Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Darbeler dediğimiz zaman aklımıza hep Afrika ülkeleri, Orta Doğu gelir. Asla Avrupa ve ABD gelmez. Çünkü bu coğrafyalar zamanında İngiliz emperyalizmi tarafından siyasi yapıları belirlenmiş, sınırları çizilmiş ve yine onların koymuş olduğu ölçüler ve değerler üzerinden ülke yönetimleri şekillendirilmiş coğrafyalardır. Dolayısıyla bu coğrafi bölgeler içerisinde kalan ülkeler küresel emperyal sistem için sorun çıkarmayacak, onların siyesi planlarına payanda olacak şekilde tanzim edilmişlerdir. Yine bu nedenle de bu coğrafyanın içinde bulunan ülkeler kendi planlamalarına uygun hareket edecek zihinsel yapıya sahip yöneticilere emanet edilmişlerdir. İşte çerçevesini çizmiş olduğumuz bu emperyalist anlayışın çizgisinin dışına çıkmaya kalkan, küresel güç odaklarının planlamaları için risk oluşturabilecek siyasi çizgi içerisine giren bu ülkeler yine aynı ülkelerin desteğine sahip dinamik güç unsurları tarafından darbelere maruz bırakılmışlardır. Tüm bu anlattıklarımızdan da anlaşılacağı gibi hiçbir darbe asla dış desteğe sahip olmadan gerçekleştirilemez.
Ülke içerisinde darbeyi gerçekleştirenler o ülkedeki zümre olarak konumlarını korumak adına darbeyi kendilerince gerekli ve meşru olarak tanımlarken yabancı güç odakları da küresel hâkimiyetlerinin devamlılığı açısından darbelere gerekli ve zaruri olarak bakarlar.
Yaşadığımız coğrafyanın jeopolitik önemi de darbeleri bizim için kaçınılmaz hale getirmiştir. Her küresel egemenlik rüyası gören ülke için kontrol edilmesi zaruri olarak algılanan Doğu Akdeniz coğrafyası bu bölgenin egemen devlet yapılarının bağımsız iradesine bırakılamayacak kadar önemli olduğu kabul edilmiştir. Bu da darbeleri yine kaçınılmaz kılmıştır.
Anadolu coğrafyası öylesine önemli bir konuma sahiptir ki bu coğrafi alan içerisinde konuşlanmış bir milletin asla zayıf olmak gibi bir hakkı yoktur. Bu coğrafyada zayıf düştüğünüz anda tüm dünyanın belalıları başınıza toplanır. Ancak bu coğrafyada güçlü olmaya başlarsanız artık siz de bir küresel aktör durumuna dönüşüyorsunuz demektir.
Hâlbuki bu topraklarda İslam sayesinde 950 yıldır dünyanın her türlü belasına, derdine, saldırılarına göğüs gererek ayakta kalmayı başarmış, yaşadığı toprakları eski bir Bizans – Hıristiyan ülkesiyken Türk – İslam yurduna dönüştürmüş, son aşamada Osmanlının son yüz yılında dünyanın tüm emperyal güçlerine karşı kanıyla, canıyla bedel ödeyerek ayakta kalmayı başarmış olan bu aziz milletin tüm evlatları bu ülkenin en büyük kurucu ve inşa edici gücü olduğu gerçeği göz ardı edilmek istenmişti. M. Kemal'in de ifade ettiği o Çanakkale Savaşlarında bilenlerin Kur'an okuyarak, bilmeyenlerin tekbir ve şehadet getirerek düşmanın üzerine yürüdüğü o yüksek ruh bu devletin ve milletin en büyük varlık gerekçesidir.
27 Mayıs 1960 Darbesinin Zulmüne Örnekler
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK