Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Aile Bakanlığı denilince akıllara sadece kadını koruyup gözeten bakanlık gelirdi önceleri.
Aslında bu şekilde düşünülmesi de normaldi.
Bizim kadim kültürümüzde ailenin köşe taşı kadındır.
Kadın aileyi çekip çevirir.
Çocukları kadın yetiştirir.
Üstad Nuri Pakdil ne diyor?
"Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar.”
Kadına atfedilen değer önemlidir. Bu ayırımcılık değildir.
Erkeği değil kadını öncelemek de değildir.
Bizim kültürümüzde kadın erkeğin yükünü hafifleten, erkeğe yük olmayandır.
Ama bu son yıllarda farklı bir yere evrilmişti maalesef.
Malum olduğu üzere bu yıl Aile Yılı ilan edildi.
Başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere tüm kurumlar Aile Yılı çerçevesinde etkinlikler düzenlemekte, kurumlarda aileyi önceleyen konular ele alınmakta.
Son günlerde çokça dile getirilen doğurganlığın azlığı, yaşlı nüfusun artması gibi önemli sorunlarımız var.
Bu sorunun yanında pek fazla dillendirilmeyen bir başka sorunumuz daha var aslında.
Aile ve evlilik danışmanları, kişisel gelişimciler, psikologlar falan…
Diyeceksiniz ki bunlar ne gibi sorun olabilir?
Bir çift düşünün, geçinemiyor, kendi aralarında sorunlarını halledememiş ve bunlardan birisinin kapısını çalmış…
Bunların kahır ekseriyeti bu çiftlerin sorununu çözmeyi bir kenara bırakın açıkça bunları boşanmaya ikna ediyor.
Çiftler de "Her yolu denedik bak olmadı.” diyerek vicdanlarını susturup çocuklarını yetim ve öksüz bırakıveriyorlar.
Bu insanlar zaten boşanmamak için danışmana gidiyorlar.
Danışma merkezleri boşanmaya ikna etme merkezi değil ki?
Aksini iddia eden, "Ben birçok çiftin boşanmasına engel oldum.” diyenler olacaktır. Eyvallah başımız üstüne.
Ama çoğunluk öyle değil maalesef.
Aile Bakanlığının bu danışmanlık merkezlerine çeki düzen vermesi şart.
Bunlardan veri toplaması, toplanan verilerin iyi analiz edilmesi gerekiyor.
Hatta bir danışmana yılda kaç çift gelmiş ve kaç tanesi yuvasını kurtarmış, kaç tanesi ayrılmış?
Yuvayı kurtaran danışmanların yol ve yöntemlerinin danışman yetiştirilirken dikkate alınması da önem arz etmektedir.
Aile Bakanlığı ayrıca millî ve manevi değerlerimizi önceleyen danışman yetiştirmeli.
Seküler bakış açısıyla yapılan danışmanlık hizmetlerinin sonuçları oldukça kötü maalesef.
Dikkat ederseniz danışmanların yaygın olduğu kıyı kesimlerde boşanma oranları daha fazla ve bu oran son yıllarda iç kesimlerde de artmakta.
"Bilinçlenen insan tabi ki boşanır.” mantığı ile hareket etmek işi daha da zora sokuyor.
Aile Bakanlığından milletçe beklentimiz Aile Yılını fırsat bilip insanlarımızı ve danışmanları bilinçlendirip onlara şu şekilde seslenmeleri:
Bilinçlenen insan yuvasına sahip çıkar, çocuklarını öksüz bırakmaz!
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili