DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Hepimiz cızırtılı plak gibiyiz. Yıllardır aynı şeyleri tekrar ediyoruz ve hiçbir şey anlatamıyoruz kimseye. Kimseye bir şey anlatmanın ne kadar zor olduğunu bir kenara bırakırsak, ağzımızdan çıkanı kulağımız da duymuyor.
Kendimize de bir şeyler anlatamamanın ezikliğini yaşıyor olsak gene iyi. Onu da başaramıyoruz. İşaret parmağımızla karşımızdakilere çeki düzen vermeye çalışıyoruz.
Dilimizden düşmeyen en önemli yalan: “İnsanları seviyoruz.”
Evet, bu koca bir yalan. Sevmiyoruz insanları. Yaradan'dan ötürü de sevmiyoruz. Kimse kimseyi gerçek anlamda sevmiyor.
Seviyormuş gibi yapmanın sevdiğimizi söylediğimiz insanlara ne kadar pahalıya mal olduğunu bilecek basiretimiz de yok kapasitemiz de.
Elimizden gelse bir kaşık suda boğacağız insanları. En yakınımızdaki insanlara ettiğimiz eziyeti, zulmü düşündükçe, bize hiç faydası olamayan, olmayacak olan insanlara neler yapmayız?
Kendimizin doğrularıyla kendimizi sevmek dışında hiçbir eylem gerçekleştirmiyoruz.
Varsa yoksa kendimiz ve kendi doğrularımız.
Nereye kadar sürecek bu hengame?
Herkesi kandırarak nereye varacağız?
Hangi cennet alır ki bizi koynuna? Hangi liman sığınak olur bize?
Sözüm ona sevgiler, sözüm ona saygılar…
Kendimize duyulmasını istediğimiz saygıyı kaç insana duyuyoruz ki?
İnsanlara yaklaşmak onlardan uzaklaşmak için bir basamak olmuyor mu? Uzaktan sevdiğimiz insanlara ne kadar sahip çıkabiliyoruz yanlarına yaklaştıkça?
Kendimize çeki düzen versek, irdelesek kendimizi, ne işe yaradığımızı ya da yaramadığımızı anlasak, acaba bir başkasının doğrularına ne kadar saygısızlık edebiliriz ki?
Yalan değil, oynuyoruz herkesle. Göz ucuyla seviyoruz insanları, bıyık altından seviyoruz.
Kandırıyoruz işte. En başta kendimizi kandırıyoruz ve işin en tuhaf tarafı kandırmadığımızı iddia ediyoruz.
Karşımızdaki herkesi saf yerine koyuyoruz, nasılsa anlamazlar, nasılsa hissedemezler diyerek sıralıyoruz yalanları alabildiğine.
Çekilip bir köşeye sonra, neden dünya bu halde, neden barış yok, neden insanlar birbirlerini yiyor diye, hariçten gazel okuyoruz.
Başkalarını düzeltmeyi, başkalarının hayatına müdahale etmeyi, onlara doğru yolu göstermeyi düstur edinerek, doğru yolu bildiğimiz halde, kendimizi bunlardan muaf tutarak ilerledikçe, dünyada savaşlar da bitmeyecek, kargaşa da bitmeyecek, açlık ve sefalet de bitmeyecek.
Vicdanımız sızlıyor, biliyoruz belki, farkındayız kendimizin bir işe yaramadığının… Kalkıp ayağa silkinmek de işimize gelmiyor, yattığımız yerden ahkam kesiyoruz.
Özveri gerektirmese, öğüt versek sadece, elimizde keser yontsak insanları ne güzel olurdu.
Güzel olur muydu sahi? Çaba gerektirmeyen eylemlerle çay bile içilmezken?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?