DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
Sağlık turizmi katma değeri yüksek bir sektör haline geldi
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
YARIŞ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Diriyken dine küfredenler, dindarları aşağılayanlar, ölürken ve cenazeleri kaldırılırken dinden ve dindarlardan medet umarlar.
Bu çelişkiyi kendilerine sorsan asla kabul etmezler.
Böyle bir çelişkinin sonucunda, cenaze levazımatçısı yetiştirmek için İmam Hatip Liselerini (İHL) açtılar.
Bu okullarda yetişen insanlar, laikliğe aykırı tek kelime etmeden-ki laiklik bu ülkede tanımı yapılmamış, rahatça din düşmanlığı yapılsın diye literatüre sokulmuş bir kavram olarak kalmıştır- resmi görüşün borazanı olsun, halk kendi içinde yeni arayışlara girmeden kontrol altında tutulsun diye, maaşlı imamlar yetiştirmek istediler.
“Hakkınızda şer gibi görünen şeylerde hayır, hayır gibi görünen şeylerde ise şer vardır” ilahi buyruğu yerli yerince dururken, mühür bizde Süleyman da biziz düşüncesiyle, her şeyi kendi çizdikleri istikamette olacak varsayımıyla hareket edip yanıldılar.
İHL'ler bu ülkenin çimentosu oldu.
Bu okullarda yetişen insanlar, vatansever birer nefer oldular. Dinlerine sahip çıktılar. Önce, ahlak ve maneviyat diyerek, halkımızı soyup soğana çevirenlere karşı direndiler, dik durdular.
Laikliği, Kemalizm'i, çağdaşlığı, batılılaşmayı öne sürerek dindar insanlara yapılan eziyetlerin ayyuka çıktığı dönemlerde, yavaş ve sağlam adımlarla çalışıp, en iyi okullarda okumaya başardılar. Kimisi avukat, doktor, mühendis, hâkim, savcı, öğretmen; kimisi, iş adamı, milletvekili, bürokrat oldu.
Baktılar iş çığırından çıkıyor. Baktılar rant kapıları kapanacak, baktılar rahatça ülkeyi soyamayacaklar, hemen bahaneler üretmeye koyulup bu okulların önünü kesmeye giriştiler.
Olanları biliyorsunuz.
Söylendiği ispat edilmemiş bir “arka bahçe” lafından tutun da, İHL'lerin asıl görevi cenaze yıkamaktı, bunlar başımıza yönetici olmaya yelteniyorlar, tez önü kesile denildi.
Kestiler de…
Yarım saatte sadece, “siyasi hayatıma mal olsa da ben bu okulları kapatacağım” diyen siyasetçilerin, kudretli generallerin, iş yerlerinin kapısına, neredeyse İHL'liler giremez yazacak raddeye gelmiş işadamlarının kadrine uğradılar…
Sadece er olarak askerlik yapmalarına izin verilebildi.
Sonra bunlar da gerçekten, “çok oldu!”
Adamlar haklıydı, gidişatı görebiliyorlardı, görüyorlardı da, sadece burunlarının önünü görüyorlardı, daha ilerisini görebilseler, emin olun ki önlerini kesmek akıllarına bile gelmezdi.
Su birikintisinin bir gün bendini yıkacağını hesap etmeliydiler. Allah bazılarına akıl veriyor ama feraseti eksik ediyor işte.
Şimdi bu ülkeyi İHL'li bir Başbakan yönetiyor.
Bu kazanılmış bir zafer değil ve hiç kimse bu yüzden zafer nidaları atmadı. Bu bir hakkı teslim etmekti.
Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, Ruhban Okulunu açmak için kapalı kapılar ardında pazarlık yapanlar, İHL'ler de açılsın derler korkusuyla Ruhban Okulunun açılmasını istemediler.
Şimdi İmam Hatip Liselerinde çocuklarımızın okuması için hiçbir engel kalmadı. Katsayı zulmü de ortadan kalktığına göre, bir seferberlik başlatılmalı ülkenin dört bir yanında.
Halk bilinçlendirilmeli. Çocuklarını İHL'lere göndermek isteyip de, önü kapalı propagandası yapanlara prim verilmeden çocuklarımızı bu okullara yönlendirmeliyiz.
15 yıldır çekilen eziyet madem son buldu ve bu on beş yıl hanemize kayıp olarak düşüldü.
Herkes üzerine düşen görevi yerine getirmeli, paraysa para, yurtsa yurt, ne gerekiyorsa yapılmalı.
Bazı aileler, okul çok uzak ve bizim imkânımız yok diye hayıflanıyorlar.
O ailelere maddi destek olunmalı, uzaklığı mazeret olarak gösterenlerin mazereti ortadan kaldırılmalı.
Herkes bir öğrenci gönderse, çığ gibi büyür, okullar dolar taşar.
İmam Hatipli olmak isteyenlere destek!
Hemen şimdi!
“Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..”
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?