KÜLTÜRDE KONYA FARKI
Şehvet-i Kelam ve Kalem İçin Susturucu: Kabak
SAVAŞIN BARONLARI
Devlet İnşaat firmalarının Ellerindeki Boş konutları Satın Alarak Kiralık Kamu Konutlarına Dönüştürebilir
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
İNSANLARI ŞİRKTEN KURTARAN DİN, MÜSLÜMANI ŞİRKLE SUÇLAYAN ZİHNİYET NEREDEN NEREYE GELDİK
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
Sanat linç içindir
Eleştirmiyorum Gördüğüm Ürünü Anlatıyorum
Eyüpspor rüyasında görse inanmazdı
YOLUN SONU
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Son aylarda yaklaşık bir yıldır özellikle muhafazakâr basında ciddi ayrışmalar görünüyor.
Önceleri birkaç soyut göndermeler yapılır, taraflar sükûnet ve suhulet içinde anlaşır ya da anlaştırılır kavga büyümeden söndürülürdü yangın.
Şimdi artık öyle değil. Herkes kılıcını çekmiş önüne kim gelirse saldırıyor.
Kaybedenler, daha ne kaybedeceğiz? Cesaretiyle, kazananlar da, zaten kazanmışız, kaybedenin, altta kalanın canı çıksın cesaretiyle saldırıyor birbirine…
Kaybeden ya da kazanan derken, siyasi anlamda değil…
Ne tarafta konuşlanırsa konuşlansın, kamuoyu önünde kaybeden ya da kazanandan söz ediyorum.
İçinden geçtiğimiz, moda deyimle, birlik ve beraberliğe en fazla muhtaç olduğumuz şu günlerde, gözümüzde büyüttüğümüz, bize kavga anında sükûnet öğütleyen abilerimiz, almış sazı eline, önüne gelene saydırıyor.
Taraf da bulmuyor değil.
Ne yani, liderler eleştiriden muaf mı tutulacak? Onların her yaptığı doğru mu? Onlar lâyüs'el mi? Falan diyorlar…
Bizim eleştiriye, doğru yol gösterene itirazımız elbette olmaz, olamaz.
Bizim derdimiz başka…
Ülkem dört bir yandan kuşatılmış, içerideki hainler dışarıdakilerden daha feci.
Kimin elinde hançer var belli değil, ne zaman sırtımıza saplayacaklar bilinmiyor. Ortalık fitne fesat kaynıyor.
3. Dünya savaşı gayri resmi bir şekilde başlamış durumda…
Mahalle yanarken saçını tarayanların yaptığı gibi, dalgalarla boğuşan geminin güvertesinde insanlar birbirlerine diş biliyor.
Kaptana yol göstereni ara ki bulasın…
Bizim derviş kılıklı abilerimiz Pensilvanya ayısının söylemleriyle ortalığı karıştırma, suyu bulandırma, gemiyi batırma derdinde…
Yazılarına da bakınca, öyle içten, öyle şefkatli, öyle vahiy diliyle konuşuyorlar ki bunlar…
Aklımıza mızrağın ucuna Kur'an'dan ayet takıp savaşanlar geliyor…
İşin en kötüsü de, dostlarla mücadele etmekten düşmanla cenk etmeye vakit bulamıyoruz…
Kusura bakmayın efendiler!
Toptan Allah'ın ipine sarılıp Türkiye etrafında bir olacaksak olalım yoksa zihnimizde bozguncu olarak kalacaksınız…
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor