Orta Doğu gelir. Asla Avrupa ve ABD gelmez. Çünkü bu coğrafyalar zamanında İngiliz emperyalizmi tarafından siyasi yapıları belirlenmiş, sınırları çizilmiş ve yine onların koymuş olduğu ölçüler ve değerler üzerinden ülke yönetimleri şekillendirilmiş coğrafyalardır. Dolayısıyla bu coğrafi bölgeler içerisinde kalan ülkeler küresel emperyal sistem için sorun çıkarmayacak, onların siyesi planlarına payanda olacak şekilde tanzim edilmişlerdir. Yine bu nedenle de bu coğrafyanın içinde bulunan ülkeler kendi planlamalarına uygun hareket edecek zihinsel yapıya sahip yöneticilere emanet edilmişlerdir. İşte çerçevesini çizmiş olduğumuz bu emperyalist anlayışın çizgisinin dışına çıkmaya kalkan, küresel güç odaklarının planlamaları için risk oluşturabilecek siyasi çizgi içerisine giren bu ülkeler yine aynı ülkelerin desteğine sahip dinamik güç unsurları tarafından darbelere maruz bırakılmışlardır. Tüm bu anlattıklarımızdan da anlaşılacağı gibi hiçbir darbe asla dış desteğe sahip olmadan gerçekleştirilemez.
Ülke içerisinde darbeyi gerçekleştirenler o ülkedeki zümre olarak konumlarını korumak adına darbeyi kendilerince gerekli ve meşru olarak tanımlarken yabancı güç odakları da küresel hâkimiyetlerinin devamlılığı açısından darbelere gerekli ve zaruri olarak bakarlar.
Yaşadığımız coğrafyanın jeopolitik önemi de darbeleri bizim için kaçınılmaz hale getirmiştir. Her küresel egemenlik rüyası gören ülke için kontrol edilmesi zaruri olarak algılanan Doğu Akdeniz coğrafyası bu bölgenin egemen devlet yapılarının bağımsız iradesine bırakılamayacak kadar önemli olduğu kabul edilmiştir. Bu da darbeleri yine kaçınılmaz kılmıştır.
Anadolu coğrafyası öylesine önemli bir konuma sahiptir ki bu coğrafi alan içerisinde konuşlanmış bir milletin asla zayıf olmak gibi bir hakkı yoktur. Bu coğrafyada zayıf düştüğünüz anda tüm dünyanın belalıları başınıza toplanır. Ancak bu coğrafyada güçlü olmaya başlarsanız artık siz de bir küresel aktör durumuna dönüşüyorsunuz demektir.
Hâlbuki bu topraklarda İslam sayesinde 950 yıldır dünyanın her türlü belasına, derdine, saldırılarına göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış, yaşadığı toprakları eski bir Bizans – Hıristiyan ülkesiyken Türk – İslam yurduna dönüştürmüş, son aşamada Osmanlının son yüz yılında dünyanın tüm emperyal güçlerine karşı kanıyla, canıyla bedel ödeyerek ayakta kalmayı başarmış olan bu aziz milletin tüm evlatları bu ülkenin en büyük kurucu ve inşa edici gücü olduğu gerçeği göz ardı edilmek istenmişti. M. Kemal'in de ifade ettiği o Çanakkale Savaşlarında bilenlerin Kur'an okuyarak, bilmeyenlerin tekbir ve şehadet getirerek düşmanın üzerine yürüdüğü o yüksek ruh bu devletin ve milletin en büyük varlık gerekçesidir.
27 Mayıs 1960 Darbesinin Zulmüne Örnekler
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
FATMA NUR ÖĞRETMENİM ÖZÜR DİLERİM. SUÇ BENİM.
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER