Eski Konyaspor ruhu, bu
28 Şubat krizini komprador sermaye tezgâhladı
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
BESLENME ÇANTASI
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
Hz. Yusuf Kıssası ve Epstein Cemaati
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
“Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?”
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Aydınlar Ocağı Salı Sohbetlerinde Ud Virtüözü Cinuçen Tanrıkorur, vefatının 22. yılında, Hâfız Ali İnan ve Mûsıkîşinas Enver Etik tarafından yâd edildi.
Hâfız Ali İnan, Cinuçen Tanrıkorur ile ilgili hatıralarını şöyle dile getirdi:
"Onun talebeleri olarak çeşitli zamanlarda ve farklı mekânlarda onu eserleriyle, fikirleriyle anmaya çalıştık. Konya'da bir tabir vardır. Bir kişinin yiyecek ekmeği, içecek suyu, alacak nefesi tükendiyse; artık o kişinin miadı dolmuş demektir. Sevgili Cuniçen hocamız, takvimlerin 28 Haziran 2000'i gösterdiğinde ve saatler 19.40'da bir Çarşamba günü Hakk'a yürümüştür. Şu anda Cenab-ı Hakk ile arasında sırlanmıştır
Ud Virtüözü Cinuçen Tanrıkorur 1985-88 yılları arasında Konya Selçuk Üniversitesi'nin Müzik Bölümünü kurarak mûsıkî dersleri verdi. Bestekâr Tanrıkorur'un 1966'da bestelediği Tarla Dönüşü eserini Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuvarı'nda Dr. Öğretim Görevlisi ve udî Mithat Çömlekçi ile birlikte seslendirdi.
Üstâd Cinuçen Tanrıkorur'un, güftesi Güngör Fahri Tüzün'e ait "Ettiğin cevri bile kendime nîmet bilirim” adlı hüzzam bir eser ile hocasının bestelediği bayâti arâban peşrevini ney üfleyerek sunuldu.
Ettiğin cevri bile kendime nîmet bilirim
Küsemem bahtıma ben sevmeyi kısmet bilirim
Eremem vâslına lâkin erebilsem de yine
Doyamam vûslatına kendimi hasret bilirim
Ali İnan ve Enver Etik, Güftesi Feyzi Halıcı'ya, bestesi Cinüçen Tanrıkorur'a ait "Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim” şarkısını seslendirdiler. Şiir şu şekilde;
Şavkıması sana doğru yolların
Sana doğru denizlerin çağrısı
Çırıl çırıl ötelerde bir güzel
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim
Çıkmaz sokaklarda bu minyatür kim
Bu göğüs kim, ya bu gözler, bu saçlar
Uzak bir özlemde ayak sesleri
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim
Bu yıldızlar doğan günü çağrışır
Bu gündüzler gözlerini çağrışır
Ya kimlere verdin avuçlarını
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim
Vurdum tellerine seni sazımın
Sende anahtarı alın yazımın
Yağmur, yağmur serpil yalnızlığıma
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim
Cinuçen Tanrıkorur'la 6 Mart 1985'te eski rektörlük binasında yapılan müzik sınavında tanıştıklarını ve hocanın korosuna katıldığını ifade eden İnan, böbrek nakli dolayısıyla 1989'da Konya'dan ayrılarak Amerika'ya giden Cinuçen Tanrıkorur 1991'de Türkiye'ye döndü, 1995'ten itibaren de tekrar görüşmeye başladık. Cinuçen Hocamla olan münasebetimiz ölüm tarihi olan 2000 yılına kadar çeşitli şekillerde, baba-oğul ilişkisi içerisinde devam etti.”
Mûsıkîşinas Mustafa Enver Etik de, konuşmasında Cinuçen hocayla nasıl tanıştığını şu sözlerle anlattı:
"Cinuçen hoca, Konya'ya "Tamamen Batı mûsıkîsi ağırlıklı olan eğitimin yüzde 50 Türk mûsıkîsi, yüzde 50 Batı mûsıkîsi olması için özel olarak davet edilmişti. Kendisine has prensipleri vardı. Çok titiz bir insandı. Bu prensiplerin kabul edileceğine pek inanmadığı için gelmek istemedi. Rektör Halil Cin, "siz ne teklifte bulunursanız onu kabul edeceğim” demesi üzerine geldi. Kendisiyle müzik bölümünde tanıştım. Ben keman çalıyorum. Ayrıca edebiyat derslerine giriyorum dedim. Bana kimlerden hoşlandığımı sordu. Ben de;
Sadettin Kaynak, benim için Türk mûsıkîsinin yetişmiş en büyük bestekârlarından birisidir, dedim. Cinuçen hoca tam bir Türk mûsıkîsi milliyetçisi idi. Bir örnek vermek gerekirse; mûsıkî bölümüne öğrenci alınacaktı. O kadar müzik hocası varken juri olarak yanına beni aldı. Öğrencileri ikimiz seçecektik. Bu arada Rektör Halil Cin bize bir liste göndermiş. Şu şu öğrenciler alınacak diye. Çok irade sahibi bir insan olan Cinuçen hoca, listeyi getiren kapıcıyı öyle bir azarladı ki, ”Eğer bunlar alınacak idi ise, biz burada niye böyle bir imtihan yapıyoruz” dedi ve listeyi geri gönderdi.” (02 TEMMUZ 2022)
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
BİR CUMA OLAYI VE OKULLARDA RAMAZAN ETKİNLİKLERİNİN ÖNEMİ
ARINMA ZAMANI
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR