YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
İMAMOĞLU Silivri Palasta ÖZEL Ayağında Pranga İle Nereye Koşuyor
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Yeni Konya Gazetesi 77 yıldır ülkemizin ekonomik gelişimine şahitlik ediyor
YARGININ MUTLAK BUTLAN KARARI İLE CHP’NİN 80 YILLIK SÜREDE Batı’nın ÜZERİNE GİYDİRDİĞİ VESAYET ZIRHI ve ZİHNİYETİ PARÇALANIYOR
Hadiselerin ve Zamanın Ötesinde Bir İlim Ocağı: Hâdimî Kütüphanesi ve Yazma Eserlerin İzinde
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
İki Ayetle İman ve Salih Amel
2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Rabbimiz Kur'an'da:
"Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” buyurur. Hz. Peygamber efendimiz de:
-"Beni Hud suresindeki: "Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ayeti yaşlandırdı” der.
Hz. Ömer (RA); "Bugün Allah için ne yaptın?” diye kendine sorar, nefis muhasebesi, nefis murakabesi yapar. Yani bir çeşit otokontrol. Bu aynı zamanda; "nefsini bilen rabbini bilir” sözüyle eşdeğerdedir. Hepimizin yapması gereken bir durum değil mi?
Bu söze bugün ne kadar da ihtiyacımız var. Topyekun hepimiz, tüylerimizi diken diken eden, bizi titreten, titretmesi gereken bu ilkeye susamışız.
Hani sık sık duyarız ya: "Ey Türk titre ve kendine dön” denir. Bunu: "Ey insanoğlu, titre ve kendine gel, ne yapıyorsun? Nereye gidiyorsun? Bu gidişatın gidişat değil…” demekle aynı.
İnsanı hizaya getiren, adam eden ilkeler bütünüdür Kur'an. Kur'an'a sarıldığımız, onu rehber edindiğimiz ve hayatımıza uyguladığımız vakit, yeryüzünde sevginin, kardeşliğin, dostluğun, barışın, huzurun hakim olduğunu görürüz. Eğer bugün dünyada kardeş kardeşi yiyorsa, savaşlar ülkeleri ve insanları perişan duruma sokuyorsa… bilelim ki Kur'an ilkeleri göz önünde tutulmuyor, üç beş Kur'an'sız çakalın dünyayı ateşe atmasının sonucudur.
Yaşadığımız süre içinde, hayat ticaretinde, ömür sermayemizin boşa gitmemesi, ilahi kazancın iflasla sonuçlanmaması, hayat dükkânından tası tarağı toplayıp gitmememiz için her an aklımızı kullanmak, kendimizi hesaba çekmek mecburiyetindeyiz. Bunun için: "hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin”, bir başka şekilde: "Ölmeden önce ölünüz” demektir.
Bu ifadede; sorumluluk içinde olmak, elini taşın altına sokmak, senin derdin, benim derdim demek…gibi güzellikler yatmaktadır. "ben kazanayım da, sen yaparsan yap”, "Senin durumun beni ilgilendirmez”, "Altta kalanın canı çıksın”…şeklinde düşünceler mankurtlaşmadan ileri gelir. Sorumsuz olan kişilerde sorun vardır. Eğer bir toplum içindeysek-ki toplumdan ayrı olmak mümkün değil- o zaman toplumun menfaatine uygun hareket etmek, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz, nimetlerinden yararlandığımız toplumun aleyhine tavır sergilemek, o toplumun ilerlemesi, kalkınması, her şeyiyle büyümesi için elimizi değil gövdemizi taşın altına koymak gerekir. Zor zamanlarında yanında olmak, ona destek vermek her toplum bireyinin vazgeçemediği, vazgeçemeyeceği bir durumdur.
Kendi ülkesinde kazanıp, ülkesinin aleyhine çalışmak, ülkesinin kalkınmaması için ayak oyunları oynamak kadar büyük ihanet olabilir mi? o zaman böyle insanlara sormazlar mı:
-"Ne yaptın şimdiye kadar Allah için?” diye. Şunu aklımızdan çıkarmayalım; gerçek Müslümanda ihanet olmaz. Kur'an'ın emirlerini, Peygamberin tavsiyelerini kendisine rehber edinenler ülkesine hizmetten zevk alır. Bunlar bilirler ki; "Vatan sevgisi imandandır.”
Ne Yapacaksın?
Dillerin lal olsa konuşamasan,
Canan zeval bulsa kavuşamasan,
Dostlar bir hal olsa buluşamasan,
Sevgisiz dünyada ne yapacaksın?
Şu güzel gözlerin görmeyiverse,
Kulakların da hiç duymayıverse,
Elin ayakların tutmayıverse,
Kütük gibi olsan ne yapacaksın?
Güneş ışığını söndürüverse,
Mehtabı tersine döndürüverse,
Dağı tandır gibi yandırıverse,
Nere gideceksin ne yapacaksın?
Dağlar yürütülse deniz kaynasa,
Yıldızlar dökülse yerler oynasa,
Düzen bozulup da bir şey koymasa
İnanmadan başka ne yapacaksın?
Can Oldunuz mu?
Bombalar elinde, patladı her gün,
Ateşin altında, hiç öldünüz mü?
Mayının üstünden, atladı her gün,
Savaş korkusunda, can oldunuz mu?
Süperim diyerek, canlar yaktılar,
Anaya babaya, kanca taktılar,
Evini barkını, kanla yıktılar,
Yurdundan sürülen, can oldunuz mu?
Malını mülkünü, terk ettiler de,
Bağı bahçesini, berk ettiler de,
Bütün acıları, zerk ettiler de,
Anadan ayrılan, can oldunuz mu?
Gurbet ellerinde, mülteci kalan,
Yaban yollarında, gariban olan,
Herkesten silleler, küfürle dolan,
Gözü yaşlı düşkün, can oldunuz mu?
Taşı yastık yapmış, uyumak için,
Karnını çöplerden, doyurmak için,
Açlıkla tokluğu, ayırmak için,
Kuru ekmeklerle, can buldunuz mu? (10 MAYIS 2022)
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?